Kayıtlar

İsmail Güzelsoy etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İSMAİL GÜZELSOY - HATIRLA

Resim
Yukarıda görüldüğü üzere İsmail Güzelsoy 'dan dördüncü kitabımı okumuş bulunuyorum... ilk okuduğum Saf hariç diğerlerinin tamamı Fenni Sihirler başlığını taşıyor, tam bir seri gibi değil ama bazı karakterler, bazı konular ortak ve kitaplar bu yolla birbiri ile ilintilendiriliyor... mesela bu roman Değmez 'in başına bağlandı, arada Gölge 'deki karakterlerde karşıma çıktı... Fenni Sihirler'de toplam kaç kitap var, hangi romanla başlıyor bilmiyorum ve bende ilanihaye devam edecekmiş gibi bir his oluşturdu...  Bu girişten sonra konuya gelirsek; Kars'ta 1955 yılında başlıyor, yeni doğmuş çocukların kaderlerini söyleyen yaşı belirsiz çok çok yaşlı bir kadın, gaddar, zalim, halka kök söktüren bir vali, anasından dayaktan başka bir şey görmeyen buna rağmen şarkı söylemeyi, kendi kendine dans etmeyi, çamurdan figürler yapmayı seven cahil bir kız, kaderi olmadan doğduğu rivayet edilen, köyün delisi olarak görülen, çirkin ama temiz kalpli bir adam, acayip bir kedi gi...

İSMAİL GÜZELSOY - GÖLGE

Resim
Bazı yazarların kitaplarını anlatmakta zorlanıyorum İsmail Güzelsoy da onlardan biri... nereden başlayacağımı bilemiyorum, hadi başladım diyelim sanki hep bir eksik nokta kalacak veya hissettiklerimi anlatamayacağım gibi oluyor... ben yazarın son kitaplarından okumaya başladım ve bu üçüncü kitap... bu sefer keşke baştan sırasıyla okusaymışım diye düşündüm, kitaplar seri değil ama bazı karakterler, bazı konular ortak ve sanki öncesini bilseydim iyi olurdu gibi geldi... Kitaba gelirsek; ‘’Bir gün, hoca efendi bir kitapta ‘’Maymun fuhşa âlet olur’’ diye bir bend okumuş, asabiyetinden ateş kesilmişti; hemen arkasına binlerce insan toplayarak Azapkapısı çarşısına gitmiş, maymuncu dükkanlarını basmış, ne kadar maymun varsa yakalatıp biçare hayvanları oradaki ağaçlara astırarak idam ettirmişti. Reşat Ekrem Koçu’’   açılış paragrafıyla başlıyor ve bu katliamdan (*)  kurtulan küçük bir maymun, 7-8 yaşlarındaki -ne yaptığı bilinmez bir adamın ve sakat bir dedenin yanında, dallara g...

İSMAİL GÜZELSOY - DEĞMEZ

Resim
Bu kitabı anlatmak zor ama söylemesi kolay olan romanın muhteşem olduğu... bu sene rastladığım en iyi kitaplardan biri yine... ne anlattığını tam olarak ifade edemiyorum belki ama bitirdikten sonra sahip olduğum his inanılmaz... tıpkı bir şölen sofrasından kalkmak gibi... çok katmanlı bir roman bu; ölümü, aşkı, dostluğu,  istisnai insanları,   sosyalistleri (ülkemizin buna tekabül eden yıllarını), tıp bilimini, resim ve edebiyatı, velhasıl insana dair ne varsa anlatıyor... arada ufak tefek fantastik öğeler de var... bir de romanın zamansızlığı çok güzel, bazı bölümleri memleketin 1940-50’li yıllarını işaret ediyor ama bütünü her zamanda olabilir şekilde yazılmış... insanın ölümü yenmek için yapmaktan çekinmeyeceği şeyleri görüp, aşkın büyüklüğü karşısında şaşırıyorsunuz...  hayatın anlamını bulduğunuzu düşünüp, buna değmediğinin farkına varıyorsunuz... kitabı o kadar çok sevdim ki anlatmak için yazdığım cümleler yetersiz kalıyor... İki yıl önce yazarla  ...

İSMAİL GÜZELSOY - Saf

Resim
İsmail Güzelsoy’dan daha önce okumamıştım...Şaman hikayelerini çok severim bu kitabın tanıtımını görünce de hoşuma gideceğini düşündüm... ama şuan ne diyeceğimi pek bilemiyorum.. romanı hem sevdim hem hem sıkıldım sanki... Hikaye 12. yüzyılda geçiyor ana hatlarıyla ama bazen bir zamanı yokmuş gibi de geliyor... sıfırı anlatıyor yani öncesiz ve sonrasız olanı,  hiçliği... bir yandan da bir yol romanı bu Anadolu'dan Semerkand’a, Buhara’ya kadar... ayrıca ‘’aşk’’ı anlatıyor, gerçek aşkı... roman bir masal tadında ve yer yer fantastik öğelerle anlatılmış.. buraya kadar her şey iyiydi ama ben  pek romanın içine giremedim, kaptırıp okuyamadım... ki sürükleyici bir anlatımı vardı... diğer yandan romanın ana karakteri Subala hem ‘’saf’’ hemde ‘’bilge’’ konumunda... ben onu ‘’saf’’ olarak hiç göremedim mesela... Şaman’ın insana dair sözleri ise çok anlamlıydı, bu bölümler çok hoşuma gitti. Velhasıl bu roman için iyiydi kötüydü gibi net bir şey söyleyemiyorum... vasat da değil...