23 Mart 2015 Pazartesi

EMILE ZOLA - SUÇLUYORUM

‘’Evet! bu utanç verici gösteriyi izliyoruz, borçlar ve suçlar altında ezilmiş kişiler suçsuz ilan ediliyor; buna karşılık, onurun ta kendisi, yaşamı lekesiz bir adam cezalandırılıyor. Bir toplum bu noktaya geldiği zaman, artık çürümeye başlamış demektir. ‘’

‘’(.....) Dreyfus’un suçsuz olduğunu biliyorlar ve bu tüyler ürpertici şeyi kendilerine saklıyorlar. Üstelik bu insanlar uyuyabiliyorlar, eşleri ve çocukları var, onları seviyorlar!’’

‘’Suçladığım insanlara gelince: onları tanımıyorum, hiçbir zaman görmedim, kendilerine ne hıncım var ne kinim. Benim için önemsiz varlıklar, toplumsal kötülük ruhlarından başka bir şey değiller. Burada yerine getirdiğim edimse, gerçeğin ve adaletin patlamasını çabuklaştırmak için başvurduğum devrimsel bir yol yalnızca.’’

‘’Benim tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş olan insanlık adına, ışık tutkusu. Ateşli karşı çıkışım ruhumun çığlığından başka bir şey değil. Beni ağır ceza mahkemesine çıkarmayı göze alsınlar ve soruşturma gün ışığında, apaçık yapılsın. Bekliyorum.’’

Emile Zola bu yazıyı aşağıda detayı verilen Dreyfus Davası ile ilgili olarak 1898 yılında yayımlıyor ve ilgili kişileri ‘’Suçluyorum’’ diyerek itham ediyor ve büyük bir yazar olmanın ötesinde ‘’aydın’’ olmanın sorumluluğunu da yerine getiriyor...

Dreyfus davası son on yılda ülkemizde tezgahlanan davaların birebir aynısı gibi, tek fark yüzyıl sonra bizim başımıza gelmesi!! Mutlaka okuyun...

Yazar:  Emile Zola
Çevirmen: Tahsin Yücel
Sayfa Sayısı : 48
Basım Yılı : 2014 (4. Baskı)
Yayınevi : Can

19. yüzyıl sonları Fransa'sında, Yahudi kökenli bir subayın, Yüzbaşı Alfred Dreyfus'ün haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Davası, yalnızca bir hukuk ve ayrımcılık skandalı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını temellerinden sarsan bir toplum olayıydı. Tam 12 yıl sonra Dreyfus'ün aklanmasıyla sonuçlansa da, Üçüncü Cumhuriyet ve çağdaş Fransa'nın tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dava çevresinde gelişen çalkantıların keskinleştirdiği güçler dağılımı, kilise ve devlet işlerinin ayrılması gibi sarsıcı önlemlerin alınmasına, sağdaki milliyetçiler ile soldaki antimilitaristler arasında uzun sürecek bir bölünmenin doğmasına yol açtı.

Büyük romancı Émile Zola, 13 Ocak 1898 günü bir gazetede yayınladığı Suçluyorum başlıklı açık mektubuyla, Dreyfus'e yapılan haksızlığın karşısına dikilen Fransız aydınlarının sözcüsü oldu. Artık bir klasik niteliği kazanan ve onurlu aydın başkaldırısının görkemli bir örneği olan Suçluyorum'u Tahsin Yücel'in çevirisi ve önsözüyle sunuyoruz.

10 yorum:

  1. Şu anda Emile Zola'nın Din ve Laiklik Çatışması adlı kitabını okuyorum ( kitabın orijinal adı Gerçek'miş), Zola bu kitabını Dreyfus Davası'ndan etkilenerek yazmış. Romanda Simon adlı bir yahudi uğradığı iftira sonucu boşu boşuna hapse girer, iki üç kişi haricinde kimse bu duruma tepki vermez hatta yahudiler bile ( Simon'da yahudidir) çıkarları zedelenmesin diye bu haksızlığa göz yumarlar. Kitabın henüz başındayım ama eğer okumadıysanız tavsiye ederim çok güzel bir kitap. Daha önce Meyhane kitabını okumuştum, bence bu kitap Meyhane'den çok daha güzel bir kitap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fakültedeyken okumuştum ve çok etkilenmiştim hatta yakın zamanda yeniden okumayı düşünüyorum klasikleri bir de orta yaşta okumak gerekir düşüncesiyle... ama bu davayla bağlantısını bilmiyordum, sayenizde öğrenmiş oldum, teşekkürler...

      Sil
  2. Bu yıl Emile Zola'dan Germinal ve Meyhane'yi okudum. Sırada yazardan çok okuyacağım eser var. Suçluyorum da okuyacaklarım arasında. Çok kısa bir gazete yazısı. Bir ara okuyayım canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çok kısa bir yazı zaten çabucak okunuyor... Ben de Gerçek'i okuduktan sonra bir ara Meyhane'yi okuyacağım :) bakalım ne zaman ama :) herkese iyi okumalar olsun....

      Sil
  3. Germinal bende de sırada ama onu yaza bıraktım. Yazın okuyacağım. Şu anda Din ve Laiklik Çatışması ( Gerçek) kitabını okuyorum ondan sonra da Nana'yı okuyacağım. Kesinlikle klasikleri farklı yaşlarda okumak gerekiyor. Mesela ben Germinal'i sanırım lisedeyken okumuştum ve çok beğenmiştim bakalım kırklı yaşlarım ne düşünecek :) Hepimize keyifli okumalar diliyorum.

    YanıtlaSil
  4. Nicedir Zola'dan okumuyorum. Yıllar önce Meyhane ve Nana etkilemişti beni.
    Bu da aklımda olsun. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  5. bilmez miyim. hem zola için hem de fransızca merakımdan okumuştum. dreyfuss da evet çok ünlü bir dava, rosenbergler gibi :)

    YanıtlaSil
  6. Lisede Zola okumak tutkuydu benim için , beni en çok etkileyenlerden biridir hatta başta gelir ...

    YanıtlaSil