Kayıtlar

Timaş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ROBERT SEETHALER - İSİMSİZ KAFE

Resim
R. Seethaler muhteşem yazıyor, Tütüncü Çırağı ile başladım bu 3. kitabım ve böyle bir yazarla tanıştığım için fevkalade memnunum... yazarın tarzı çok hoş, sakin, sessiz bir anlatımı, garip bir biçimde sizi rahatlatan bir yanı var... bu romanda da bir kafeyi, sahibini, oraya gelen mahalleliyi/müşterileri anlatıyor... ufak ufak herkesin hayatına değiniyor, anlattığı konular her zaman hoş olmasa da o rahatlık hissi hiç bozulmuyor, mutlu mesut okumaya devam ediyorsunuz... çok sevdim okuyun derim... Yazar: Robert Seethaler Çevirmen : Regaip Minareci Özgün Adı: Das Café Ohne Namen Sayfa Sayısı : 288 Basım Yılı : 2024 (2. Baskı) Yayınevi : Timaş 1966, Viyana. İkinci Dünya Savaşı’ndan yirmi yıl sonra şehir küllerinden doğarken sezonluk işçi Robert Simon da bu heyecana kapılır ve bir dükkân kiralayıp kendi kafesini açar. Ne var ki pek de sıradan bir işletme olmayacaktır burası; mekânı gündelik hayatlarının bir parçası haline getiren mahalleli ve beraberinde getirdikleri hikâyeleri, dönemi...

TARJEI VESAAS - kuşlar

Resim
Şimdi gelelim senenin ilk kitabına; yazarın ismini kapatın ve okutun direkt Norveç edebiyatı derim o kadar belli... 2010'lu yılların başında Norveç edebiyatına sardırdığımda bu romanı çok okumak istemiştim ama olmadı, kütüphanede rastlayınca eski bir dostu görmüş gibi oldum ve buradayız... İki kardeşin hikayesi anlatılıyor, kardeşlerden Mattis'in bir zeka geriliği var, ablası Hege yıllardır ona bakıyor, koruyup kolluyor... hikayeyi Mattis'in ağzından okuyoruz, sakin sessiz bir anlatımı var tam olarak ne hissettiğini içinizde duyabiliyorsunuz bu anlamda yazarı çok başarılı buldum... bir yandan da içimi bir keder, bir hüzün kapladı, kime üzüleceğimi bilemedim, Mattis'e mi Hege'ye mi? Güzel romandı, okuyun ama iyi bir zamanınızda olsun...  Yazar: Tarjei Vesaas Çevirmen : Deniz Canefe Özgün Adı: Fuglane Sayfa Sayısı : 240 Basım Yılı : 2015 Yayınevi : Timaş “Evde bir iz kaldı. Kuş vuruldu, gözlerini yumdu, taşın altına kondu – ancak iz kaldı.” Buz Sarayı ’nın...

ROBERT SEETHALER - SON SENFONİ

Resim
Avusturya'lı yazar Seethaler'den kısa zaman içinde okuduğum ikinci roman (uzun öykü) bu... besteci Gustav Mahler'in (1860-1911) hayatının önemli anlarına odaklanan bir kurgusu var... bestecinin oldukça hastayken New York'a yaptığı gemi seyahatinde tüm hayatını gözden geçirirken görüyoruz ve yazar yalın bir dille müziğe adanan bir ömrü anlatıyor... Mahler'in duygu dünyasını, müziğini, hastalığını, yalnızlığını çok iyi yansıtıyordu, bu anlamda yazarı çok başarılı buldum... bana hüzünlü bir öykü gibi gelse de romanı sevdim, okuyun derim...  Not: Aslında bestecinin karısı Alma Mahler (1879-1964) çok ilginç bir karakter, o da besteler yapıyormuş ve Mahler evlenirken beste yapmama şartını getirmiş, uzun bir hayatı 3 evliliği olmuş, bir yazarda onu kurgulasa çok hoş olabilir...   Yazar: Robert Seethaler Çevirmen : Regaip Minareci Özgün Adı: Der letzte Satz Sayfa Sayısı : 128 Basım Yılı : 2021 Yayınevi : Timaş   Gustav Mahler, New York’tan Avrupa’ya giden bir...

İLBER ORTAYLI - Eski Dünya Seyahatnamesi

Resim
‘’Üçüncü Dünya’nın tarifi ne fakirlik ne endüstrinin gelişmemişliğidir. Üçüncü Dünya yarını düşünmeyen toplumlardan oluşur. (syf:67)’’ İlber Ortaylı’nın bu eseri; 45 yıldır gezen bir seyyah olarak gittiği bir çok ülkeye ve şehre dair anlatmak istediklerini kapsıyor... bu ülkelerin kiminde tarih, kiminde kültür, kiminde uluslararası ilişkiler, kiminde ekonomi öne çıkıyor ama en çok da bizimle olan eski/yeni ilişkilerini anlatıyor... Bu kitabın ilk baskısının yapıldığı yayınevinden bahsediliyor ama yıl yazılmamış (ben içinden cımbızlayarak 2007 gibi bir tarih buldum) 10. Baskı içinde yeni bir önsöz yazılmış ama içindekiler olduğu gibi bırakılmış diye düşünüyorum çünkü ülkemiz için neredeyse Avrupa Birliği'ne girecek, birçok ülkeyle iyi ilişkileri olan bir profil çiziyor o nedenle ben 2007’de kalmış diye düşündüm (gerçi ben o tarihte bile İlber Hocam kadar olumlu bir tablo çizmezdim o ayrı)... ve geçen bu on yılda hem bizde hemde ortadoğuda köprünün altından çok sular aktı ve...

GENEVIEVE COGMAN - Babil Taşı

Resim
GÖRÜNMEZ KÜTÜPHANE Bu kitabı, görünmez kütüphane ve kitap toplama ilgimi çektiği için aldım ama beklediğimi bulamadım... Babil Taşı, medikal istatistik eğitimi almış İngiliz bir yazarın  ilk romanıymış ve ilk kitap olduğu çok belli oluyor... Harry Potter ile Kütüphaneci filminden çok fazla etkilenmiş gözüküyor... Hikaye paralel evrenlerin ortasında bir yerde (nerede olduğu bilinmiyor) bulunan kütüphaneyle ilgili... bu kütüphanenin hizmetkarı (veya casusu/görevlisi) denilebilecek kişiler, başka boyuttaki dünyalara giderek kendilerince önemli kitapları alıp, kütüphaneye getiriyorlar... bunu niye yapıyorlar pek belli değil, Lisan dedikleri bir araçları var onu geliştirmek için diye belirtiliyor ama o gelişince ne olacak veya kütüphanenin asıl işlevi nedir bilinmiyor... bazı kitaplarda bulundukları boyutları değiştirme gücüne sahipmiş onun için topluyorlar ama nasıl değiştiriyor, sonunda ne oluyor yine belli değil... özetle yazar karakterleri, konuları oluşturmuş ama neden, ni...

VIRGINIA BAILY - BİR SABAH ERKENDEN

Resim
Virginia Baily İngiliz bir yazar, 16 yaşından itibaren her yaz İtalya’ya gidiyormuş ve yaşadıklarından hareketle bu romanı yazmış... bir savaş zamanı hikayesi gibi görünmesine rağmen sevgiye, emek vermeye, anneliğe dair sıcak bir roman bu... Roman iki tarih arasında anlatılıyor; Chiara, 1943’de Roma ‘’Açık Şehir’’ ilan edilmişken, toplama kampına gönderilen aileler arasından 7-8 yaşındaki bir erkek çocuğunu yeğenim diyerek kurtarır... düşünülmeden tamamen refleks olarak yaptığı bu hareket, çok büyük sorumluluğu da beraberinde getirir... artık ailesini özleyen, mutsuz, bezgin bir çocuğu koruyup kollamak zorundadır... ki savaş zamanı, bakmak zorunda olduğu epilepsi hastası bir ablası olan Chiara için küçük Daniel ekstra bir sorumluluktur... 1973 yılında ise Chiara, Daniel ile irtibatını kaybetmiştir, onu bir türlü aklından çıkaramamaktadır, geçmişe dönüp dönüp neler olduğunu sorgulamaktadır... atılan bir adımın, yapılan bir seçimin tahmin edilemeyen sonuçlarına ilişkin bir hikaye bu...

PETRA HARTLIEB - HAYALLERİMİN KİTAPÇISI

Resim
Bu kitap Petra Hartlieb’in gerçek yaşam öyküsünü anlatıyor... Yazar eşi ve çocukları ile Hamburg’da yaşarken, ani bir kararla Viyana’da küçük bir kitapçı satın alıyor ve tüm dünyaları değişiyor... ‘’Biz hiç yaşamadığımız bir şehirdeki kitapçı için, hiç sahip olmadığımız bir parayla bir teklif yaptık sadece. Ve ‘’onu aldınız’’ cevabı geldi.  Peki şimdi ne olacak? Şimdi bunun altından kalkmaktan başka çaremiz yok. Altından kalkmak demek, Oliver’in büyük bir Alman yayınevindeki sevdiği ve iyi ücret aldığı işinden ayrılması, benim edebiyat eleştirmeni olma düşünceme veda etmem ve yayınevi kimliğimi geri vermem demekti. (...) Su katılmadık Kuzey Alman olan ve ilk aşkını bulmuş, onaltı yaşındaki oğlumuza da Viyana’ya taşınmak zorunda olduğumuzu açıklamalıydık. Kendisine miras kalan arkadaşımıza telefon edip bize önemli miktarda borç verme düşüncesini, Viyana’daki arkadaşlara da geçici olarak onlara taşınmamızın mümkün olup olmadığını sormalıyız.’’ Her şey imkansız gibi gözükse de ...