Kayıtlar

JEONG YOU JEONG - İYİ EVLAT

Resim
Bu romanı kütüphaneden aldım, kapak çok iticiydi önce boşver diye düşündüm ama yazarın Güney Kore'li olması çok cazip geldi, beğenmezsem yarım bırakırım dedim ve buradayız... ilk cümle olarak yazayım hem kitap hem de yazar fevkalade iyiydi, çok çok sürükleyiciydi, elimden bırakamadan okudum ve çok beğendim... bu sefer iyi ki ilk aklıma gelen boşver kelimesine takılmamışım:)) Konu; psikolojik gerilim olarak etiketlenebilir, çocukluğundan itibaren nöbet geçirdiği için ilaç kullanan Yucin kan kokusuyla uyanıyor, önce yine nöbet geçirdiğini ondan kalan hayal mi gerçek mi olduğunu bilmediği görüntüleri kafasında kurduğunu düşünüyor, yatağından kalkıyor üstü başı yapış yapış kurumuş bir tabakayla kaplı, yatağı yorganı kan içinde, yerde kanlı ayak izleri var... bir önceki geceye dair hiç bir şey hatırlamıyor alt kata iniyor ve yine her yer kanla kaplı, yerde kan gölü içerisinde biri yatıyor... devamında Yucin'in her şeyi hatırlamaya çalışmasını, katilin kendisi mi olup olmadığını çö...

YUKİO MİŞİMA - Meleğin Çürüyüşü / BEREKET DENİZİ 4

Resim
2009'da başladığım Bereket Denizi okumalarımı nihayet tamamladım... ben 5-10 yıl aralıklarla okudum ama peş peşe okunsa daha iyi olur, kitaplar tek başına okunabiliyor o sorun değil ama karakterleri hatırlamak açısından daha avantajlı olur... gerçi bende hatırlama süreci romanı sevip sevmemem ile doğru orantılı, en çok Kaçak Atlar'daki İsao'yu hatırlıyorum mesela, geçen sene okuduğum Şafak Tapınağı'ndaki her şey ise çok silik... hoşlanma durumum şöyle; en çok 2. Kitap Kaçak Atlar'ı sevdim, sonra 1. Kitap Bahar Karları, sonra 4. Kitap Meleğin Çürüyüşü geliyor, 3. Kitap Şafak Tapınağı ise en sonda yer alıyor (onu sevmedim zaten)... ''Kulak kesilmiş dinleyen Toru'ya anlatıp dururken, aslında bütün bu uyarıların Kiyoaki, İsao ve Ying Çan için olduğunu düşünüyordu Honda. Evet onlarla konuşması gerekirdi. Onları alın yazılarının peşine takılıp uçmaktan alıkoyacak, kanatlarını kopartacak, gökyüzüne yükselmelerini engelleyecek, kalabalık yığınlarla birlikte yü...

MARGARET MAZZANTINI - sakın kımıldama

Resim
Bu kitabı yayımlandığı yıllarda okumak istemiştim ama cerrah bir babanın çocuğunun ölüm kalım mücadelesi ile karşı karşıya kalması fikri bana çok can acıtıcı gelmişti öylece bırakmıştım... şimdi ise neden bu kadar geç kalmışım diyorum, mükemmel bir romanmış, keşke zamanında okusaymışım... Kızı ameliyatta iken ve durumun vahametini çok iyi bilen (muhtemelen öleceğini düşünen) baba, kızına kendi hayatını anlatıyor (kendi kendiyle konuşuyor da diyebiliriz) muhteşemdi, çok beğendim... elimden bırakamadan okudum, yazarın diğer kitaplarından devam edeceğim, size de kaçırmayın okuyun diyorum... Yazar: Margaret Mazzantini Çevirmen : Meryem Mine Çilingiroğlu Özgün Adı: Non ti muovere Sayfa Sayısı : 292 Basım Yılı : 2011 Yayınevi : Doğan Kitap "Kitabı okurken sanki içimden bir şeyler koptu ve bu rolü ben oynamalıyım dedim."  Penélope Cruz Başarılı cerrah Timoteo'nun çalıştığı hastaneye yaralı bir kız getirilir. On beş yaşındaki genç kız geçirdiği kaza sonucu beyin travma...

MAHFİ EĞİLMEZ - SAHTE SULTAN

Resim
2008'de M.Eğilmez'in Anitta’nın Laneti ve Hattuşa’dan Kaçış kitaplarını okumuş ve beğenmiştim bu seferki romanı da kütüphanede gördüm iyidir herhalde diye düşünerek hadi okuyayım dedim... öncelikle bu bir üçlemenin 2. kitabıymış, (son zamanlarda tam ortadaki kitabı bulmak gibi bir terslik oluştu:)) ve yine kitabın üzerinde buna ilişkin bir ibare yok... diğerleri Inferis (1. Kitap), Fon (3. Kitap) şeklinde... tek başına okunabiliyor sorun olmadı ayrıca polisiye olarak bana çok zayıf geldi her şeyi kolaylıkla tahmin ediyorsunuz tek başına okunmasaydı bile problem olmazdı... sanki yazar ülkenin sorunlarını (ekonomik, sosyal, siyasal), anlatmak istiyor da polisiyeyi de fon olarak kullanmış gibiydi, pek hoşuma gitmedi... keşke hiç konu değiştirmeyip Hititlerden devam etseydi daha iyi olurdu... Yazar: Mahfi Eğilmez Sayfa Sayısı : 328 Basım Yılı : 2021 Yayınevi: Remzi Kitabevi On dokuzuncu yüzyılda padişahın davetiyle İstanbul’a gelmiş bir İtalyan ressamın, kayıp olduğu düşünüle...

JAVIER CERCAS - SAHTEKÂR

Resim
Salamina Askerleri 'ni okuduğumdan beri yazara devam etmek istiyordum, kitabı da seçmiştim (Sahtekâr) ama gerçekleştirmem iki yılı buldu... bu gerçeğe dayalı bir anlatı; arka kapak açıklamasından da görüleceği üzere Enric Marco Batlle'nin (1921-2022) hayatını (kurgulamasını) anlatıyor... Enric Marco'nun özgeçmişi kısaca şöyle: II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından Flossenbürg toplama kampında hapsedildiğini iddia eden Katalan bir sahtekar ve eski sendikacıydı. Barselona'da doğan Marco, yabancı işçi olarak Almanya'ya gönüllü olarak gitmiş ve hiçbir zaman toplama kampında tutulmamıştır. İspanya'nın demokrasiye geçişinden sonra, Ulusal İşçi Konfederasyonu'nun (CNT) genel sekreteri olarak kısa bir süre görev yaptıktan sonra, Holokost'tan sağ kurtulma öyküleriyle tanınmıştır. Katalan hükümeti tarafından Creu de Sant Jordi ödülüne layık görülmüş ve Nazizm kurbanlarının İspanyol örgütü olan Amical de Mauthausen'in başkanı olmuştur . 2005 yıl...

HARLAN COBEN - SENİ BULACAĞIM

Resim
Bir önceki roman biraz uzun sürünce koşa koşa yaz kitaplarına yöneldim... Harlan Coben, bir günde bitti uğraşmanıza gerek kalmıyor, okuyup geçiyorsunuz... konu aşağıda var, kolay okunan bir kitap arıyorsanız olur... Yazar: H arlan Coben Çevirmen : Derya Engin Nalıncı Özgün Adı: I Will Find You Sayfa Sayısı : 368 Basım Yılı : 2024 Yayınevi : Otantik  Görmek yeteri kadar sağlam bir kanıt mıdır ölümü kabullenmek için? Anlatılana göre çığlık atmaya başlamışım. Polis beni böyle bulmuştu. Çığlık atarken, çığlıklar her yanımı saran cam kırıklarına dönüşmüştü. Sanırım bir noktada çığlık at¬mayı bıraktım. Belki ses tellerim koptu, bilemiyorum. O çığlıkların yankısı peşimi hiç bırakmadı. Kendi oğlunu öldürmek suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılan masum baba David Burroughs, oğlunun hâlâ hayatta olabileceğine dair kanıtlar alır. Geçmişten gelen bu ipucu David’i harekete geçirir. Acı içinde, bir o kadar da acınacak halde tükenen yılların hesabını soracaktır. İlk olarak hapishaned...

MONIQUE TRUONG - En Tatlı Meyveler

Resim
Patrick Lafcadio Hearn , Japon adıyla Koizumi Yakumo (1850-1904), Yunanistan'ın Lefkada adasında İrlandalı bir baba ile Yunan bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ardından bir dizi karmaşık çatışma ve olay onun Dublin'e taşınmasına neden oldu ve daha sonra annesi, ardından babası ve son olarak büyük teyzesi tarafından terk edildi. 19 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve burada önce Cincinnati'de ve daha sonra New Orleans'ta bir gazete muhabiri olarak iş buldu. Oradan muhabir olarak iki yıl kaldığı Fransız Batı Hint Adaları'na ve ardından hayatının geri kalanını yaşayacağı Japonya'ya gitti. Hearn, Japonya'da bir Japon kadınla evlendi, ondan dört çocuğu oldu. Japonya hakkındaki yazıları Batı dünyasına, o zamanlar büyük ölçüde bilinmeyen ama büyüleyici bir kültüre bir bakış sundu. (Vikipedi) Bu kitap yukarıda özgeçmişini gördüğünüz yazar Lafcadio Hearn'ün hayatını anlatıyor ama klasik bir biyografi değil... hayatına giren kadınl...