ARUNDHATİ ROY - KÜÇÜK ŞEYLERİN TANRISI
Bu romanı epeydir biliyorum ama nasılsa bir gün okurum diye diye öylece kalmıştı, sonrasında yazarın uzun aradan sonra ikinci romanı (Mutlak Mutluluk Bakanlığı) çıktı ve bu ikinci kitap daha çok ilgimi çekti... fakat ilk kitap dururken ikinciden başlamak anlamsız geldi ve sırasıyla okuyayım dedim... sorun şu ki; yanlış bir karar olmuş, direkt ikinci romanı okusam ne hissederdim bilemiyorum ama bunu hiç sevmedim, dolayısıyla diğeri de kalıyor... Bu ödüllü bir kitap ve çok seveni var, başlamadan beğeneceğim bir kitap olduğunu düşünüyordum ama yaklaşık 5-6 gündür okumaya çalışıyorum, zor bela 122. sayfaya kadar geldim ama ne konunun içine girebildim, ne doğru düzgün bir şey anladım, ne de hoşlandım... hatta İlknur Özdemir, sevdiğim yetkin bir çevirmen olduğu halde çeviriden bile memnun kalmadım... daha kitap okuma şevkiyle dolduğum bir zamanda okusam en azından kitabı bitirirdim ama şimdi öyle hissetmiyorum... ilk birkaç sayfada bana uymadığını anladıysam da belki sonrasında alışır...