Kayıtlar

Distopya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MEHMET EROĞLU - Ruhun Parmak İzi

Resim
Varlıklar 1 Mehmet Eroğlu çok sevdiğim bir yazar ama bu okuduğum 4. kitabı dolasıyla çok yavaş ilerliyorum... aslında eski kitaplarından okuyordum ve öyle de devam edecektim ama bu romanı görür görmez bilim kurgu olması çok ilgimi çekti ve hemen aldım... Konuya gelirsek; İŞtar-HEpat denilen bir yıldız sisteminde geçiyor, İŞtar yıldız, HEpat gaz devi büyük bir gezegen, canlılar HEpat'ın YUva, MAden ve YEşil ismi verilen üç uydusunda yaşıyorlar, HEpat'ın çevresinde buzdan oluşmuş bir asteroit kuşağı var ve bu kuşak onları izole ediyor... canlılar buraya yerleşmeden önce asteroit kuşağının hemen dışında EV adı verilen başka bir uyduda yaşıyorlarmış ama yaşanan büyük depremler, meteor düşmeleri gibi felaketler nedeniyle terk etmek zorunda kalmışlar, asteroit kuşağında da bir açıklık keşfedince oradan YUva uydusuna gelip yerleşmişler... anaerkil bir sistemleri, 40 tane anadan oluşan bir komiteleri var ve yönetim onların elinde, canlıların dişilerine Varlık deniliyor tüm hakimiyet ...

OMAR EL AKKAD - AMERİKAN SAVAŞI

Resim
Bu kitabı yine indirimliler arasında buldum, açıkçası Amerika ile ilgili hiçbir şey ilgimi çekmiyor ama yazarı dikkate değer geldi ve okumak istedim... konu aşağıda anlatılıyor, 2074 yılına gelinmiş, dünyanın neredeyse tamamında fosil yakıtlardan vazgeçilmiş, güneş enerjisi ve diğer benzer kaynaklar kullanılıyor, A.B.D'de yine bu nedenle iç savaş başlamış, topraklarının bir kısmı Meksikalılar tarafından işgal edilmiş güney eyaletlerinde özerk bir bölge oluşmuş ve savaş 2095 yılına kadar devam etmiş, sonrasında başlayan ve 10 yıl süren salgınla 100 milyondan fazla insan ölmüş... iklim krizi nedeniyle sular yükselmiş ve bir çok yer sular altında kalmış karalar bir miktar küçülmüş... günümüzde A.B.D tarafından karıştırılan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri durumlarını düzeltip büyük bir imparatorluk kurmuşlar (nasılından hiç bahsetmiyor) ayrıca Çin büyük küresel güç olarak A.B.D'nin yerini almış... Özetle yazar bugünkü durumu tamamıyla tersine çevirmiş, öyle ki Avrupa Birliği...

ALDOUS HUXLEY - Cesur Yeni Dünya

Resim
  Nasıl kadersiz bir Ülkeyiz, nasıl bir felakettir bu, sözün bittiği yerdeyiz maalesef... Kitap tanıtımlarını çok uzun anlatmıyorum ama şu an hiç bir şey yazacak halim yok... zaten kitabı da hemen herkes biliyordur... ben distopyanın bir çok önemli eserini okuyup bu faslı bitirmiştim, geriye bir tek bu kitap kalmıştı eksik olmasın diye okudum ama sevdim denilemez... nihayetinde önemli bir eser, distopyaya meraklı iseniz deneyebilirsiniz... Yazar: Aldous Huxley Çevirmen : Ümit Tosun Özgün Adı: Brave New World Sayfa Sayısı : 333 Basım Yılı : 2013 (9. Baskı) Yayınevi : İthaki Cesur yeni Dünya bizi 'Ford'dan sonra 632 yılına' götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, 'annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipn...

JOSÉ SARAMAGO - KÖRLÜK

Resim
José Saramago 'dan ilk olarak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş 'u okudum, hemen arkasından da Körlük romanını aldım, yaklaşık altı yıldır kitaplığımda bekliyor ancak sıra geldi... geldi gelmesine de bu kadar kötü bir zamanlama olabilir, distopik bir konu zaten insanı zorluyor, birde karantina mevzuu tuz biber oldu... Zamanlamada hata yapsam da romanı beğendim, çok başarılıydı... aşağıdan da görüleceği üzere insanlar peşi sıra kör olmaya başlıyor, önce bu salgını önleriz düşüncesiyle insanları hastahane ve benzeri yerlerde karantinaya alıyorlar ve kaderlerine terk ediyorlar... yazar insanın özünün kötülüğünü, sistemin çarpıklığını ve aslında normal halde de hepimizin kör olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatıyor... karantina bölümleri çok rahatsız ediciydi ama roman iyi, anlatımı (karakterlerinin isimsiz olması) yine çok değişik ve güzeldi, kaçırmayın okuyun derim...  Yazar: José Saramago Çevirmen : Aykut Derman Özgün Adı: Ensaio sobre a cegueira Sayfa Sayısı: 368 Basım Yılı : 2...

DMITRY GLUKHOVSKY - GELECEK

Resim
Gelecek, D. Glukhovsky 'den okuduğum üçüncü kitap oldu, konusu çok ilginç geldiği için görür görmez okumak istedim... gelecek kurguları beni ürkütüyor, bu kitapta şaşırtmadı ve hep boğuluyormuşum hissi ile okudum... zaten yazarın kitaplarında beni en çok rahatsız eden durum konuların klostrofobik olması veya ben öyle hissediyorum... Gelelim konuya; tarih 25. yüzyıl ortaları, yaklaşık 22. yüzyılda insanları sonsuza kadar yaşatacak formülün Rusya'da bulunması sonrasında dünya nüfusu 1 trilyona, Avrupa nüfusu ise 120 milyara ulaşmış durumda... yazar aşağıda detayını okuduğunuz hikaye ile Avrupa'daki durumu anlatıyor... arada Rusya'dan ve Amerika'dan da bahsediyor ama çok az... dünyanın geri kalanında ise bir sürü değişiklikler olmuş ama onlara da çok değinmiyor... bu kadar çok insanı yerleştirmek için devasa kuleler inşa etmişler bulutlara kadar yükseldiğini söylüyor, yer yüzeyi artık neredeyse hiç gözükmüyor, bu kuleler yatay olarak da köprülerle birbirine bağla...

SOPHIE MACKINTOSH - Su Kürü

Resim
Distopya okumayalı çok oldu, bu kitabı Can Yayınlarının sitesinde görünce merak ettim ve buradayız... roman ada olduğunu düşündüğümüz bir yerde başlıyor, terk edilmiş otel benzeri (balo salonu, lobi, bir sürü odadan bahsettikleri için) bir mekanda, anne, baba (Kral) ve üç kızdan (Grace, Lia, Sky) oluşan bir aile yaşıyor... dünyanın geri kalanına bir şey olmuş, kızlar ne olduğunu bilmiyorlar ama kesinlikle bir şey olmuş:)) zehirli bir durum var (neyse artık?) ve erkekler kadınlara çok kötü davranıyorlar, aile buraya sığınmış, kızların küçüklüklerinde başka zarar görmüş kadınlarda bunların yanına gelip kalıyorlar iyileşmek için... hem ana karadaki (dünyanın kalanındaki) tehditten korunmak hem de iyileşmek için bir takım terapiler ve kürler uyguluyorlar, özellikle ana-baba kızlara bunu dayatıyorlar... bu terapiler; üstlerine ağırlık bağlanmış giysilerle havuza dalmaya zorlanıp neredeyse boğulana kadar kalmak,  üstlerine  çuval gibi bir bez giydirilip saunada bayılana kadar tut...

AMIN MAALOUF - Béatrice'ten Sonra Birinci Yüzyıl

Resim
2000 yılından beri Amin Maalouf okuyorum bu sekizincisi ve ben bu kitabı nasıl kaçırmışım inanamadım... İlk cümlesinden itibaren beni o kadar sarıp sarmaladı ve o kadar çok sevdim ki durmadan aklımda dönüp duran ben nasıl kaçırmışım bu kitabı cümlesi oldu... neyse geç olsun güç olmasın ama nasıl kaçırmışım hayret?? Şimdi gelelim konuya; hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma sonucunda erkek cinsinden üremeyi artıran bir madde bulunuyor, bunun insanlarda da etkin olduğu saptanıyor ama proje sonlandırılıp, araştırma grubu dağıtılıyor, fakat gruptan uyanık bir bilim adamı gizli olarak bu maddeyi üretip yine bir kamuflajlı isimle piyasaya sürüyor... ee neredeyse tüm toplumların (özellikle de doğu ve az gelişmiş ülkelerin) arayıp da bulamadığı şey: erkek çocuk garantisi... belli bir süre durum anlaşılamıyor, sonrasında bir böcek bilimci ile sevgilisi kadın gazeteci olayı ortaya çıkarıyorlar ama nasılsa nüfusu çok fazla olan ülkelerde görülüyor daha iyi ya nüfusları biraz azalır, dü...

EMMI ITARANTA - SU UNUTMAZ

Resim
Bugüne kadar okuduğum ikinci Finlandiyalı yazar ve o ülkenin edebiyatını tanıdığım söylenemez... Su ve çay benim hayatımda çok önemli bir yer işgal eder o nedenle bu kitabı görür görmez ilgimi çekmişti ama ilk roman olduğu için bırakmıştım, sonra D&R’ın ayın yayınevi indiriminde görünce dayanamadım ve aldım... ve iyi ki de öyle yapmışım mükemmel bir romanmış... hem çok uzak (yani umarım) bir gelecekte insanoğlunun dünyayı çevresel ve askeri olarak mahvedişi için çok gerçekçi bir kurgu yapıyor, hem de çay seremonisi ile insanın doğa ve kendisi ile olan ilişkisini anlatıyor... Konu şöyle; çevresel felaketler sonucunda tüm buzullar erimiş, deniz seviyesi yükselerek birçok karayı yutmuş, bildiğimiz kıtalar çok farklı hale gelmiş... kışlar artık çok ılıman geçiyor, kar yağmıyor, yazlar kavurucu oluyor... iklim değişikliğinin yarattığı yıkıma ek olarak buzulların altında bulunan petrolün açığa çıkmasıyla uzun bir zaman petrol savaşları yaşanmış (ki bu zamana Alacakaranlık Yüzyılı di...

KATHARINE BURDEKIN - SWASTIKA GECELERİ

Resim
Bu roman geçen senenin öne çıkan kitaplarından, hem distopya hemde konuyu kadınlar üzerinden anlatıyor olunca hemen aldım ama ancak okuyabildim... roman 1937’de yazılmış, bir süre unutulmuş, 1980’de yeniden keşfedilmiş ve distopyanın önde gelen kitaplarından sayılıyor... Hitler’in (diğer tarafta da Japonların) savaşı kazandığı, aradan geçen 700 yılda tüm dünyanın bu ikisi arasında paylaşıldığı tam bir faşist yönetimi anlatıyor ‘’Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur’’ Roman hakikaten başarılı bir distopya ama diğerlerinden ayrılan noktası kadınlarla ilgili kurgulaması ‘’Kadının İndirgenmesi’ni kabul ettiler. Alman erkekleri tarafından düşünülerek planlanmış, kasıtlı bir şeydi bu. Kadınlar daima erkeklerin istedikleri gibi olacaklardı: iradesi olmayan, karakteri ve ruhu olmayan, sadece erkeklerin yansıması olan canlılar.’’ Hitler’in ezmeye çalıştığı o kadar çok kesim var ki yazarın onlar arasından kadınları seçmesi ve saptadığı olgular bana çok ilginç geldi ’’Almanla...

RAY BRADBURY - MARS YILLIKLARI

Resim
Bradbury’den daha önce Fahrenheit 451 ’i okumuş ve çok sevmiştim, bu kitapta yazarın tarzını birebir yansıtıyor... hem bilim kurgu hem de distopya... ayrıca kapaktaki ‘ ’Biz Dünyalılar, büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda hünerliyizdir.’’ cümlesi fazla bir açıklamaya gerek olmayacak bir şekilde kitabın ana fikrini ortaya koyuyor... Kitap bir roman gibi görünse de birçok hikayeden oluşuyor (bu aralar üst üste hikayelerin toplamından oluşan kitaplar denk geldi çok fazla tercih etmesem de yazarın dili ve anlatımı çok iyi o yüzden rahatlıkla okudum)... 1999 yılından 2026 yılına kadar olan zaman diliminde Mars’taki Dünyalıların hayatları anlatılıyor... Bu kitabı uzayı anlatan klasik bilimkurgular gibi düşünmeyin, bir gezegen keşfedip orada bir yaşam inşa etmeye çalışan kişilerin öyküsü değil bu, insanın kendine ve çevresine verdiği zararın daha doğrusu insanın bizatihi kendisinin anlatıldığı, mizansen olarak Mars’ın seçildiği bir konu...hatta Mars’ta da bizimkine benzer bir hay...

MARGARET ATWOOD - TUFAN ZAMANI

Resim
Bu roman bir bilim kurgu aynı zamanda bir distopya (yazarın tanımıyla üstopya), her iki türü de okumaktan çok hoşlanırım bu kitapta iyi bir örnek açıkçası... zaman belirtilmemiş ama insanoğlunun birçok türü yok ettiği, dünyayı yaşanmaz hale getirdiği ileri bir tarihte geçiyor... dünyaya büyük şirketler (özellikle ilaç şirketleri) ve onun polis gücü egemen, varoşlarda acımasız bir yaşam sürmekte, buna karşı çıkan çevreci aktivistlerde var ve bunlar yeni bir din çerçevesinde örgütlenmişler... bu din bir yanıyla günümüzdekilere benziyor bir yanıyla da çok farklı... bildiğimiz hayvan türlerinin neredeyse tamamı yok olmuş bunun yerine alakasız hayvanların birleşimi yeni hayvan türleri laboratuvarlarda oluşturulmuş, örneğin asyun denilen aslan ve koyun birleşimi otobur bir hayvan gibi... ölümsüzlük araştırmaları yapılıyor,  yeni çıkan ilaçlar haberleri olmadan insanlar üzerinde test ediliyor, insan genleri hayvanlara aktarılıyor, bir yandan da büyük ölçüde duygulardan arındırılmış yeni...

J. G. BALLARD - Öteki Dünya

Resim
Ballard’ın okuduğum ilk kitabı ‘’Öteki Dünya’’ geçen senenin öne çıkan romanlarından biri... yayınlanır yayınlanmaz okumaya karar vermiştim ama yeni yıla kısmet oldu... sayıları geometrik bir hızla artan AVM’ler, birçok insanın buralara bağımlı hale gelmesi, tüketimin giderek artması ve özendirilmesi günlük hayatımızda bir olgu olarak bulununca bu kitabı çok merak etmiştim... Kitaba gelirsek hikaye İngiltere’nin varoş kasabalarında geçiyor... bir yanda insanların can sıkıntısı, bunu geçirmek için kendilerini tüketime yönlendirdikleri 24 saat açık çok büyük bir AVM diğer yanda ise spor karşılaşmaları (futbol, buz hokeyi gibi holiganların bol bol bulunduğu sporlar), spor taraftarlarının o kasabadaki Asyalı ailelere uyguladığı vahşet ve alışveriş ile bu holiganların davranışlarının birbirini beslemesi/desteklemesi şeklinde ortaya çıkan ‘’efektif delilik’’ de denilen bir durumu göz önüne seriyor... Romandan bir alıntıyla devam edersem yazarın toplumun durumunu nasıl betimlediği...

YEVGENİ İVANOVİÇ ZAMYATİN - Biz

Resim
Zamyatin 4 yaşında ‘’Gogol’’ okuyormuş... Sadece bu bile yazar hakkında bir fikir vermeye yeter sanırım... 1920 yılında da totaliter toplumla ilgili gözlemlerini somutlaştırdığı fantastik antiütopya romanı olan ‘’Biz’’i yazmış ama Sovyet Rusya'ya bir karalama kitabı olarak yorumlanmıştır...  bu roman; Proletkült ütopyaların parodisi olarak düşünülmüştür... Proletkült ütopyası ‘’insan ruhunun ve sevgi duygusunun yok edilmesi’’ temelinde dünyanın yeniden inşasına dayanıyormuş... ‘’Biz’’ romanı böyle bir dünyayı anlatıyor... 1924 yılında ingilizceye çevrilen roman  Aldous Huxley’ in ‘ ’Cesur Yeni Dünya’ ’sının,  George Orwell ’in ‘’Hayvanlar Çiftliği  ve  1984 ’’ünün,  Ray Bradbury ’nin ‘’Fahrenheit 451 ’’nin başlıca esin kaynağı olmuştur... Distopyayı severim, yukarıda sayılan romanlardan ‘’Cesur Yeni Dünya’’ dışındakilerin hepsini okudum... dolayısıyla bu romanların esinlendiği ‘’Biz’’i de okumasam olmazdı...hemen hepsinde benzer bir totaliter dünya a...