Kayıtlar

Tayfun Pirselimoğlu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

TAYFUN PİRSELİMOĞLU - Kadastrocu

Resim
Tayfun Pirselimoğlu sevdiğim bir yazar, bundan önce Kerr ve Berber romanlarını okumuş, çok beğenmiştim... yazarın diğer kitaplarında da karşımıza çıkan özgün anlatıma sahip bu romanda çok akıcıydı... Konuya gelirsek; Cemal Kara, İstanbul’da, Tapu Kadastro Müdürlüğü Parsel Sorgulama Şubesi’nde çalışan bir memurdur. Hayatından memnun olmayan münzevi bir kişiliktir. İşyerindeki müdürü işgal edilen bir Hazine arazisi meselesini halletmesi için Ülkenin en doğusundaki Karaköprü'ye gitmesini söyler, görev anlamsız gelse de yola koyulan Cemal Kara, bir mola yerinde otobüsünü kaçırır, nasıl olduğunu düşünürken tesisin yöneticisi yanına gelip otobüsü kendisinin gönderdiğini, yolculuğun geri kalanında ona yardımcı olacaklarını söyler.  Cemal Kara'yı gizli bir görevle oralara gelen önemli bir devlet görevlisi sanmaktadırlar.  Duruma bir anlam veremeyen ve paralize bir hale giren Cemal Kara olayların akışına kapılıp adamı takip eder, sonrasında Tapu ve Kadastro'da çalıştığını söyleme...

TAYFUN PİRSELİMOĞLU - BERBER

Resim
Bu Pirselimoğlu’ndan okuduğum ikinci roman, ilki (Kerr) muhteşemdi, bu ondan da güzel... arka kapakta bahsedildiği üzere kara bir kitap, ben bu tür kitapları pek sevmem ve çok çok az okurum... normalde bakmadan geçmem gerekirdi ama Pirselimoğlu ismini görür görmez hemen aldım ve elimden bırakamadan da okudum, mükemmeldi... Yazarın okuduğum iki romanında da bir görünen hikaye, birde alt metin var, asıl çarpıcı olan o ikinci kısım... bu romanda distopik bir ülke kurgulanmış, faili meçhul cinayetler, orada burada patlayan bombalar, ışık hızıyla yükselen siyasiler, çok acayip geçen bir kara kış, sarı yağan kar, güve istilası gibi her türlü acayiplik var... işte tam da kıyamete beş kala ana karakterimiz, baba mesleği olan berberliğin yanı sıra kiralık katillik de (o da baba mesleğidir(!) yapmaktadır...  bu işle; ne bir davası olduğu, ne para için, ne de siyasi bir nedenden iştigal etmektedir... sadece babadan kalma bir alışkanlık (bir çeşit rutinlik) gibi devam etmektedir, bu işte...

TAYFUN PİRSELİMOĞLU - Kerr

Resim
Bu seferki kitap inanılmaz... olağanüstü bir anlatımı var... tanıtımda da denildiği gibi gerçekten hüzünlü, dev bir alegori... Ve bu alegorik hikaye, kahramanımız Cezmi Kara’nın pek fazla ilişkisi olmadığı babasının cenazesi için çocukluğunu geçirdiği şehre gelmesi ile başlıyor... babasını defnettikten sonra tam şehirden ayrılacakken bir cinayete tanık oluyor ve uğradığı şoka rağmen karakola giderek durumu bildiriyor... normalde  Cezmi Kara için  olayın burada bitmesi gerekirken her şey şirazesinden çıkıyor ve kendisini hiçbir şekilde anlamlandıramadığı olayların içinde/insanların arasında buluyor... bir noktadan sonra ise neden şaşırdığına bile şaşıracağı duruma geliyor... Ön planda Cezmi Kara’yı takip ederken arkasında ise memleketin durumunu görüyoruz, asıl hikayede o zaten... yazar bu konuda çok başarılı, kendimi ‘’evet ya tam da öyleydi’’ şeklinde düşünürken buldum... ayrıca kitabın başı ile sonunda ‘’kader mi özgür irade mi’’ sorusu da ortaya konuluyor ve sizi ba...