21 Aralık 2015 Pazartesi

NINA GEORGE - Lavanta Odası

Bu kitabı hafif kitaplar kategorisinden aldım, dikkatimi çeken şey ise ‘’Edebiyat Eczanesi’’ oldu... hikayedeki Jean, kitapçısına gelen insanların ruh durumlarını anlayarak onlara uygun kitabı belirliyor, bazen hediye ediyor, hatta almak istedikleri kitabı satmakta direniyor, bir şekilde onları tavsiye ettiği kitabı almaya zorluyor... sonunda kitabı alanlarda çok memnun kalıyorlar...  okuyup bitirdikten sonra başta saptadığım kategorinin romana bir miktar haksızlık olduğunu da itiraf ediyorum... yazarın ismine bakınca Amerikalı diye düşünmüştüm ama 1973 doğumlu, 26 tane kitabı olduğu için ödüle layık görülen Alman bir gazeteci yazarmış... böylece hiçbir şeyi tutturamamış olarak bu tanıtımı yazıyorum...  

Jean bir mavnayı alıp restore etmiş, Paris'te Seine nehri kıyısına bağlamış ve kitapçı haline getirmiş... bayağı büyük bir tekne, içinde çok sayıda kitabın yanısıra piyano bile var... aynı zamanda tekne olarak da kullanılabilir durumda... inanılmaz buldum, gözümde canlandı ve  ben hikayenin bu bölümüne takıldım kaldım... ama romanda aşk, aşk acısı, ölüm, ayrılık, aldatma, arkadaşlık, dostluk, evlilik velhasıl hayata dair her şey var... tabii kitaplar ve yazarlar da var, hatta romanın sonunda her derde deva olacak kitap reçeteleri ve Fransa’nın Provence Bölgesi’ne ait ayrıntılı yemek tarifleri bile var... bu kitapçı tekneyle Paris’ten başlayıp, Akdeniz’de Sanary sur mer’e kadar süren, harika bir Seine nehri yolculuğu hikayesi de var... Jean'a eşlik eden, 24 yaşında yazdığı ilk kitabı çok satanlar listesine girmiş genç yazar Max'in hikayesi de ayrı güzel...YANİ yok yok...

Ben pek beğenmediysem de yazarın en sevdiği kitaplardan biri Muriel Barbery’nin Kirpinin Zarafeti romanı, ondan birkaç yerde bahsediyor hatta Jean’ın Paris’te oturduğu apartman ile Kirpinin Zarafeti’ndeki apartman ve ahalisi neredeyse birebir aynı, N. George fazlasıyla etkilenmiş görünüyor...  romanın çok çarpıcı cümleleri var bir sürü renkli etiket yapıştırdım ama bazı bölümlerinde de epeyce sıkıldığım oldu... bu kadar bol konulu ve güzel hikayeleri olan romanda buna pek anlam veremedim... sanırım bir miktar daha editoryal ayıklama yapılabilirdi...

Sonuçta hoşça vakit geçirilebilecek bir roman deneyebilirsiniz...

Yazar:  Nina George  
Çevirmen : Regaip Minareci
Sayfa Sayısı : 360
Basım Yılı : 2015
Yayınevi : Pegasus

Hayatı yaşamaya değer kılan şey, özünde var olan güzelliktir ve acılar da bunun ayrılmaz bir parçasıdır…

Parisli kitapçı Jean Perdu hangi kitabın hangi acıyı çeken ruha iyi geleceğini anlama yeteneğine sahiptir. Bu nedenle "Edebiyat Eczanesi" adını verdiği kitap gemisinden ziyaretçileri hiç eksik olmaz. Ancak ne yazık ki kendi yaralarını kitaplarla saramamaktadır. Aradan yirmi bir yıl geçmiş olmasına rağmen, bir gece yarısı arkasında yalnızca bir mektup bırakarak ortadan kaybolan güzel sevgilisi Manon'u hâlâ özlemektedir. Fakat Perdu o mektubu okumaya hiçbir zaman cesaret edememiştir.

Beklenmedik bir şekilde hayatına giren bir yabancı, Perdu'nün yirmi yıllık uykusundan uyanarak gemisinin halatlarını çözmesine ve Fransa'nın güneyine, lavanta kokulu Provence'a doğru yola çıkmasına neden olur. Bu yolculukta ona son anda katılan genç bir yazar ve aşk acısı çeken Napolili bir aşçı eşlik edecektir. Perdu, Provence'a varınca kayıp aşkının hikâyesinin peşine düşerek geçmişinin gölgeleriyle savaşmaya başlayacak, mateme ve acılarına veda edip yeni bir aşka yelken açabilmesi için tırmanması gereken basamakları keşfedecektir. Hikâyelerin insanların hayatını değiştirebileceğine inanan herkes bu kitabı okumalı…

6 yorum:

  1. yalnız kapağa, isme bakıp ben de hafif kitap derdim..konu çok iyiymiş, edebiyat eczanesi fikri çok ilginç geldi...benim, her haftasonu, kızımı jimnastiğe bıraktıktan sonra uğradığım d&r daki görevliler işlerini silah zoruyla yapıyorlar sanki... her daim asık suratlar ve siz bir şey söylerken uzaklara bakan gözler...böyle bir kitapçı ne iyi olurdu dedim valla:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. D&R kitapçı değil market. o yüzden oradan fazla bir şey beklemiyorum ama köklü kitapçılarda bile aradığınız kitaplar konusunda size fikir verebilecek kişiler çok az... Jean gibi birini bulmak ise hayal tabii ama okuması bile güzeldi :)

      Sil
  2. Gül bak bu kitabı biliyorum. Yaşasın:)) Nedense bu kitap benim çok ilgimi çekmemişti. Yorumunu okuyunca da okunmasa da olur gibi algıladım. Doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi böyle sorunca ne diyeceğimi bilemedim:) hafif bir kitaptan daha iyi çıktı, bazı bölümleri çok beğendim ama doğru illa okunsun denilecek bir kitap değil :)

      Sil
  3. Edebiyat Eczanesi fikri ne hoş. Aklımda olsun bu kitap .

    YanıtlaSil