13 Kasım 2016 Pazar

TAYFUN PİRSELİMOĞLU - BERBER

Bu Pirselimoğlu’ndan okuduğum ikinci roman, ilki (Kerr) muhteşemdi, bu ondan da güzel... arka kapakta bahsedildiği üzere kara bir kitap, ben bu tür kitapları pek sevmem ve çok çok az okurum... normalde bakmadan geçmem gerekirdi ama Pirselimoğlu ismini görür görmez hemen aldım ve elimden bırakamadan da okudum, mükemmeldi...

Yazarın okuduğum iki romanında da bir görünen hikaye, birde alt metin var, asıl çarpıcı olan o ikinci kısım... bu romanda distopik bir ülke kurgulanmış, faili meçhul cinayetler, orada burada patlayan bombalar, ışık hızıyla yükselen siyasiler, çok acayip geçen bir kara kış, sarı yağan kar, güve istilası gibi her türlü acayiplik var... işte tam da kıyamete beş kala ana karakterimiz, baba mesleği olan berberliğin yanı sıra kiralık katillik de (o da baba mesleğidir(!) yapmaktadır...  bu işle; ne bir davası olduğu, ne para için, ne de siyasi bir nedenden iştigal etmektedir... sadece babadan kalma bir alışkanlık (bir çeşit rutinlik) gibi devam etmektedir, bu işten kazandıklarını bankada biriktirmekte, berberlikten kazandıklarıyla kıtkanaat geçinmektedir... bir yandan da gezegen iklimsel felaketlerle varlığının sonuna gelmiş gibi gözükmektedir... 

Buna karşın insanlar nedense çok tanıdıktır ‘’Adamın görünüşte mütedeyyin biri olduğu, ikisinde ‘’hanımlarıyla’’ dört kere hacca gittiği, ama zaman zaman içkiden ve işretten de kaçamadığı yazılıydı. Böyle bir âlem gecesi dönüşünde arabasıyla yaptığı kazada işe giden bir tekstil işçisinin ölümüne neden olmuştu ama araya giren önemli şahsiyetler –birinin de başbakan olduğu söyleniyordu- marifetiyle olay kapatılmıştı. Tabii ki, tarikat bağlantıları sağlamdı; Sultanbeyli’de, Ankara’ya kadar uzanan geniş bir etki çevresi olduğu söylenen bir şeyhe bağlıydı. (syf:142)’’ 

Ülkenin iklimi de çok benzerdir ‘’Bu ağır hava memleketin üzerini bir şal gibi saran bulaşıcı, yapışkan, azar azar artarak kendini hissettiren sanki müebbet bir yeisle gelmişti. Bu kış bildiğimiz kışlardan değildi; başka bir şeydi. İnsanlar tuhaflaşmıştı; korkuyordu ve neyin neden olduğunu bir türlü kestiremiyorlardı. Bu idraksizlik halleri; soru soramamaları, sorsalar bile cevaplarla ilgilenmemeleri, makul olanla deliliği, doğruyla yanlışı ayıramamaları bir fıtrat meselesi olmaktan çok bu kışla ilgiliydi. (syf:149)’’

Kaçırmayın okuyun, fevkalade güzel bir roman bu... 

Yazar:  Tayfun Pirselimoğlu
Sayfa Sayısı : 252
Basım Yılı : 2016
Yayınevi : İletişim

Milli Şahlanış ve İtibar Partisi il başkanını, gecenin geç bir vaktinde metresinin evinden çıkıp arabasına binerken vurdum. Çok soğuktu, ayaz vardı; o yüzden sokaklar tamamen ıssızdı. Eski yüzlü, btb kaplı apartmanın karşısındaki köşede ağzımdan buharlar çıkartarak dikilip bekledim. Paltomun cebindeki eldivenli ellerim bile donuyordu. İki buçuk gibi dışarı çıktı. İri yarı biriydi, apartmanın önünde görülmesin diye bir arka sokağa park ettiği arabasına doğru yürürken o ağır bedeni dengesini bulmakta zorlanıyordu. Belki geçirdiği işret gecesinin etkisindendi, bilemiyorum.

Tuhaf havalar, bitmeyen cinayetler, bombalar, geçip gitmeyen bulutlar... Meryem'in dikiş izleri, bankadaki memur, Zeki Müren'in şoförü, gri pardösülü M. ile Hamle ve İstikrar Partisi'nden N., merkezden açılan telefon. Meserret Berberhanesi'ndeki adam. Yüzüklü parmaklar... Herkesin bir başkası olduğu acayip memleketin sonu gelmeyen kışı...


Berber, bir katilin hikâyesi, uzun bir kıyametin, karanlık bir kuytunun... Tayfun Pirselimoğlu'ndan ustaca yazılmış bir muamma, bir kara roman.

12 yorum:

  1. çok beğendim yorumunuzu edineceğim kitabı bende

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir kitap, hakikaten elimden bırakamadım. Umarım siz de seversiniz:) Sevgiler...

      Sil
  2. Sizden Tam puan aldiysa sahane olmali, cok merak ettim:) bu arada kapak da sahane..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kapak hakikaten çok güzel, buradan pek belli olmuyor ama Türkan Şoray'ın gençlik resimleri filan var:) çok teşekkür ediyorum sevgiler:)

      Sil
  3. Merhabalar Gül. Yazarı ilk kez duyuyorum. Merak ettim canım. Kısa zamanda okuyacağım.
    "Deli" Halil Cibran'ın eseri. Dün akşam okudum öneriyorum canım. Tabii yazarın "Ermiş"ini okumadıysan onu da öneriyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Eralcim, Halil Cibran'dan hiç okumadım ve ne kitaplarını ne de kendisini tanıyorum, sadece ismine bakarak garip bir önyargıyla din temalı yazıyor gibi etiketlemişim o yüzden de hiç ilgilenmedim. Bahsettiğin kitapları not ettim bakacağım. Umarım sen bu kitabı seversin sevgiler :)

      Sil
    2. Öyleyse Ermiş i de okumalısın. Önyargı ile bazı yazarlardan kendimizi uzak tutmanın yanlışlığını bende çok yapıyorum maalesef:( Emin ol çok çooooook beğeneceksin.

      Sil
    3. Tamamdır:) teşekkürler Eralcim:)

      Sil
  4. ilk kitaba muhteşem dediğiniz için not etmiştim yazarı , aklımda :d keyifli okumalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylem Hanım size de keyifli okumalar, sevgiler:)

      Sil
  5. yazarı da kitabı da ilk defa duydum. notumu alıyorum teşekkürler, sevgiler..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok başarılı bir yazar ve ülke gündemini oldukça değişik bir yoldan çok iyi ifade ediyor, öneririm. Sevgiler:)

      Sil