Kayıtlar

Ayrıntı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

LEÏLA SLIMANI - Gulyabaninin Bahçesi

Resim
Geçen sene yazarın Hoş Nağme isimli romanını okumuş; hem yazarı hem de kitabı çok başarılı bulmuştum... yazarın dilimize çevrilmiş bir tane daha kitabı vardı onu da okumak istedim ve çok beğendim... Hoş Nağme'de gerçek olaylardan esinlenmiş diyordu bunda öyle bir ibare yok kurgu gibi gözüküyor ama bana çok gerçek geldi, sanki birisi başından geçenleri anlatıyor gibiydi veya bir psikiyatr hastalarından birinin hikayesini anlatıyor gibi, inanılmaz buldum... Arka kapağa baktığımda sanki şehirli evli-çocuklu bir kadının bunalıma kapılıp kocasını aldatmasını konu ediyor gibi düşündüm ama öyle değil... ciddi/ağır bir psikolojik rahatsızlığı olan bir kadının hayatı anlatılıyor... önce Adèle çift kişilikli gibi geldi bana ama değil, başka bir sorunu var ve benim psikolojik bilgim bulmaya yetmedi hatta keşke bu konuda eğitim almış olsaydım da çözümleyebilseydim diye düşündüm... Yazarın ilk romanıymış ama mükemmeldi çok sevdim, keşke biraz daha uzun olsaydı, daha derine inseydi d...

CHRISTIAN JUNGERSEN - Kayboluyorsun

Resim
Danimarkalı yazar Christian Jungersen 10 Temmuz 1962'de Kopenhag’da doğdu. İletişim eğitimini ve sosyoloji yüksek lisansını Roskilde Üniversitesi’nde bitirdikten sonra –hiçbiri sahnelenmeyen– senaryolar yazdı; metin yazarlığı, TV senaryo danışmanlığı yaptı ve sinema dersleri verdi. İlk romanı Çalılık (1999) eleştirmenler tarafından beğenilmekle kalmadı, Danimarka En İyi İlk Roman ödülüne de değer görüldü ve ulusal çok satanlar listesine girdi. Başarısı Jungersen’e Danimarka Sanat Vakfı’nın verdiği üç yıllık yazarlık bursunu da kazandırmıştı. Böylece ona büyük bir başarı getiren ikinci romanı İstisna’ya başladı. İstisna 2004 Ekim ayında yayınlanmasından sonra, Danimarka çok satanlar listesinde tam 18 ay ilk sırada kalarak başka hiçbir romanın erişemediği bir başarıyı yakaladı. Yirmiden fazla dile çevrildi, çok sayıda ödülün sahibi oldu. Son romanı Kayboluyorsun (2012) ile başarısını sürdüren Jungersen halen Akdeniz’de, Malta adasında yaşıyor. Kuzey yazarlarından devam ediyoru...

JULIAN BARNES - Bir Son Duygusu

Resim
J. Barnes'dan 2016'da Zamanın Gürültüsü 'nü okumuş çok beğenmiştim, o yüzden başka bir kitap daha okumak istedim ve Bir Son Duygusu'nu seçtim... bu kitabı alalı çok oluyor, ilk denememde; 3-5 sayfa okuduktan sonra hiç bana hitap etmiyor gibi gelmişti ama herhalde zamanlamam doğru değil diye düşünmüştüm... şimdi okuyup bitirdikten sonraki sonuç yine aynı, zamanlama ile alakası yok romanı hiç sevmedim, ilk duygum doğruymuş... Tony Webster'in (belki de yazarın kendisinin) varoluş sorunlarından bana daral geldi, basit haliyle yazarsam gençken ben kimdim? 60 yaşında kimim? diye diye sonuna geldik... yaklaşık 50 sayfayı merak ederek okudum gerisini ise bitirmek için, neyse ki çok kısa bir kitaptı... nihayetinde ödüllü, sevilen bir roman, deneyip kararınızı kendiniz verin derim...   Yazar: Julian Barnes Çevirmen : Serdar Rifat Kırkoğlu Özgün Adı: A Sense of an Ending Say fa Sayısı : 150 Basım Yılı : 2013 (2. Baskı) Yayınevi : Ayrıntı Bir Son Duygu...

KIM STANLEY ROBINSON - LUCKY STRIKE

Resim
Kim Stanley Robinson'dan en son 2312 kitabını okumuş ve yazar ile dilimizde yayımlanmış kitaplarından bahsetmiştim... bu kez yine farklı bir yayınevinden Lucky Strike yayımlandı, gerçek bir olaydan (Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombaları) hareket ediyor ve kuantum mekaniği çerçevesinde farklı koşullar altında sonuç ne olurdu, ona dair bir hikaye kurguluyor ve neredeyse 2056'ya kadar giden birkaç alternatif tarih yazıyor... kitabın sonuna yazarla yapılmış oldukça ayrıntılı bir röportaj da eklemişler... Hem kitaba bayıldım, hem röportajı çok sevdim, kısa ama mükemmel bir romandı okuyun derim... umarım çok bekletmeden başka bir kitabı daha yayımlanır... Yazar: Kim Stanley Robinson Çevirmen : Osman Bulut Özgün Adı: Lucky Strike Sayfa Sayısı : 112 Basım Yılı : 2018 Yayınevi : Ayrıntı Hugo ve Nebula ödülleri sahibi • World Fantasy ödülü • Locus ödülü • John W. Campbell ödülü SAVAŞ, TUHAF UĞRAŞLAR YARATIR. 1945 Temmuz ayında Kuzey Pasifik’t...

KİTAP FUARINDAN ALINANLAR

Resim
Aslında ben Kitap Fuarı için ayrı yazı yazmıyordum, tanıtacağım bir kitabın sonuna ekliyordum şimdiye kadar... bu kez elimdeki kitabı bitirmem biraz uzun sürecekmiş gibi o yüzden aldıklarımı gecikmeden paylaşayım dedim... Kocaman bir liste ile gittim ama on taneden fazla almayı planlamıyordum, eve geldiğimde ise onüç tane olduğunu gördüm... sayı önemli çünkü artık evde okunmayı bekleyen dağlar olmasını istemiyorum, bekleyenleri onsekiz taneye düşürmüştüm şimdi yeniden otuzbir oldu, gerçi altmışlık bir stoğu yıllar yılı taşımıştım bu sayı yine de kabul edilebilir geldi... Ayrıntı Yayınlarından; çok sevdiğim bilimkurgu yazarı  Kim Stanley Robinson'un  yeni kitabı Lucky Strike'ı (bu yazarın okuyacağım 4. kitabı olacak hepsi farklı farklı yayınevlerinden çıktı buna ayrıca sinir oluyorum ) ve ilk kez okuyacağım Danimarkalı yazar Christian Jungersen'in Kayboluyorsun romanını aldım...  İletişim Yayınevinden;  Mehmet Eroğlu'nun   Issızlığın...

URSULA K. LE GUIN - Karanlığın Sol Eli

Resim
Geçen hafta Pera Palas'ta Algan Sezgintüredi'nin söyleşisine katıldım Sezgintüredi bu kitaptan övgüyle bahsetti, benimde kitaplığımda epeydir bekliyor, okuma sırası geldi diye düşündüm... Le Guin'in ölümüne denk gelmesi ise garip bir tesadüf oldu (çok sevdiğim bir yazardır bu okuduğum 12. kitabı, ruhu şad olsun)... Bu kitaba gelirsek; yazar bir çok konuyu bir arada anlatmaya çalışmış, her bir bölümü üzerinde düşünerek, irdeleyerek okuyacağınız bir roman olmuş ama ben fazla sorgulamadan hızlıca okudum, çünkü romanı pek sevemedim... bazı bölümlerini beğendim, bir kısmında sıkıldım, androjen insanları hiç anlatıldığı gibi göremedim hepsi bana erkek gibi geldi velhasıl diğer kitaplarında yaşadığım memnuniyet duygusunu bu romanda bulamadım... kış mevsimini sevdiğim için gezegen hoşuma gitti, Elçi ile Karhideli Estraven'in yaptığı uzun ve zorlu buzul yolculuğu en sevdiğim kısım oldu... Değişik bir kitaptı, yazardan hiç okumadıysanız bununla başlamanızı önermem a...

IRIS MURDOCH - Rüya Sakinleri

Resim
Iris Murdoch (1919-1999) İrlandalı yazar ve filozof, dilimize çevrilmiş çok sayıda eseri var ve ben de epeydir okumak istiyordum... okuma zevkimizin benzeştiğini düşündüğüm blogger arkadaşım Eren O.'nun blogunda Murdoch'un bu kitapta dahil bir çok eserinin tanıtımını görünce okumaya karar verdim... internette arattığınızda da herkesin çok sevdiği bir yazar olarak gözüküyor... ve maalesef ben buraya dahil olamadım, nedenini pek çıkaramasam da romanı sevemedim bir türlü... Yazar, aynı zamanda filozof da olduğu için roman boyunca felsefi çıkarsamalar yapıyor, zaten tüm eserlerinde ana konu karmaşık aşk ilişkileri ve din imiş... bu roman bağlamında din konusunda söylediklerine bir diyeceğim yok ama aşk ilişkileri bana çok komik geldi, felsefi olarak incelenecek diye kurguyu bu kadar zorlamak gerekiyor mu bilemiyorum... Aşağıya eklediğim arka kapak açıklaması çok ayrıntılı ayrıca bir şey yazmayacağım, rahat okunuyor, ben sevemediğim için olması gerekenden biraz daha uz...

NATSUKI IKEZAWA - Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız

Resim
Yine bir Japon yazarla devam ediyorum daha önceden tanımadığım ama ülkesinin önde gelen yazarlarındanmış, özgeçmişi şöyle; ( Gerçek adı Natsuki Fukunaga) 1945’te Japonya’nın kuzeyindeki Hokkaido Adası’nda dünyaya geldi. Babası ünlü romancı, şair, çevirmen, Fransız edebiyatı araştırmacısı Takehiko Fukunaga; annesi ise şair Akiko Harajō’dur. Anne ve babasının boşanmalarından sonra, annesiyle 1950’de Tokyo’ya yerleşti. Çocuk yaşta bu “göç”le başlayan “göçmen” yaşam tarzı Yunanistan, Fransa, Okinawa Adası gibi farklı yerlerdeki ikametleri ve dünyanın çeşitli yerlerine seyahatleriyle sürdü; yazarın hiçbir zaman yerleşik, sabit bir hayatı olmadı. Natsuki 1968’de üniversitedeki fizik eğitimini yarıda bırakarak çevirmenliğe yöneldi. Kurt Vonnegut, Jack Kerouac, Gerald Durrell, Richard Brautigan, James Herriot, John Updike, Antoine de Saint-Exupéry ve E. M. Forster gibi yazarların birçok eserini Japoncaya çevirdi. Çeviriyle başladığı yazı hayatını öykü ve roman yazarlığıyla kaynaştırarak s...

TOM ROBBINS - Parfümün Dansı

Resim
1936 doğumlu Tom Robbins sevdiğim nadir A.B.D'li yazarlardandır, beş yıl önce Sirius'tan Gelen Kurbağa kitabını okumuş ve çok sevmiştim, neşeli, hareketli, esprili bir romandı... 1984 yılında yazılan Parfümün Dansı ise ülkemizde yazarın en çok okunan ve sevilen romanı... benim talihsizliğim ise buna referandumdan bir gün önce başlamış olmamdı, geleceğimizin hile hurda ile çöpe atılmasından sonra uzun bir süre hiç okuyamadım sonrasında da birkaç sayfa birkaç sayfa giderek nihayet bitirebildim... aklını 600 yıl önceki ecdadına takmış bir toplumda, çiçeklenmiş bilinçten bahseden bir romana adapte olmak hakikaten zor oldu... özetle yanlış zamanlama... dolayısıyla ne diyeceğimi pek bilemiyorum roman güzel, çok katmanlı, arada bazı konuları biraz uzatsa da değişik ama ben bir türlü içine giremedim ve net bir şey söyleyemiyorum... ''İp! Şu tanrılarda da amma mizah anlayışı vardı, öyle değil mi? Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa, o insan ...

ERICH SCHEURMANN - Göğü Delen Adam

Resim
Erich Scheurmann (1878-1957), Samoa’lı bir kabile reisi olan Tuiavii’nin 19. Yüzyıl Avrupasına dair görüşlerini içeren bu notları 1920 yılında Almancaya çevirerek bastırmış ve kitap büyük ilgi görmüş, aynı şekilde ülkemizde de oldukça seviliyor... Tuiavii; kendi koyduğu kuralların, kendi yarattığı şeylerin kölesi olan ve çoğu zamanda bu nedenle mutsuz olan Avrupa insanını kendi açısından betimliyor...  bazı saptamalarını sevdim ama onbeş- yirmi sayfadan sonra sıkılmaya başladım ve bu kadar kısa bir kitap için çok zaman harcadım... velhasıl bu kitap bana uymadı ve okumasam da olurmuş diye düşünüyorum... Yazar: Erich Scheurmann Çevirmen : Levent Tayla Sayfa Sayısı  : 112 Basım Yılı  : 2014(12. Baskı) 1988 (İlk Baskı) Yayınevi : Ayrıntı Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse "göğü delen" anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik ola...

JULIAN BARNES - Zamanın Gürültüsü

Resim
Lenin müziği hüzünlü buluyordu. Stalin müzikten anladığını ve müziği takdir ettiğini düşünüyordu.  Kruşçev müziği hor görüyordu.  Bir besteci için hangisi en kötüsüdür? (syf:121) Julian Barnes’dan hep okumak istiyordum, ancak bu son romanı ile oldu... ilk olarak ismi gözüme çaptı, arka kapakta Şostakoviç’i görünce de hemen aldım... geçen sene Orkestra Şefi adlı romanı okuduğumdan beri besteci ilgimi çekiyor, hayatını anlatan bir kitabı okumasam olmazdı... J.Barnes, ana kaynakça olarak Elizabeth Wilson’un ‘’Şostakoviç: Anımsanan Bir Hayat, 1994’’ ve Solomon Volkov’un ‘’Tanıklık: Şostokoviç’in Anıları, 1979’’ adlı eserlerini belirtiyor, besteci hakkındaki başka çalışmalardan da faydalanarak bu muhteşem romanı yazmış... Kitabın ismi ‘’Zamanın Ruhu (zeitgeist)’’ ile aynı anlamda kullanılıyor, konu müzik olduğu için çok uygun bir tanım olmuş, zamanın ruhundan daha çok beğendim... ‘’Sanat herkese aittir ve hiç kimseye ait değildir. Sanat bütün zamanlara aittir ve hiçb...

MARCEL BEYER - Kaltenburg

Resim
Marcel Beyer 1965 doğumlu, Alman ve İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi almış, on adet kitabı, sekiz adet ödülü bulunan bir Alman yazar... neredeyse Almanya’nın tüm edebiyat ödüllerini almış gibi görünüyor... bu romana rastladığımda; Alman yazarları (üstelik bol ödüllü) beğenirim, ikinci dünya savaşı hikayelerini de severim,  kuşlara da bir itirazım yok o halde güzel olmalı diye düşünüp aldım... hatta beklediğimden bile iyi bir hikaye ile karşılaşacağımı düşünüyordum ama maalesef tümüyle yanıldım... yazar '' Gerçekliğin Kaşifi, Tüm Almanya'nın Yazarı"   gibi övgüler aldığına göre ben yanılıyor olabilirim ama bu kitabı hiç sevemedim... zor okunan bir kitap değil ama kurgusundan ve yazarın tarzından hoşlanmadım... Tüm hikaye aşağıya eklediğim arka kapak açıklamasındaki kadar, yani 400 sayfa okuyorsunuz ama elinizde kalan yarım sayfa tutuyor... bunun dışında var olan olmayan tüm kuş türlerini, bunların yanı sıra diğer hayvanları öğreniyorsunuz... tarihi olayları (Na...

JOHN FOWLES - Fransız Teğmenin Kadını

Resim
Bu romanı yıllar önce okumaya karar vermiştim ama bazen planlamak ile yapmak aynı zamana denk gelmiyor... ve muhteşem bir romanmış... son zamanlarda ‘’yüzyılın en iyi romanı sayılıyor’’ ibaresini görünce tereddütlü yaklaşıyorum ama bu kitap bu sözü fazlasıyla hak ediyor... tabii yazarı da...   Kitap (1969 yılında yazılmış) ilk bakışta bir aşk romanı gibi gözükse de aslında bir dönemi (Viktorya Çağı) anlatıyor tüm sosyal, dini ve kültürel ögeleriyle... yazarın olağanüstü bir üslubu var oldukça detaylı yazıyor ama sizi hiç sıkmadığı gibi müstehzi anlatımı da  hikayeden daha fazla hoşlanmanızı sağlıyor, arada çağımız ile kıyaslama yapıyor bu da ayrı bir bakış açısı yaratıyor... özellikle üstü örtülü de olsa bu mizahi anlatım çok hoşuma gitti... hem o dönemi hem İngiliz toplumunu çekinmeden yerden yere vurabiliyor kendi ülkesi olmasına rağmen... Hikaye 1867 yılında geçiyor, paleontolog olan Charles varlıklı bir kişi olup, yaşlı ve çocuksuz amcasının ölümünden sonra...