Kayıtlar

MARC LEVY - KORKUDAN GÜÇLÜ BİR DUYGU

Resim
Marc Levy çok sevdiğim bir yazar, bu son romanda dahil 12 kitabını okudum... 2012 yılında yayımlanan İlk Gün/İlk Gece ’yi sevmeyince kısa bir ara vererek 2013’de yayımlanan iki kitabını okumadım ve geri döneceğimi de düşünmüyordum açıkçası... kitapçıda dolaşırken bu ay yayımlanan son romanı görünce eski bir dosta rastlamış gibi oldum ve hemen aldım... beni etkileyen diğer bir unsur da kitap kapağı oldu, stil değiştirdiğinden beri beğendiğim ilk Can Yayınları kapağı... Hemen başında söyleyeyim devam ettiğime memnunum... eski kitapları kadar olmasa da bu da güzel bir roman olmuş, gerçek bir olaya dayanıyor ve dünyanın geleceğine dair insanı ürpertecek bir konudan bahsediyor... ve eğer tam da yazarın anlattığı gibi gerçekleşirse Eduardo Galeano’nun dediği gibi  ‘’içinde yaşadığı evi yiyip bitiren ’’   varlıklar olduğumuz tescillenecek de sonrasında ne yapacağız orası meçhul?! Roman; dağcılık konulu başlıyor, aksiyon/gerilim/casusluk olarak devam ediyor, egemen güçler, ...

KURT VONNEGUT - MEZBAHA 5

Resim
Bu kitap 1969 yılında yazılmış, dilimize de 1975 yılında çevrilmiş, bende çok uzun zamandır okumak istiyorum ama önceki baskıların tamamı tükenmişti... kitapçıda April Yayınevinin geçen ay yayımladığı yeni baskıyı görünce nasıl sevindim anlatamam... kitabın ilk sayfasından devam edersem; MEZBAHA 5 VEYA ÇOCUKLARIN HAÇLI SEFERİ ÖLÜME ÖDENEN BİR DANS BORCU KURT VONNEGUT, Savaş Dışı Kalmış Bir Piyade Keşif Eri ve Bir Savaş Esiri Sıfatlarıyla Çok Uzun Zaman Önce, Elbe Nehri’ndeki Floransa da Denen Dresden’in Yangın Bombalarıyla Bombalanmasına Şahit Olmuş ve Belki Günün Birinde Anlatabilmek İçin Bombardımandan Sağ Kurtulmuştur . 13 Şubat 1945’de -Avrupa’da savaşın bitimine birkaç ay kala- önem taşıyan bir savaş sanayine yahut askeri varlığa sahip olmayan Dresden şehri müttefiklerce yerle yeksan edilmiş, Hiroşima’dan bile çok sivil ölmüştür... büyük bir kötülüğü ortadan kaldırmak için daha büyük bir kötülük yapılmıştır... Almanların ses çıkaracak yüzü olmadı...

EDUARDO GALEANO - Aynalar

Resim
Neredeyse Evrensel Bir Tarih Urugaylı gazeteci ve yazar Eduardo Galeano bu sene Nisan ayında hayatını kaybetti, onun için Dünyanın Vicdanı Bir Gazeteci deniyor... ben de o vesileyle daha önce hiç okumadığım bu yazardan bir kitap seçtim... Aynalar deneme olarak yazılmış bir insanlık tarihi, milattan önceden başlıyor günümüze kadar geliyor... tarih sahnesinde yerini almış tüm iktidar sahiplerini, büyük emperyalistleri, peygamberleri, din adamlarını, filozofları, yazarları, ressamları, bestecileri, bilim adamlarını, özetle dünyamıza iz bırakmış herkesi, her önemli olayı anlatıyor... daha çok da geniş kitlelerin sömürülmesine yol açan olayları, bunlara sebep olanları ve buna karşı duran nadir insanları konu ediyor... tarihin her bir sayfasını olayların alt metinlerini de deşifre ederek yeniden çeviriyor... Konular, yaklaşık yarım sayfaya ulaşan küçük bölümlerle anlatılmış, yazar 600 anlatı olduğunu teşekkür bölümünde belirtiyor... bu yazım şekli çok iyi olmuş, rahat okunmasını ve...

HARUKİ MURAKAMİ - Uyku

Resim
Murakami’nin 1990 yılında yazdığı, dilimize bu sene çevrilen son kitabı tür olarak ‘’anlatı’’ olarak etiketlenmiş... öncelikle kitap çok ŞIK, pırıl pırıl kuşe kağıda basılmış, illüstrasyonlarla süslenmiş, şömizli(*), lacivert, ekru, lame renklerle çok asil bir havası var... tabii bu kadar şık olunca çok pahalı bir kitap olmuş üstelik sadece 90 sayfa... meramımız okumak ve okutmak ise yayınevinin bunu ayrıca normal bir şekilde de yayımlaması gerekir diye düşünüyorum...   Tanıtımda da bahsedildiği şekilde birden fazla okunacak ve her sefer başka bir şey bulunacak bir anlatı... bana kadının hayatının rutininden fazlasıyla bunaldığı ve kapana kısıldığı duygusunu verdi... bir kısır döngü içine sıkışıp kalmak gibi... Murakami’nin muhteşem anlatımı da artı olarak bulunuyor... ben tabii ki çok sevdim hatta niye bu kadar kısa diye hayıflandım, diyeceğim tek şey okuyun....  (*) Bu sıfatı öğrendiğim blogger arkadaşım Eral'e ‘’kitaplarla beslenmek’’ teşekkürlerimle.... ...

JOHN BOYNE - ROMANOV'LARIN SON EVİ

Resim
Bu kitabı alalı çok oluyor ama okumak pek içimden gelmiyordu, kötü çıkacak diye düşünüyordum açıkçası... neyse bu sefer korktuğuma uğramadım, romanı çok beğendim... J. Boyne 1971 doğumlu İrlandalı bir yazar ve bu kitapta iyi iş çıkarmış, çeviride güzeldi dolayısıyla çok memnun kaldım... Hikaye ana hattıyla iki kıs ma ayrılmış; birinde fakir bir köylü çocuğu olan Georgi’nin 16 yaşında Romanov Hanedanın emrine girmesiyle hayal bile edemeyeceği bir yaşantıya kavuşmasını anlatıyor, arada fakir çocukluk günlerine de değiniyor... diğerinde ise Georgi ve karısının Londra ve Paris’teki göçmen hayatını okuyoruz... fakat bu iki konu küçük bölümler halinde birbirini takip eder şeklinde yazılmış, yani bir anda St. Petersburg’dayız oradan Londra’ya geçiyoruz ve bu şekilde devam ediyor... Rusya bölümleri 1908’den başlayıp, 1918’e kadar devam ediyor, Londra ve Paris bölümleri ise 1981’le başlayıp, 1919’a kadar geriye doğru ilerliyor ve kitap bittiğinde aynı tarihte buluşuyor... Rusya'da...

ELENA FERRANTE - benim olağanüstü akıllı arkadaşım

Resim
NAPOLİ ROMANLARI – BİRİNCİ KİTAP Bu kitabı Oray Eğin’in gazetedeki köşesinde gördüm, daha öncesinde hiç dikkatimi çekmemiş, meğer çok sevilen, bir çok dile çevrilen, öve öve bitirilemeyen bir seri romanmış (kitabın başında tam 11 sayfa bu övgülere yer vermişler)...  Ben seri kitapları da (ki bu bir dörtleme Türkçeye ilk ikisi çevrilmiş), çok satanları da pek sevmiyorum ama hem köşe yazısında yazılanlar ilgimi çekti hem de yazarın kimliğini gizli tutması kitabı okumama sebep oldu... takma isimle yazılan romanların -hiçbir alakası olmamasına rağmen- iyi çıktığını düşünüyorum, bunun nedeni de Trevanian (sonradan kimliği açıklandı), Emile Ajar (şimdi Romain Gary olduğunu biliyoruz) ve John Twelve Hawks (kim olduğu halen bilinmiyor) gibi yazarların kitaplarını beğenmemdi... her neyse hemen gidip aldım ve okumaya başladım... 1950'lerde Napoli'nin varoş semtlerinin birinde yaşayan iki küçük kızın (Lila ve Lenu) aileleri, arkadaşları, öğretmenleri ve mahalleli ile birlikte...

IAN McEWAN - MASUMİYET ya da Özel İlişki

Resim
Bu yazarla 2013’de tanıştım ve giderek artan bir ilgiyle kitaplarını okumaya başladım... bu üçüncüsü ve yine çok beğendim... 1955 yılında hemen savaş ertesinde Berlin’de geçen bir soğuk savaş hikayesi olarak başlıyor... Altın Operasyon veya Berlin Tüneli denilen gerçek bir olaya yaslanan bir konusu var... Olayların çoğu, karakterlerin George Blake dışında kalanları kurgu olarak yazılmış... Başlangıçtaki  Amerikalılar, İngilizler, Sovyetler arasındaki istihbarat mücadelesi,  roman ilerlerken geride fon olarak kalıyor ve konu tamamiyle psikolojik bir yapıya bürünüyor... Leonard karakteri olağanüstü kurgulanmış, yazar her bir sayfada 25 yaşındaki bu İngilizin başka bir katmanını açığa çıkarıyor... masumiyetle başlayan karakteri  sonrasında  çok farklı noktalara savruluyor... aşık olduğu Alman kadının (Maria) eski kocası ortaya çıkıncada hem olaylar hemde Leonard’ın kişiliği iyice içinden çıkılmaz hale geliyor...  yazar ayrıca bu üç milletin ve artı Alman...