Kayıtlar

LEÏLA SLIMANI - Gulyabaninin Bahçesi

Resim
Geçen sene yazarın Hoş Nağme isimli romanını okumuş; hem yazarı hem de kitabı çok başarılı bulmuştum... yazarın dilimize çevrilmiş bir tane daha kitabı vardı onu da okumak istedim ve çok beğendim... Hoş Nağme'de gerçek olaylardan esinlenmiş diyordu bunda öyle bir ibare yok kurgu gibi gözüküyor ama bana çok gerçek geldi, sanki birisi başından geçenleri anlatıyor gibiydi veya bir psikiyatr hastalarından birinin hikayesini anlatıyor gibi, inanılmaz buldum...
Arka kapağa baktığımda sanki şehirli evli-çocuklu bir kadının bunalıma kapılıp kocasını aldatmasını konu ediyor gibi düşündüm ama öyle değil... ciddi/ağır bir psikolojik rahatsızlığı olan bir kadının hayatı anlatılıyor... önce Adèle çift kişilikli gibi geldi bana ama değil, başka bir sorunu var ve benim psikolojik bilgim bulmaya yetmedi hatta keşke bu konuda eğitim almış olsaydım da çözümleyebilseydim diye düşündüm...
Yazarın ilk romanıymış ama mükemmeldi çok sevdim, keşke biraz daha uzun olsaydı, daha derine inseydi diye istedim…

SONER YALÇIN - KARA KUTU Yüzleşme Vakti

Resim
Bir virüs salgını ile uğraştığımız bu zamanda, günün anlam ve önemine binaen Soner Yalçın'ın ilaç sektörünü anlattığı Kara Kutu kitabını okumak istedim... ''Karşınızdaki manzara çöküşe işaret ediyor; Türkiye'yi çökertiyorlar. Bozarak insanımızı öldürüyorlar. Kurşundan beter bir ölüm bu; acılar içinde. Bilincimizi, belleğimizi yıktılar. Sürü yaptılar insanoğlunu; doktorumuzu cahilleştirdiler maalesef; yabancılaştırdılar kendine ve mesleğine. Acı çekerek yazdım elinizdeki kitabı... Mesleki ihaneti durdurabilmek umuduyla... Her çöküşte bir kurtuluş vardır çünkü...(syf:534)'' diyor yazar kitabın son bölümünde... ve bu virüs her şeyi değiştirdi; şimdi tüm dünyayı saçma sapan uydurulmuş hastalıklarla ''endüstriyel tıbba'' mahkum eden Saklı Seçilmişler kurtarsınlar bakalım bizi (kendilerini de tabii) bu beladan...
''Bu kitap, ilaç sektöründe neler olduğunu halkın öğrenmesi için yazıldı... Bu kitap, tıp olgusuna ezberletilmiş kalıplar dışında bak…

SANDRA REGNIER - PAN'ın Karanlık Kehaneti

Resim
PAN ÜÇLEMESİ II. KİTAP
Serinin ikinci kitabı yeni yayımlandı, hemen alıp okumasam olmazdı ve bundan önceki China Miéville'in kitabının çok uzun sürmesinden sonra hızlıca okunabilen bir roman çok iyi geldi...
İlk kitapta Felicity, Leander ile tanışmış, onun Elf olduğunu öğrenmiş ve kendisinin de Seçilmiş olduğu söylenmişti... Leander'le birlikte bir sürü macera yaşamış ve başına gelmeyen kalmamıştı... bu kitapta ise bir elfin öldürülmesi ile suçlanıyor, Leander onu temize çıkarmak için bir takım ipuçlarının peşinden koşarken kayboluyor... Felicity ise hem Leander'i bulmak hem de denetleyemediği yeteneğiyle durup dururken geçmişe giderken Marie Antoinette ile karşılaşıyor ve hikaye devam ediyor...
İlk kitaptaki gençlerin (günümüzde geçen) okuldaki ilişkileri bana biraz fazla (gereksiz) gelmişti, devamında olmayacağını düşünüyordum ama bunda da ilk kitaptaki kadar var... anladığım kadarıyla fantastik hikaye ile günlük olaylar yarı yarıya tüm kitaplarda yer alıyor... ben fantasti…

CHINA MIÉVILLE - Demir Konsey

Resim
China Miéville'nin Yeni Crobuzon serisinin üçüncü kitabı Demir Konsey'i de okumuş bulunuyorum... bundan önceki iki kitabı (Perdido Sokağı İstasyonu ve Yara) çok çok sevmiştim, bu romanında -olumsuz bir yorum okumama rağmen- iyi çıkacağını düşünüyordum ve ilk 150 sayfa mükemmeldi, çok severek okuyordum ki ''Anımsama/Ebedi Tren'' isimli geçmişin anlatıldığı bir bölüm başladı ve ben yere çakıldım... yaklaşık 140 sayfa ne kadar sıkıcıydı, ne kadar uzun sürdü anlatamam ve kaç kere bırakayım artık diye niyetlendiysem de bir şekilde bu bölümü geçmeyi başardım... kalan kısım fena değildi, en azından sıkılmadan okuyabildim...
Nasıl oluyor da öncekiler fevkalade iyiyken bu son kitap bu kadar sıkıcı/vasat bir halde olabiliyor bir türlü aklım almadı... üstelik konu bir devrimin örgütlenmesi, heyecanlı, hareketli, peşinden koşturan şekilde olmalıydı ama sonuç inanılır gibi değil... kitabı bitirmiş olmamı başarı olarak addediyorum fakat ciddi bir zaman kaybı olduğu da ortada…

HELEN HOLLICK - EMMA Sonsuz Kraliçe

Resim
Bu romanı indirimliler arasından sudan kitap diye almıştım, hani tarihi romantik hikayeler kategorisinde olanlardan, okuyup geçecektim... fakat öyle değilmiş gerçek bir tarihi karakteri anlatıyor; Normandiyalı Emma'yı (~985 – 1052) ve İngiltere tarihinde Vikinglerle içiçe geçen 1002-1042 yılları arasını anlatıyor...
Normandiya Dükü II. Richard'ın kızkardeşi olan Emma siyasi ittifak amacıyla 1002 yılında Wessex Hanedanı'dan İngiltere Kralı olan Ethelred ile evlenir, bu evlilik 1016'da Ethelred'in ölümüne kadar sürer. Daha sonra İngiltere'yi istila eden Viking kralı Cnut ile evlenir ve 1017-1035 yılları arasında da bu evlilik devam eder... Cnut'tan olan oğlu Harthacnut ve Ethelred'den olan oğlu Edward sırasıyla kral olur ve Emma iki kralın eşi, iki kralın annesi olarak uzun süre hüküm sürer. Kendi hayatını anlattığı Encomium Emmae Reginae isimli bir eser yazdırır ve Emma  görsel olarak temsil edilen en erken ortaçağ kraliçelerinden biridir. 
Kitapta bir ka…

NABİZADE NÂZIM - ZEHRA

Resim
Klasik eserlerimizden yavaş yavaş okumaya çalışıyorum, fuardan iki tane kitap almıştım bunlardan biri Zehra... çok kıskanç ve hırslı bir kadın olan Zehra kendini terk eden kocasından intikam almak için bir plan yapıyor ve dram üstüne dram, intikam üstüne intikam, aptallık üstüne aptallık ve herkes telef oluyor...
Yazar Monte Kristo Kontu'ndan biraz etkilenmiş gözüküyor ama hikayenin sonunu sevdim, elde var sıfır olsa da gerçekçiydi... İstanbul'un semtlerini ve Tulumbacıları anlattığı bölümler çok iyiydi...
19. yüzyıl İstanbul'u düşünüldüğünde buna benzer hikayeler mutlaka gerçek hayatta da yaşanmıştır ama iş okumaya geldiğinde aptallık boyutu bana bazen fazla geliyor ve konuyu sevmiyorum... bu romanda da başıma gelen bu: hikayeyi bir türlü sevemedim... ama nihayetinde klasik bir eser deneyebilirsiniz...
Yazar: Nabizade Nâzım
Günümüz Türkçesi: Esra Derya Dilek Sayfa Sayısı: 144 Basım Yılı: 2019 (2. Baskı) Yayınevi: T. İş Bankası
Zehra, Tanzimat edebiyatının temel dinamiklerini en…

RAFIK SCHAMI - SOPHIA veya Tüm Hikayelerin Başlangıcı

Resim
Rafik Schami 1946’da Şam’da Hristiyan bir Arap ailede dünyaya gelmiş ve üniversite eğitimini Şam'da tamamlamıştır. 1971’de Almanya’ya göç eden ve 2002'den bu yana Bavyera Güzel Sanatlar Akademisi üyesi olan Schami, Avrupa'daki göçmen edebiyatın önemli temsilcilerindendir. Roman, öykü, tiyatro oyunu, ve çocuk hikayelerinden oluşan eserleri yirminin üzerinde dile çevrilmiş; aralarında Zürih Çocuk ve Gençlik Kitabı ödülü, Hermann Hesse ödülü ile Independent Publisher Book Awards Altın Madalyası'nın bulunduğu sayısız ödüle layık görülmüştür. Schami’nin yayınlanmış eserlerini şöyle sıralayabiliriz: “Bir Avuç Yıldız” (1987), “Gece Masalcısı” (1989), “Dürüst Yalancı”(1992), “Sevginin Karanlık Yüzü” (2004), “Yüreklerdeki Şam” (2006), “Hattatın Sırrı” (2008), “Kocasını Bit Pazarında Satan Kadın” (2011), “Makarna Salatası Adında Bir Alman Tutkusu” (2012), “Cesaret, Onur ve Söz” (2013), “Sofia, veya Tüm Öykülerin Başlangıcı” (2015)
Yukarıda özgeçmişini gördüğünüz yazar cazip geld…