Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SONER YALÇIN - galat-ı meşhur

Resim
DOĞRU BİLDİĞİNİZ YANLIŞLAR
Soner Yalçın’dan daha önce sadece ‘’Efendi’’ ve ‘’Samizdat’’ı okudum ama gazete yazılarını hiç atlamadan takip ederim... Bu ay yayımlanan Galat-ı Meşhur’u görünce de hemen aldım... Yalçın bu kitapta son yıllarda yazdığı makalelerini derleyip, belli bir düzen ve konu başlığı altında yayımlıyor... dolayısıyla ben yazılanların tamamına yakınını gazetede okumuştum zaten ama böyle derli toplu yeniden okumak ve hatırlamak çok iyi oldu (tabi bir yandan da yaşananlara tekrardan acayip sinir oldum)...
‘’Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.’’ işte bu kitapta ‘’Gençliğe Hitabe’’ deki bu cümleler anlatılıyor, yazdıklarına sonuna kadar katılıyor, çok üzülüyor ve sinir oluyorsunuz... Vahşi Kapitalizm/Neoliberalizm’in Dünyayı ve Ülkemizi nasıl berbat hale…

MİNE G. KIRIKKANAT - HİÇ KİMSE

Resim
Bu roman, bu ay yayımlandı ve Mine Kırıkkanat favori yazarlarımdan olduğu için hemen okudum... Kırıkkanat her zamanki gibi cesur bir gazetecilik sergileyerek gerçek bir olaydan yola çıkmış ve bu romanı kurgulamış...
2013 yılında Paris’te öldürülen üç PKK’lı kadının suikastını kim yapmış olabilir şeklinde gelişen bir hikayesi var... casuslar, derin devlet, kimin eli kimin cebinde? Ülkelerin çıkarları, gerçeği örtecek mi açığa mı çıkaracak? cinayetlerden kim kazançlı çıkıyor? bu minvalde kitap ilerliyor... 
Çok akıcı ve sürükleyici bir anlatımı var, konu ilginizi çekiyorsa okuyun derim...
Yazar:  Mine G. Kırıkkanat Sayfa Sayısı : 192 Basım Yılı : 2016 Yayınevi : Kırmızı Kedi “Tutsak Önderliğin, esir düştüğünden beri T.C. hükümetine biat ettiğini hepimiz biliyoruz. Kuşkusuz önceden de işbirliği vardı, sen doğrusunu bilirsin. Belki de sana atılan iftira, aslında onun için geçerlidir. Şimdi hükümetin muhatabı oldu. Ada’dan barış görüşmelerini yönetiyor. T.C.’nin bu süreçten Parti’ye para ve silah…

JULIAN BARNES - Zamanın Gürültüsü

Resim
Lenin müziği hüzünlü buluyordu.
Stalin müzikten anladığını ve müziği takdir ettiğini düşünüyordu. 
Kruşçev müziği hor görüyordu. 
Bir besteci için hangisi en kötüsüdür? (syf:121)

Julian Barnes’dan hep okumak istiyordum, ancak bu son romanı ile oldu... ilk olarak ismi gözüme çaptı, arka kapakta Şostakoviç’i görünce de hemen aldım... geçen sene Orkestra Şefiadlı romanı okuduğumdan beri besteci ilgimi çekiyor, hayatını anlatan bir kitabı okumasam olmazdı... J.Barnes, ana kaynakça olarak Elizabeth Wilson’un ‘’Şostakoviç: Anımsanan Bir Hayat, 1994’’ ve Solomon Volkov’un ‘’Tanıklık: Şostokoviç’in Anıları, 1979’’ adlı eserlerini belirtiyor, besteci hakkındaki başka çalışmalardan da faydalanarak bu muhteşem romanı yazmış...
Kitabın ismi ‘’Zamanın Ruhu (zeitgeist)’’ ile aynı anlamda kullanılıyor, konu müzik olduğu için çok uygun bir tanım olmuş, zamanın ruhundan daha çok beğendim...
‘’Sanat herkese aittir ve hiç kimseye ait değildir. Sanat bütün zamanlara aittir ve hiçbir zamana ait değildir. Sanat …

NECİP MAHFUZ - Saray Gezisi

Resim
KAHİRE ÜÇLEMESİ I. KİTAP
Bu üçlemeyi yıllar önce görmüş nasıl olsa bir gün okurum diyerek bırakmıştım, nihayet sıra geldi... Kahire Üçlemesi 1956 yılında yayımlanmış ve yazarın en ünlü eseri...
I. Dünya Savaşı sonrasında İngiliz işgali altındaki Kahire’de, eşraftan Ahmet Abdülcevat ve ailesinin hayatını anlatıyor... Ahmet Bey çift kişilikli gibi; evde tam bir despot, herkese eziyet ediyor, kimse kararlarını sorgulayamıyor, tüm aile karşısında el pençe divan duruyor, ‘’Duygularını bastırmaktan başka çaresi yoktu zaten; çünkü ailede, baba tehdidiyle oluşmuş ahlaki bir zorunluluk, köklü bir gelenekti bu: Bir yandan nefret ve küskünlük, öte yanda ‘’mış gibi’’ sevinç ve gizlilik içinde yaşanan kesintisiz bir eziyet ve uğraşmakla geçmekteydi yaşam.’’ (syf:257) buna karşılık dışarıda hoşsohbet, eğlenceli, arkadaş canlısı, çok sevilen ve aranılan bir kişidir... karısı Emine 14 yaşında gelin olmuş, uyumlu mizacıyla, Ahmet Bey’in aşırı baskısı sonucunda kocasına bütünüyle itaat eden bir kadına d…

YASMINA KHADRA - SALDIRI

Resim
Yasmina Khadra ile ilk kez 2012’de tanıştım ve o yıl bu kitabı da okumak istemiştim ama baskısı yoktu, o yüzden kaldı... bu yıl yeniden yayımlanınca(*) da  hemen okumak istedim... trajik olan bu yıl ülkemizin de intihar bombacısı terörüne muhatap olması...
Dr. Emin, Tel Aviv’de yaşayan İsrail vatandaşı bir Arap ve çok başarılı bir cerrahtır, karısı ile mutlu bir yaşantıları vardır... restoranın birinde bir patlama olur, çok sayıda ölü ve yaralı vardır, Dr. Emin’in karısı Sihem intihar bombacısı olarak saptanır... polis tarafından yapılan sorgusunda karısının bunu yapmış olamayacağını sürekli savunur ve kesinlikle inanmaz... günlerce süren sorgudan sonra serbest bırakılır ve evine döndüğünde karısından gelen kısa bir mektup bulur ve onun yaptığını anlar... aklının almadığı ise her şeye sahip, kocasına aşık, mutlu bir kadının bunu nasıl yapabildiğidir... mektup, bombalamadan bir gün önce Dr. Emin’in akrabalarının bulunduğu başka bir şehirden postalanmıştır... karısının daha önceden bazı…

KJERSTI SKOMSVOLD - HIZLANDIKÇA AZALIYORUM

Resim
Norveçli yazarlar benim için gerçekten iyi bir keşif oldu... Erlend Loe’dan sonra Skomsvold’u da çok beğendim... üstelik bu ödüllü bir ilk roman, kısa olmasına rağmen çok yoğun, sanki uzun uzun okumuşsunuz hissini veriyor...
Hikaye, yaşlı ve yalnız bir kadının (Mathea) hayatına dair... kafasında sürüp giden düşünceleriyle Mathea’yı takip ediyoruz, yazarın tarzı değişik, Mathea’nın gençliğinde ve yaşlılığında yaşadıklarını, düşündüklerini iç içe geçirerek anlatıyor... başta yaşlılık ana konu gibi gözürken, sonrasında yalnızlığın öne geçtiğini görüyoruz... Mathea çocukluğundan başlayarak hep çok yalnız biri, neredeyse insanlardan korkuyor, bir şekilde çevresindekiler de onu fark etmiyorlar... kocası dışında hiç kimse ile bir şey paylaşmıyor... ölümden korkuyor ama tüm hayatı boyunca yaşamaktan daha çok korkuyor...
Yazar gelişmiş bir toplumdaki yalnızlaşmayı, insanların birbirine yabancılaşmasını anlatıyor... oldukça melankolik bir konu ama roman çok iyi, okuyun derim...
Yazar: Kjersti Sko…