2 Haziran 2014 Pazartesi

HAKAN YAMAN - Güz Kokulu Günahlar

Hakan Yaman ile daha önce de bahsettiğim Pera Palas ve Doğan Kitap’ın birlikte organize ettiği ‘’Perşembe Buluşmaları’’nda tanıştım... yazar bu söyleşinin Mart ayı konuğu idi ve son çıkan kitabı ‘’Romancı’’nın tanıtımı ile yazarlık serüveninden bahsettiği keyifli bir söyleşi oldu... Yaman’ın yayımlanmış 4 romanı ve Yunus Nadi Roman ödülü var ama ben daha önce hiçbir eserini okumamıştım ve konu edilen son romanı olmasına rağmen yazara imzalatmak ve okumak için 2011 yılında yayımladığı bu kitabı seçtim... 19. yüzyıl İzmir’i cazip geldi açıkçası (ben bu nedenle seçtim ama dönemden çok bahsedilmiyor, ara ara kısa ifadelerle yer alıyor)...

Romanın konusu ana hatlarıyla bakıldığında güzel, bunu yazarak başlayayım ama yine ortada kaldığım kitaplardan oldu bu da...ilk yüz sayfa hiç cazip gelmedi (oysa ki yayınevinin sitesinde çok sürükleyici diye yorumlar okumuştum) sonrası daha iyi devam etti ama sevdim dersem doğru olmayacak...

Hikaye ise şöyle; İzmir’in Levanten ailelerinden bir grup Ege bölgesinde yedi kutsal kilisenin bulunduğu yöreleri ziyaret için uzun, tarihi, dinsel bir geziye çıkıyor... bir yandan bu yolculuğu takip ediyor, diğer yandan da geziyi düzenleyen Alfredo Vitelli ve karısının hayatını öğreniyoruz ki hikayenin orta yerinde bir aldatma/aldatılma karmaşası var... Isabella Vitelli her türlü detayı yazdığı bir günlük tutuyor ve biz bu günlükten evlilik hayatını, duygu dünyasını, beklentilerini, hayal kırıklıklarını velhasıl her şeyi öğreniyoruz...

Yazarın anlatımı akıcı aslında ama gereğinden çok tasvir kullanıyor sanki iyi bir roman detaylı tasvir olmadan yazılamaz gibi bir düşünce hissettim... buna karşılık romanın çoğunu bir kadının ağzından yazıyor ve hakikaten bir kadın yazsa ancak bu kadar başarılı olurdu diye de aklımdan geçti... sonuç olarak ben bu roman ve yazar hakkında kararsız kaldım söyleyebileceğim yegane şey bu...


Yazar:  Hakan Yaman
Sayfa Sayısı : 272
Basım Yılı : 2011
Yayınevi : Doğan Kitap

19. yüzyılda, İzmir’in levanten hayatında iz bırakan bir aşk ve ihanet öyküsü…

Hakan Yaman yeni romanı Güz Kokulu Günahlar’da, okuru 1870’lerin İzmir’ine, bir grup İtalyan kökenli levantenin çıktığı sıra dışı yolculuğa ve bir günlüğün sayfaları arasına götürüyor. Osmanlı ‹mparatorluğu’nun çöküş belirtilerinin çok uzağındaki bu insanların aşk, kıskançlık, ihanet ve intikam duygularıyla dolu serüvenleri, Ege dekorunda geçen bir İtalyan operası gibi etkileyici bir üslup ve muhteşem bir kurguyla anlatılıyor. 

“Tanrım! Arkasından kim bilir neler söylemişlerdi bu rezaleti duyan düşmanları. Sen öyle kurumla dolaş bakalım dünyaları ben yarattım diye Alfredo Vitelli, demişlerdi içlerinden. 
Karını, en yakın dostun... 
Aman Tanrım bu olamaz. 
Rüya bu, kâbus… 
Evet, bir kâbus bu… 
Bu düşünceler beni boğacak. Kaç kişi biliyor acaba bu rezaleti? Kaç kişi?”

Yedi kutsal kilise, üç günahkâr insan ve bir kararsız kurşun…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder