Yayınlar

GEORGE ELIOT - SILAS MARNER

Resim
George Eliot'un başyapıtı Middlemarch'ı yakın zamanda okuyup çok beğenince devam edeyim dedim... bu romanın konusu aşağıda var ilave bir şey yazmayacağım... Silas Marner'i de beğendim, sadece bu kitaptaki dine/kiliseye dair kısımlardan sıkıldım biraz, çeviriyi de çok sevemedim ama okumamı pek fazla kesintiye uğratmadı... sonuç olarak güzel bir klasik okuyun derim... Yazar:George EliotÇevirmen: Cem AlpanÖzgün Adı: Silas MarnerSayfa Sayısı: 248Basım Yılı: 2020 (4. Baskı) 2011 (1. Baskı)Yayınevi: Can
Yıllar önce, haksız yere hırsızlıkla suçlanarak Kilise cemaatinden kovulan dokumacı Silas Marner, gönüllü sürgün olarak Raveloe köyüne yerleşir. Köy halkıyla görüşmeyen, özel yaşamını sır gibi saklayan dokumacı için hayat, sabahtan akşama kadar tezgâhı başında çalışmaktan ve kazandığı paraları biriktirmekten ibarettir. Ama günün birinde altınlarının çalınması ve çok kısa bir süre sonra da evinin yakınlarında annesi ölen bir bebeğin emekleyerek kapısına gelmesiyle yaşamı ve dünyaya …

STUART TURTON - Evelyn Hardcastle'ın Yedi Ölümü

Resim
Bu kitap; Widnes/İngiltere'de doğan ve Liverpool Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı ve Felsefe eğitimi alan Stuart Turton'ın ilk romanıdır... yazar Şangay ve Dubai'de yaşamış, Londra'ya döndükten sonra bu romanı yazmıştır... İthaki Yayınları internet sitesini güncellemediği için ne romanı ne de yazarı bulabildim onun için yukarıdaki kadar bilgi verebiliyorum (ben çoğunlukla yazara göre okuduğum için blogda yazarları tanıtmak istiyorum bunu da not olarak yazayım)...Gelelim kitaba; fantastik/polisiye/gerilim türünde bir roman bu, karmaşık bir kurgusu var, ''yarın yeni bir gündür, farklı durumlar olabilir'', ''herkes yanlış davranışlarının/kararlarının cezasını çeker/çekmelidir'', ''hep aynı kararları verirsen aynı sonuçlara ulaşmaktan kurtulamazsın'' gibi gibi önermeleri hikayelendirmeye çalışıyor...Romanı okumaya başladığımda her nedense konunun Evelyn ile başlayacağını, ana karakterin o olduğunu düşünüyordum ama öyle …

MİTHAT CEMAL KUNTAY - ÜÇ İSTANBUL

Resim
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş yıllarında geçen bir hikaye anlatıyor Mithat Cemal Kuntay, çok sayıdaki karakterle memleketin nasıl içten içe çürüdüğünü göz önüne seriyor... karakterlerinin neredeyse hepsi süfli insanlar, yalnız kendi çıkarları için fırıldak misali hareket ediyorlar... işin en acı tarafı ise sanki aradan bir asırdan fazla zaman geçmemiş gibi manzaranın bugünümüze çok benzemesi... okurken çok rahatsız oldum, tıpkı Osmanlı gibi bizde tepetaklak gidiyoruz ve farkında değiliz... roman iyi, ibret için okunmalı...
Yazar: Mithat Cemal KuntaySayfa Sayısı: 576Basım Yılı: 2020 (11. Baskı) Yayınevi: Oğlak Yayınları
Türk romanının kilometre taşlarından biri daha Oğlak Klasikleri arasında...

Yirmiyi aşkın, önde gelen roman kahramanı, bir romanı roman yapan bütün ruh çözümlemeleriyle karşınızda. Bir o kadar sayıda gerçek tarihi kişilikler ile başka yardımcı unutulmaz tipler romana ustaca yedirilmiş... Simsiyah ve 33 yıl sürmüş Abdülhamit dönemi baskısıyla "İstibdat İstanbul&#…

PER PETTERSON - REDDEDİYORUM

Resim
Norveçli yazarları sevdiğim için Per Petterson'ı okumak istiyordum ama kitapları arasından bir türlü seçim yapamadım ve bugüne kaldı... bizde yayımlanan 4 romanın içinde konusu en cazip geleni olan Reddediyorum'u okudum...Roman, çocuklukları binbir güçlükle birlikte geçen iki arkadaşın (ve ailelerinin) birbirlerinden ayrıldıktan sonra hayatlarının hangi yöne ilerlediğini geri dönüşlerle anlatıyor... diğer Norveçli yazarlarda olduğu gibi bu kitapta da kesif bir yalnızlık teması var, bu yönüyle Kjersti Skomsvold'a benzettim biraz...Hem konu itibariyle hem de anlatımıyla beğendiğim bir roman oldu ama sonu çok zayıf kaldı, sanki yazar sonunu tamamlamaya üşenmiş öylece bırakmış gibi... kitabın sonunun okuyucuya bırakılmasına karşı değilim hatta böyle kitapları daha çok seviyorum ama bu öyle değildi sanki yazmayı unutmuş gibiydi... yine de hikayeyi sevdim, oldukça akıcı yazılmıştı merakla okudum, size de öneririm... Yazar:Per PettersonÇevirmen: Banu Gürsaler SyvertsenÖzgün Adı: J…

ISABEL ALLENDE - Denizin Altındaki Ada

Resim
Isabel Allende'den okuduğum her kitapta, yazara daha bir bağlanıp daha çok seviyorum... ve yine bitmesin diye azar azar okumak istedim ama olmadı, elimden bırakamadım...Roman 1770 yılında Saint-Domingue'da başlıyor, 1810 yılında New Orleans'da bitiyor... Haiti Devrimi(*) ve siyahi komutanlardan en başarılısı olan Toussaint L'Ouverture'ün de arka planda yer aldığı gerçek kişi/olayların üzerine kurguladığı mükemmel hikayesiyle hem o dönemi, hem de köle hareketlerini bize anlatıyor...Toulouse Valmorain, Fransa'dan Saint-Domingue'ya 1770 yılında 20 yaşındayken gelir, bir şekerkamışı plantasyonun sahibi olan babası gelişinden kısa süre sonra ölür ve hem plantasyon, hem bir sürü köle, hem de babasının borçları kendisine kalır... bir kaç yıl içinde plantasyonu hale yola sokar, babasının borçlarını öder ve işini daha da geliştirmek için uğraşır... kendini kölelerine karşı hakkaniyet sahibi bir efendi olarak görmektedir, çünkü diğer çiftlik sahipleri kötünün de k…

MAJ SJÖWALL- PER WAHLÖÖ / Kanaldaki Kadın - Martin Beck Serisi 1

Resim
Ne yazarlardan ne de bu polisiye seriden haberim vardı, geçen ay edebiyathaber'de serinin 6. kitabına dair tanıtımı okuyunca özellikle yazarları ilgimi çekti ve Savoy Cinayeti isimli bu romanın konusu da iyi gözüküyordu okuyayım dedim... fakat 10 kitaplık bir seriymiş, ortasından başlamak istemedim ve ilk kitabı aldım, seversem devam ederim diye düşündüm...Sonuç; 9 tane daha kitap okumaktan kurtuldum... o kadar basit yazılmış bir kitapmış ki hayal kırıklığımı ifade edemiyorum... tamam polisiye benim tutkunu olduğum bir tür değil ama bu kadar vasatına da rastlamamıştım daha önce... o kadar ödülü neye göre almış hiç bilemedim, kolay okunuyor (en azından zaman harcamadım) ama okumasam da olurmuş...

Yazar:Maj Sjöwall – Per WahlööÇevirmen: Bilge Turan Zourbakis Özgün Adı: RoseannaSayfa Sayısı: 336Basım Yılı: 2019Yayınevi: Ayrıksı KitapBir Modern Polisiye Klasiği: Martin BeckEğer bir modern polisiye klasiği arayacak olursanız bu Martin Beck serisi olacaktır. On kitaptan oluşan bu seri Ko…

ALESSANDRO MANZONI - Nişanlılar

Resim
''Alessandro Manzoni (1785-1873) kendi ömrü sırasında çoğu yazarın imreneceği, yalnız ulusal bağımsızlık savunucuları, çağının ötesinde ruhani liderler ve toplumsal reformun önderlerine layık görülen türden bir itibar edinmişti. Seksen sekiz yaşında hayata gözlerini yumduğunda, İtalya'da bir gün ulusal yas ilan edilmişti. Okullar ve üniversiteler kapatılmış, tiyatroların ışıkları yakılmamıştı. Süvari taburunun başını çektiği muazzam bir cenaze alayı, tabutunun peşinde ilerleyen devlet bakanları ve İtalya kraliyet ailesi üyeleriyle birlikte Manzoni'nin memleketi Milano'nun sokaklarından geçmişti. Onunla tanıştıktan sonra ''Eğer ki bir insana tapınmak hoşgörülebilir olsa, ayaklarına kapanırdım'' diyen Giuseppe Verdi, bir yıl sonra ihtişamlı ''Requiem''ini Manzoni'nin anısına ithaf etmişti.O zamandan beri yazar, klasikler içinde yerini hiç kaybetmedi. Bir deste şiir, birkaç tragedya, bir tarihi makale, bir dini inceleme ve tek bir r…