9 Ocak 2016 Cumartesi

MAXIME CHATTAM - GAİA TEORİSİ

Korku-gerilim-polisiye ilgi alanıma pek girmez o yüzden bu türden çok az okurum dolayısıyla da bu yazarla hiç tanışmamıştım, kitabı da indirimliler arasından konusu cazip geldiği için almış ama kitaplıkta unutmuştum... bu sefer hangisini okuyayım diye düşünürken direkt Gaia Teorisine elim gitti... ve bu senenin başından beri okuduğum romanlarda süregiden karamsar tabloya bir taş daha eklenmiş oldu... 

Gelelim kitaba; konu, İngiliz bilim adamı James Lovelock(1919-) ve Amerikalı mikrobiyolojist Lynn Margulis’in(1938-) ortaya koyduğu Gaia Hipotezi üzerine konumlandırılmış...

Gaia Hipotezi, biyosferin  ve yerkürenin fiziki bileşenleri sayılan atmosfer, buzullar, vb. karmaşık bir karşılıklı etkileşim sistemi içinde bir araya gelerek bir bütünlük oluşturduğunu ileri süren ekolojik bir kuram ya da hipotezdir. Hipotez sıklıkla, yerkürenin tek bir organizma gibi göründüğü/davrandığı (olduğu değil) olarak anlaşılmaktadır.

Dünyanın (Gaianın) tek bir canlıymış gibi davranarak kendisini koruması ve kendine zarar veren türlerin yok olmasına sebep olduğu, bu kez de sıranın insanlara geldiği ve soyumuzu kurutacak olanın da bizatihi bizler olduğu, Gaianın evrimle bunu zaten başından ayarladığı şeklinde bir kurgusu var...  

Biyolojist ve Genetik Bilimci profesör Peter, karısı Paleoantropoloji doktoru Emma ve kayınbiraderi Sosyoloji profesörü Ben Avrupa Komisyonu tarafından çok acil ve gizli bir görev için çağrılırlar, onlara neredeyse hiçbir bilgi verilmez gittikleri yerde öğrenecekleri söylenir, erkekler Fransız Pirenelerindeki Midi Doruğuna, Emma ise Güney Pasifikteki Fatu Hiva adasına gönderilir...

Midi’deki rasathanede astronomlardan ayrı olarak Avrupa Komisyonunca finanse edilen bilimsel bir çalışma yürütülmektedir, bir bacağı da Fatu Hiva adasındadır... bir usulsüzlük olduğu şüphesiyle komisyondan bir görevli ve bilim adamları araştırmak üzere gönderilmiş gibi gözükmektedir... ne beklediklerini bilmeseler de karşılaştıkları durum ve çözmeye çalıştıkları giz üçünü de şaşkına çevirir, üstüne bir de hayatlarının tehlikeye girmesi, olağan dışı iklim koşullarıyla mücadele ile Emma’nın kocası ve kardeşiyle iletişimini kaybetmesi işi iyice içinden çıkılmaz bir duruma sokar...

Gaia hipotezini bilmiyordum çok ilgimi çekti, insanların kötülüğü, hemcinslerimize ve doğaya yüzyıllardır zarar vermemize ilişkin  yazarın aktardıkları bana çok mantıklı geldi o nedenle okuduğuma çok memnunum...

Yazarın anlatımını beğendim (Emma'nın komandolara taş çıkartan performansı pek mümkün gelmese de), hem sürükleyiciliği iyi koruyor hem de tüm bilimsel verileri sıkılmadan okutuyor, bu yönden çok başarılı buldum... bilim, aksiyon, korku, gerilim ilginizi çekiyorsa okuyun derim...

Yazar:  Maxime Chattam   
Çevirmen : Alev Özgüner
Sayfa Sayısı : 368
Basım Yılı : 2009 (4. Baskı)
Yayınevi : Doğan Kitap

Avrupa Komisyonu yetkilileri çok önemli, son derece gizli bir meselenin çözümü için sizin yardımınızı istedi.

Karınız hiç tanımadığınız bir adamla birlikte dünyanın öbür ucundaki bir adaya gönderildi ve onlardan hiçbir haber alamıyorsunuz.

Korkunç bir fırtına yüzünden bir dağın zirvesinde, gizemli bilimsel olayların ortasında mahsur kaldınız.

Bu arada son elli yılda seri katillerin sayısı on kat arttı.

Ve şiddet kapıda…

Hâlâ korkmuyor musunuz?
Korksanız iyi olur…

4 yorum:

  1. maxime chattam hiç okumadım,sırf ismine karşı bir önyargım olduğu için... nedenini bilemiyorum ama sanki çok sıkılıcakmışım gibi geldiğinden hiç elim gitmemişti!:) ama anlatımı akıcıymış madem okuyabilirim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grange'dan bile sıkılan ben, sizinle aynı fikirdeydim ama çok beğendim... tabii diğer kitapları nasıldır bilmiyorum, ayrıca bana Gaia Hipotezi çok cazip geldi kitabın kalan kısmını çok didiklemedim... nihayetinde sürükleyicilikte sorun yok o kesin :)

      Sil
  2. yazarı keremden biliyorum, başka bir dünyasını okumuştum , ne düşündüğümü hatırlamıyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de de aynı şey oluyor bu tür kitapları biraz zaman geçince hiç hatırlamıyorum:)

      Sil