Kayıtlar

Nisan, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

RAY BRADBURY - MARS YILLIKLARI

Resim
Bradbury’den daha önce Fahrenheit 451’i okumuş ve çok sevmiştim, bu kitapta yazarın tarzını birebir yansıtıyor... hem bilim kurgu hem de distopya... ayrıca kapaktaki ‘’Biz Dünyalılar, büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda hünerliyizdir.’’ cümlesi fazla bir açıklamaya gerek olmayacak bir şekilde kitabın ana fikrini ortaya koyuyor...
Kitap bir roman gibi görünse de birçok hikayeden oluşuyor (bu aralar üst üste hikayelerin toplamından oluşan kitaplar denk geldi çok fazla tercih etmesem de yazarın dili ve anlatımı çok iyi o yüzden rahatlıkla okudum)... 1999 yılından 2026 yılına kadar olan zaman diliminde Mars’taki Dünyalıların hayatları anlatılıyor...
Bu kitabı uzayı anlatan klasik bilimkurgular gibi düşünmeyin, bir gezegen keşfedip orada bir yaşam inşa etmeye çalışan kişilerin öyküsü değil bu, insanın kendine ve çevresine verdiği zararın daha doğrusu insanın bizatihi kendisinin anlatıldığı, mizansen olarak Mars’ın seçildiği bir konu...hatta Mars’ta da bizimkine benzer bir hayat var ama …

ALBERT CAMUS - YABANCI

Resim
Camus bu kitabı 1942 yılında yazmış olup, ilk ve en çok ses getiren romanıdır... yazarın çok duru ve akıcı bir anlatımı var, hikaye ise kitabın ismi ile birebir örtüşüyor... romanın baş kahramanı Mersault her şeye yabancı bir durumda, sadece yaşıyor (bugünün moda deyimiyle anı yaşıyor)... annesinin ölümünü, kendi yorgunluğundan fazla önemsemiyor, hapse giriyor ne orada olma nedenini ne mahkeme sürecini ne de aldığı cezayı mühim buluyor... sanki her şey onun dışında cereyan ediyor gibi davranıyor ve insan nasılsa her duruma alışıyor diye düşünüyor...
Bu romanda ‘’Camus felsefesi olarak özetlenebilecek  '’hayat hiç bir şey değildir, itina ile yaşayınız.'’ sözüne uygun bir hikaye var. Hayatın bir anlam aramaya çalışmayacak kadar kısa olduğu, nihayetinde bir anlamı olmadığı, anlamı olsa bile olmasının hiç bir şey değiştirmeyeceği, bu yüzden insanın yapabileceği en iyi şeyin hayatını yaşamak olacağı’’ ortaya konuluyor.
Yazar yine bu kitapta dualizm(Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, …

HELENE WECKER - GOLEM VE CİN

Resim
Bu kitabı yayınevinin sitesinde gördüğümde tanıtımı okudum ama alayım diye bir isteğim olmadı. Golemin ne demek olduğunu bilmiyordum cin, peri, melek, şeytan vs. de hiç ilgimi çekmez o nedenle bırakıp geçiyordum ki ilk bölümü okuyun diye bir başlık gördüm (bu çok faydalı bir uygulama ama ne yazık ki çok az yayınevinde/eserde var)... ilk bölümde Golemin ne olduğu (insanlara hizmet etmek için kilden yapılan insan şekli verilmiş ruhu olmayan efsanevi canlı demekmiş) ve yaratılışı çok ilgimi çekince de kitabı okumaya karar verdim... ilginç ve güzel bir kitapmış okuduğuma memnunum...

Konu bir masal şeklinde başlıyor ama sonrasında bildiğimiz insanı/toplumu anlatan bir roman olarak devam ediyor... yazar aslında kendisi ve eşini anlatan bir roman yazmak istiyormuş (yazar yahudi bir amerikalı, eşi ise arap bir amerikalı) ama bir türlü başaramayınca bir arkadaşının önerisi üzerine hikayeyi fantastik bir düzleme oturtup yazmış... bu arada cin bir arap miti, golem de bir yahudi miti dolayısıyla i…

BURHAN SÖNMEZ - Masumlar

Resim
B. Sönmez yeni tanıştığım bir yazar zaten bu romanda ikinci kitabı... türü açısından baktığımda roman mı öykü mü olduğu konusunda karar veremesem de severek okudum... kitabın içinde roman olduğu belirtiliyor ama birçok öykünün biraya getirilmiş hali gibi duruyor... öykü okuyamayan biri olarak ilk başladığımda bu durumdan hoşlanmamıştım ama sonrası iyi gelişti ve hem öykü hem roman okuyorum diye mutlu oldum... benzer tarzda yazılan kitaplara rastlamıştım (örnek K. Hosseini’nin Ve Dağlar Yankılandı) ama onlarda bu anlatım beni rahatsız etmişti  ''Masumlar''da ise öyle hissetmedim... belki farklı iki zamanı anlattığı için, belki öykünün sonunu önce başını daha sonra anlattığı için, belki de nedensiz bilemiyorum...
Yazar hem uzak bir geçmişte (Cumhuriyet'in Kuruluşu veya az daha önceki yıllar) Haymana Ovası’nda köylüleri, hemde yakın bir tarihte Cambridge'de memleketinden uzaktaki sürgünleri içeren öyküler anlatıyor... her ikisindeki ortak özellik ise acı, ölüm, özl…