Kayıtlar

Ağustos, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

CARMEN LAFORET - HİÇ

Resim
Genç yaşta yazdığı ve 20. yüzyıl İspanyol edebiyatının önemli klasiklerinden sayılan Hiç kitabıyla büyük etki uyandıran Laforet, 1921 yılında Barselona'da doğdu. Çocukluğunu Kanarya Adaları'nda geçirdi. 12 yaşında annesini kaybetti, babası yeniden evlenince 1939'da, İç Savaş'ın bitiminde, akrabalarının yanında kalmak üzere Barselona'ya geri döndü. Barselona Üniversitesi'nde başladığı felsefe ve edebiyat eğitimini yarım bırakıp 1942' de Madrid'e hukuk okumaya gitti. Ancak 1944'te okulu tümüyle bırakıp ilk romanı Hiç'i yazmaya yoğunlaştı. 1944'te yayımlanan romanı prestijli Nadal Ödülü'nü (1945) kazanınca ünlendi, 1948'de Fastenrath Ödülü'nü de aldı. Erken yaşta gelen ünün ağırlığı altında yazdığı diğer yapıtları eleştirmenlerce aynı ölçüde beğenilmedi. Bu nedenle edebiyattan uzaklaştı ama gazete ve dergilere yazmayı sürdürdü, gezi yazıları ve öykü derlemeleri yayımladı. Hayatının son yirmi yılını edebi çevrelerden uzak geçiren Laf…

SEVİM KAHRAMAN - KARANLIK VE MAVİ

Resim
Halikarnas Balıkçısı (1890-1973) olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın eserlerinden hiç birini okumadım (yakında gerçekleştiririm umarım), bir ara Aganta Burina Burinata romanını okumak istemiştim ama olmadı bir türlü... hayatı hakkında da Paşa çocuğu olduğu (babası Şakir Paşa, amcası II. Abdülhamit'in sadrazamı Cevat Paşa) ve çok sayıda sanatçı yetiştiren bir aileden geldiği (kardeşlerinden Fahrelnisa Zeyd ressam, Aliye Berger ressam ve gravür sanatçısı, Hakkiye Hanımın kızı Füreyya Koral seramik sanatçısı, Farelnisa'nın çocukları Nejad Devrim ressam, Şirin Devrim ise tiyatrocu) dışında pek bir şey bilmiyordum...
Hal böyleyken Mine Kırıkkanat'ın köşe yazısında Cevat Şakir'in hayatını anlatan bu biyografik romana rastladım ve okudum... kitabın son sayfasında ''en iyi kurguya şapka çıkartacak bir yaşam öyküsüdür onunki'' deniliyor... hakikaten rahat üç filmlik senaryo çıkar; inanılmaz, dolu dolu bir hayat, paşa konaklarından Oxford Üniversitesi&#…

FRANK HERBERT - DUNE

Resim
Dune 1965 yılında yazılan ve o günden bu yana çok sevilen bir kitap, bilim kurgu klasiği olarak kabul ediliyor ve İthaki Yayınevi tarafından da bu kapsamda yeniden yayımlanmaya başlandı... serinin çok sayıda kitabı var, daha önce Kabalcı Yayınevi'nden çıkmıştı... açıkçası kitabı biliyordum ama yeni baskıları görünceye kadar (kitap bile olsa ambalaj önemli oluyor demek!) almak aklıma gelmemişti ama şimdi okumuş bulunuyorum... bu girişten sonra bakalım roman hakkında ne hissettiğimi anlatabilecek miyim?
Öncelikle benim bilim kurgu kavramımla genel kabul gören bilim kurgu ifadesi arasında bir çelişki var o yüzden her sefer şaşırıyorum ve istediğim bilim kurgu ile nadiren karşılaşıyorum... bu eserde de öyle oldu; bu roman bana göre %40 bilim kurgu %60 fantastik edebiyat... fantastik edebiyatı da seviyorum o açından da sorun yok ama beklediğimi bulamamaktan hoşnut değilim...
Romanı başlarında çok sevdim soluksuz okuyorum, hatta ikinci ve üçüncü kitapları da okumaya karar verdim ve bu ha…

EDITH WHARTON - keyif evi

Resim
İki sene önce yazarın yaz bitince romanını okumuş ve çok sevmiştim, o nedenle keyif evi ile devam etmeye karar verdim ama pek beklediğim gibi çıkmadı... 1905 yılında yazılan bu roman yazarın en bilinen ve sevilen eseri ama benim için yaz bitince'nin yakınından bile geçmiyor...
Gerçek şu ki ana karakter Lily Bart ve 1890'ların New York üst sınıfı sinirimi zıplattı... daha açık ifadeyle kadınların hiçbir işe yaramaz bir şekilde ortalarda dolanıp, zengin koca peşinde koşmaları çok kötüydü... ne yapalım 19. yüzyıl sonunda geçiyor normal deyip geçemiyorum sanki bu günlerde bizde de durum bu yöne doğru ilerliyor ve kadınların iş hayatından çekilmeye çalışılması çok tatsız...
Konumuza dönersek; Lily'nin evlenmek için yaptıklarını, varlıklı üst sınıfın amaçsız, bomboş yaşamlarını, birbirlerinin arkasından çevirdikleri dalavereleri tüm kitap boyunca okuyoruz... Lily'nin hoşlandığı avukat Selden'le olan ilişkisi ara ara ortaya çıkıyor ve Lily bu ortamda ayakta kalmaya çalışı…