Kayıtlar

CHRISTINE WUNNICKE - Doktor Shimamura'nın Tilkileri

Resim
Shunichi Shimamura (1862-1923) Talihsizliğin seçkin psikiyatristi: Tokyo İmparatorluk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1887 yılında mezun olan Shimamura, Prof. Hajime Sakaki'nin yanında psikiyatri eğitimi aldı. 1891'de Shimane Eyaleti'nde tilki sahiplenmesini araştırdı. 1891-94 yıllarında Berlin ve Viyana'da psikiyatri ve nöroloji eğitimi aldı. 1894'te geri döndüğünde Kyoto Eyaleti Tıp Okulu'na nöropsikiyatri profesörü olarak atandı. Kyoto İmparatorluk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 1899'da kurulmasıyla birlikte birçok profesör Kyoto Eyaleti Tıp Fakültesi'nden Kyoto İmparatorluk Üniversitesi'ne geçti. Kyoto Valiliği Tıp Okulu'nun varlığı pamuk ipliğine bağlıydı. Tıp fakültesinin müdürü olarak okulun varlığı için çok çabaladı ve amacına ulaştı. Ancak aşırı çalışma onu ağır ve uzun bir hastalığa sürükledi. Onun psikiyatrik bakım felsefesi günümüzün genel hastane psikiyatrisine yakındı. Kyoto'da psikiyatrik araştırmalar için yeterli zama...

JOHN BOYNE - ARTIK HİÇBİR YER EV DEĞİL

Resim
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız  Kutlu ve Daim Olsun... John Boyne'dan önce Romanov'ların Son Evi 'ni okudum, en bilinen kitabı Çizgili Pijamalı Çocuk'u da okuyacaktım ki filmini seyrettiğimi fark ettim dolayısıyla o kaldı... bu romanı gördüğümde ise bari devamını okumuş olayım diye düşündüm... Roman hem geçmişte (1946, 1953 gibi) hem de günümüzde (2022'de) geçiyordu, bir o tarihe birde günümüze gelerek hikayeyi anlatıyordu... Gretel'in 91 yaşındaki halini çok sevdim ama o yaş için çok enerjik hareketlere ve berrak bir akla sahip şekilde kurgulanmıştı, gerçek hayatta böyle kaç kişi olabilir diye de düşünmedim değil... umarım bu yaşa ulaşabilen herkes bu özelliklere sahip olabilir:)) Konu; suçluluk duygusunu ve yaşananlar herhangi bir insanın başına gelse farklı davranabilir miydi tartışmasını çok iyi anlatıyordu... çok sakin bir tonda ve akıcı yazılmıştı elimden bırakamadan okudum, herkese öneririm... Yazar: John Boyne Çevirmen : Olcay Mağ...

SANDRO VERONESI - Sinekkuşu

Resim
Bu kitabı; ilk yayımlandığı tarihte yayınevinin sitesinde görmüş ve çok beğenmiştim, hemen okumalıyım diye düşündüm ve aldım ama nedense elim bir türlü gitmedi (malum mu oldu nedir:)) ve yaklaşık yedi ay kitaplıkta bekledi... bu arada birkaç yerde çok güzel olduğuna dair yazılar okudum süper, ama sonuç o kadar iyi değil, 300 sayfalık romanı iki haftadır okumaya çalışıyorum nihayet bitirebildim... Şimdi roman deniliyor ama 2-3 sayfalık öyküler halinde yazılmış hepsinin başlığı ve tarihi var Marco Carrera ve ailesinin hayatından kesitleri geri dönüşlerle anlatıyor... kitabın sonundaki yazarın notunda, bazı bölümlerin öyküler halinde bir takım yerlerde yayımlandığından bahsediyor, sonrasında bunları romanına eklemiş... benim en hoşuma gitmeyen şey; hem öykü öykü gitmesi hem de aman buda eksik kalmasın diye her şeyin romana eklenmesi... o kadar kalabalık bir kitaptı ki inanamadım ne ararsanız var, 3 sayfa mobilya listesi bile mevcut (masa, sehpa, büfe.... yapım tarihi, üreten firma, han...

WOLFGANG SCHORLAU - Kreuzberg Blues

Resim
  W. Schorlau'nun son siyasi polisiyesi ile buradayım, bu kez Berlin'deki konut sorununu, kiraları artırmak amacıyla kiracıların zorla evlerinden çıkarılmak istenmesini konu ediyor... kitabın yazım aşamasının ortasında Covid pandemisinin patlaması nedeniyle araya birde bu konuyu eklemiş, aşı karşıtları, gösteriler, o sırada Almanya'da yaşananlara da değiniyor... ayrıca kapitalizmin vahşiliği/kötülüğü, derin devletin çevirdiği dolaplar, hayvan deneyleri, homosapiensin evrimleşmesi gibi yan konularda var, bu kez çok katmanlı bir roman olmuş... ''Almanya'da birkaç sene içerisinde, neredeyse sıfırdan devasa gayrimenkul holdingleri oluşmasını (......) ve onbinlerce konuta sahip olmasını hayretle izledim ve bu hayretim bugün de devam ediyor. Bunların hikayesi bana Rusya'yı hatırlatıyor. Burada da tıpkı Rusya'daki gibi, vaktiyle devlete ait olan büyük zenginliklere geceden sabaha sahip olan oligarklar ortaya çıktı. Karşılaştırma hiç de hatalı değil. Bugünün g...

LAWRENCE DURRELL - Clea

Resim
İskenderiye Dörtlüsü 4 Serinin son kitabı Clea'ya gelmiş bulunuyoruz; roman kötü bir zamana denk geldi, Ülkemizin halleri nedeniyle tam odaklanamadan okudum, başlarda çok bölük pörçük gittiyse de sonrasında toparlayabildim ama keşke diğerlerinin peşi sıra okusaymışım diye de düşündüm... Darley, Yunan adasındaki inzivadan, İskenderiye'ye savaşın göbeğinde hava saldırılarıyla geri döner... hem şehir hem de insanlar değişmiştir; Justine, Nessim, Balthazar, Pombal, Mountolive, Clea ve diğer tanıdıklarıyla yeniden karşılaşır, eskiden-şimdi kıyaslaması yapar, bu arada ölenler (özellikle Pursewarden) üzerinden geçmiş muhasebesine girişir... Serinin tamamında Pursewarden çok önemli yer tutuyor, Durrell neden kitaplardan birine (belki bu sonuncusuna) onun ismini vermemiş çok merak ettim (kendi gibi yazar ve diplomat olarak kurguladığı için yapmamış olabilir gerçi)... karakter olarak Pursewarden'ı çok ilginç bulduysam da, bu romanın tam ortasında onun günlüğünden, yazar/sanatçı...

BERNHARD SCHLINK - Gordiyon Fiyongu

Resim
Geçtiğimiz Kasım'da yazardan Olga romanını okuyup çok beğenince devam etmek istedim ve baskısı bulunan tek eseri Gordiyon Fiyongu'nu okudum... her yerde polisiye olarak geçiyor, bende o şekilde etiketledim ama daha çok casusluğa yakın duruyor... Roman 1988 yılında yazılmış, soğuk savaş döneminin son zamanları, kitabı okurken bunu hatırlamak gerekir diye düşünüyorum... Olga mükemmel bir romandı ondan sonra bu kitabı yorumlamakta zorlanıyorum, bu Olga'nın yanında çok hafif (hatta acemice denilebilir) kalıyor... Georg Polger'in mucize eseri aldığı, ücreti yüksek çeviri işinin ve ona bağlı olarak tanıştığı Françoise'ın göründüğü gibi olmadığını anlaması ile işlerin sarpa sarması peş peşe gerçekleşiyor... Georg saldırıya uğruyor, aşık olduğunu düşündüğü Françoise ortadan kayboluyor, hayatı tepetaklak oluyor ve Georg ne yapacağını bilmez bir biçimde kalıyor... Françoise hakkında çok az şey biliyor ama ufak bir ipucu onu New York'a götürüyor, orada kızın izini bu...

ALDOUS HUXLEY - Cesur Yeni Dünya

Resim
  Nasıl kadersiz bir Ülkeyiz, nasıl bir felakettir bu, sözün bittiği yerdeyiz maalesef... Kitap tanıtımlarını çok uzun anlatmıyorum ama şu an hiç bir şey yazacak halim yok... zaten kitabı da hemen herkes biliyordur... ben distopyanın bir çok önemli eserini okuyup bu faslı bitirmiştim, geriye bir tek bu kitap kalmıştı eksik olmasın diye okudum ama sevdim denilemez... nihayetinde önemli bir eser, distopyaya meraklı iseniz deneyebilirsiniz... Yazar: Aldous Huxley Çevirmen : Ümit Tosun Özgün Adı: Brave New World Sayfa Sayısı : 333 Basım Yılı : 2013 (9. Baskı) Yayınevi : İthaki Cesur yeni Dünya bizi 'Ford'dan sonra 632 yılına' götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, 'annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipn...