1 Şubat 2016 Pazartesi

ANYA von BREMZEN - Sovyet Mutfak Sanatı

Yemek ve Hasret Anıları


‘’Kulebyaka insanın ağzını sulandırmalı, çırılçıplak, utanmaz, baştan çıkarıcı bir şekilde önünde uzanmalı. Ona göz kırparsın, kallavi bir dilim kesersin ve parmaklarını hemen üstünde gezdirirsin... Ağzına atarsın, gözyaşı gibi tereyağı damlar, iç harcı yağlıdır, suludur, yumurtası, sakatatı, soğanı boldur...’’
Anton Çehov / Denizkızı

‘’Mutfak hizmetçisi nihayet blini ile çıkageldi... Semyon Petroviç ciddi yanma tehlikesini göze alıp en üstteki (ve en sıcak) iki bliniyi kapıp lop diye tabağına koyuverdi. Blini koyu altın sarısıydı, hafif ve dolgundu – tüccarın kızının omuzları gibi...’’
Anton Çehov / İnsan Zaafı Üzerine: Tereyağı Bayramı Üzerine Bir İbret

Anya von Bremzen ‘’Çehov’un ölçü dışı Slav iştahına yönelik hiciv yüklü övgüsü aşıkların esrik bir fantezisidir. Bazen İngiliz yazarlar için peyzaj (belki de sosyal sınıf?) neyse, 19. yüzyıl Rus yazarları için yemek oymuş gibi gelir bana. Ya da Almanlar için savaş, Fransızlar için aşk neyse; komedinin, tragedyanın, esrikliğin ya da yazgının en büyük temalarını kuşatan bir konu.’’ diyor kitabının baş sayfalarında... ben de tanıtıma yemek bölümleriyle başladım ama öyle dolu dolu bir kitap ki nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum... öncelikle bu bir ‘’hatırat’’ veya yayınevinin belirlediği gibi ‘’yaşantı’’... yazarın ve oldukça renkli ailesinin hayat hikayesini, ülkesinin 1910’dan bugüne değin -onar yıllık dönemlerle- yakın tarihini (Lenin’den Stalin’e, Brejnev’e, Gorbaçov’dan Putin’e tüm liderleri ve tüm yaşananları) ve tabii ki yemeklerini anlatıyor...


Yazar kitabını annesi Larisa’ya ithaf etmiş ve hayatındaki belirleyici etkisini çok iyi anlatıyor, ilişkilerini de Larisa’nın muhalif kişiliğini de çok sevdim...


Bir halkı veya memleketi belirleyen en önemli unsurun dil ve mutfak olduğunu düşünüyorum, Bremzen de benzer bir şekilde anlatmış... kitabı çok çok sevdim, olağanüstüydü, kaçırmayın okuyun mutlaka... 

Yazar:  Anya von Bremzen   
Çevirmen : Özlem Yüksel
Sayfa Sayısı : 348
Basım Yılı : 2015
Yayınevi : YKY

Stalin'in sofra alışkanlıkları nelerdi? Bolşevik Devrimi'nden sonra "kadınları mutfaktan kurtarma" politikaları nasıl uygulandı? Sovyet Gıda Bakanı ABD gezisinden yanında hangi yiyeceklerle dönmüştü? 1960'lar Moskova'sında, yirmiye yakın ailenin tek bir mutfağı paylaştığı "komün apartman"larda yaşamak ya da uzun ekmek kuyruklarında saatlerce beklemek neye benzerdi? 

Yemek yazarı Anya von Bremzen, Sovyet Mutfak Sanatı'nda, annesinin pişirdiği geleneksel Rus yemeklerinden halkın savaş ve kıtlık zamanlarında icat ettiği yemeklere, Lenin'in tahıl politikalarından "Kızıl Ekim çikolataları"na, Sovyetler Birliği tarihini hem gerçekten yediği hem de sadece düşlemekle yetinmek zorunda kaldığı yemekler üzerinden anlatıyor. Her sayfası şaşırtıcı bilgilerle dolu bu renkli öyküye, adlarını muhtemelen hiç duymadığınız yemeklerin tarifleri, bulunamayan gıda maddeleri üzerine dilden dile dolaşmış Sovyet fıkraları ve bu uçsuz bucaksız ülkenin tarihine yön vermiş kişilere dair komik anekdotlar tat katıyor. 

"Anya von Bremzen'in daima açlık sınırındaki bir süpergüçte geçen büyüme destanı hem çok eğlenceli hem de yürek parçalayıcı."
-Time-

4 yorum:

  1. Yine çok başka bir alanda okumalar ve tabii beni kıskandırmalar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet değişik ve çok güzel listenize ekleyin bence:)

      Sil
  2. Bu tam benlikmiş :)okur,pişirir,yer,okurum artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yemek tarifleri çok cezbedici ama bir o kadar da teferruatlı. yazar detaylı olarak kitabın sonunda tarifi veriyor. ben sadece Kruşçev mısır ekmeğini yaptım çok güzel oldu diğer tarifler beni biraz aşıyordu:) yemek dışında da kitap mükemmel:)

      Sil