20 Eylül 2014 Cumartesi

RODRIGO REY ROSA - Sağırlar

Bu kitabı değişik ülke yazarlarını okumak istediğim için aldım. Rey Rosa Guatemala’lı bir yazar... bu ülke hakkında pek birşey bilmiyordum ama Latin Amerika ile ilgili olarak çok kitap okuduğum için ülkesinin anlatımı bana tanıdık geldi... Ülkede nüfusun yarısından fazlasını Ladinolar denen Avrupalı (İspanyol) karışımı, geri kalan kesimini ise Guatemala Kızılderilileri (Mayalar) oluşturuyor... Maya Kızılderilileri ile ladinolar arasındaki ilişkiler ile yine burjuvalar ve yerlilerin ilişkileri romanda ana ekseni oluşturuyor... ülkede yaşanan iç savaşın sona ermesinden sonra kaldırılan bazı askeri grupların hala ülkede vatandaşlar üzerinde etkili olması da diğer bir unsur olarak bulunuyor... siyasal ve sosyal alandaki ahlaki çöküntü, yerli halk ve diğerleri arasındaki hukuktan, kültüre, yaşam tarzına dair uçurum da romanın konusu içinde kalıyor...

Bu genel çerçeveden sonra aslında romanda anlatılan, bir kayıp-kaçırılma hikayesi... bir çeşit polisiye olay ama hiçbir şekilde size bir polisiye hikaye okuyormuş gibi gelmiyor... yazar olayları çok dolambaçlı bir yoldan çoğu zaman üstü örtülü bir biçimde anlatıyor, siz kendiniz yerli yerine koyuyorsunuz... bu anlatıma rağmen kitabın ritmi, akıcılığı hiç bozulmuyor, merakla okumaya devam ediyorsunuz... oldukça karmaşık bir anlatımda yazarın merak unsurunu diri tutmasını çok başarılı buldum... araya ülke gerçeklerini yerleştirmesi de çok iyiydi... 

Sonuç olarak ben yazarı başarılı, romanı ilginç buldum, size de öneririm...


Ayrıca arka kapak açıklaması romanı çok iyi aktarır bir biçimde yazılmıştı bu anlamda editörü kutlamak gerek... okuru yanıltan açıklamalardan sonra bu bana çok iyi geldi...



Yazar:  Rodrigo Rey Rosa
Çevirmen: Seda Ersavcı
Sayfa Sayısı : 223
Basım Yılı : 2014
Yayınevi : Sel 


Sağır bir köylü çocuğun ortadan kayboluşuyla zengin bir bankerin kızının kaçırılması arasında nasıl bir bağlantı olabilir? Şiddetin tam kalbinde aşktan ve adaletten söz edilebilir mi? Kaçmak ve kaçırılmak, bilinç ve bilinçsizlik arasındaki sınırlar ne kadar belirsizleşebilir?

Rodrigo Rey Rosa, Latin Amerika edebiyatının o kendine has damarını her anlamda yakalıyor; minimalist ama tansiyonu yüksek, neredeyse her satırında okuru bir kez daha şüpheye düşüren tutkulu bir hikaye anlatıyor. Günümüz Guetamala’sının çürümüş politik ilişkileri kadar, yerli halk ile burjuvalaşan sınıfların keskin ve acımasız sosyal yaşantısını da gözler önüne seriyor.

Eserleri birçok dile çevrilmiş, Guetamala Milli Edebiyat Ödülü ile onurlandırılan ve yazını Paul Bowles’la ilişkilendirilen Rey Rosa, sessizliğin dilini, barbarlığın uygarlığını ustalıkla yansıtıyor.

“Rey Rosa gerçek bir usta, çağımın en iyisi.” 
Roberto Bolaño

4 yorum:

  1. o zaman not alalım , teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. ah yanda ayfer tunç john fowles gördüm. en sevdiklerimden. cumartesi günleri murat gülsoy boğaziçinde yazarlık dersi veriyor :) maşallah iyi bi okursunuz. nazlı eray thomas mann da gördüm. yine benimkilerden :) sezgin kaymazı okuycam onu okumadım :)))) hımmm iyi okursunuz sevindim oleeey :) bana bi rakip çıktı kikiriki :) bi ara beim kitaplara da bakabilirsiniz bi araaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Murat Gülsoy'u pek sevemedim gerçi bir tane okudum ama en azından bir daha okumadan karar vermemeliyim :) sezgin kaymaz'ı kaçırmayın o kesin... okumayı seviyorum ama ben bu kadar çok bu konuda blog olduğunu bilmiyordum çok sevindirici... sizin blogunuza da baktım diye hatırlıyorum (kitap eylemi blogunda görmüştüm) bundan sonra daha sıkı takip ederim...

      Sil
  3. kitap eylemi en eski ve iyi arkadaşlarımdan ki. bugün sahaf festivaline gitmiş. bloguma gelip söyledi. iyi kitap blogçusu arkadaşlarımız var yaa. sizi onlara tanııtırım ki. onları da size. sizi biraz hareketlendireyim ben yaa :)

    YanıtlaSil