Kayıtlar

Söyleşi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

RITA GUIBERT - YEDİ SES Latin Amerikalı Yedi Yazarla Söyleşiler

Resim
Bu eseri kitapçıda dolaşırken tamamen tesadüf eseri gördüm ve akabinde muhteşem olmalı diye düşündüm... bu kadar isabet olur beklediğimden de harikulade bir kitap çıktı... Rita Guibert Arjantinli bir gazeteci, 1968-1972 yılları arasında aşağıdaki Latin Amerikalı şair/yazarlarla söyleşi yapıyor ve 1973'de kitap yayımlanıyor... Pablo Neruda (1904-1973) Şili Jorge Luis Borges (1899-1986) Arjantin Miguel Angel Asturias (1899-1974) Guatemala Octavio Paz (1914-1998) Meksika Julio Cortázar (1914-1984) Arjantin Gabriel García Márquez (1928-2014) Kolombiya Guillermo Cabrera Infante (1929-2005) Küba Bizde ise; ''Elinizdeki kitaba gelince, bambaşka bir zaman serüveni var, en azından benim için. Bu kitap elli yıla yakın bir süre kitaplığımda sabırla bekledi. Yanılmıyorsam 1974 yılıydı, ilk çevirilerimi yayımlayan E Yayınları'nın Cengiz Tuncer'le birlikte başında bulunan Aydın Emeç vermişti bu kitabı bana. ''Bir bak bakalım'' demişti, ''basalım mı ...

ODAK YAZAR SÖYLEŞİLERİ - NERMİN YILDIRIM

18 Aralık’ta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin düzenlediği Odak Yazar Söyleşisine katıldık... Konuk yazar Nermin Yıldırım’dı... Söyleşiyi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü düzenliyor, öğrencilerin katılımı çok iyiydi, kalabalık, heyecanlı ve enerjiktiler... Moderatör olan öğrenci yazarın 4 kitabını da okumuş, çok iyi hazırlanmıştı, soruları detaylı ve çok başarılıydı... sadece kitapların birinde kaptırıp romanın sonunu söyledi, insan kendi okuyunca herkes okumuş gibi düşünebiliyor bazen... e o kadar kusur da olur deyip keyifle izledik... Nermin Yıldırım zaten çok sevdiğim bir yazar kendisini görünce bu duygum iyice pekişti... Çok genç, çok düzgün, çok cana yakın ve mütevazi biri... yazarın kitaplarında sürekli olarak ele alınan bir unutma-hatırlama meselesi var moderatör bunu sordu, Yıldırım hafızasının pek iyi olmadığından ve toplum olarak da unutmaya yönlendirildiğimizden bahsetti... bir de insanlar, geçmişte, bugünde ve gelecekte yaşayanlar diye üçe ayrılır ...

PERŞEMBE BULUŞMALARI - ORHAN KEMAL

Pera Palas’ın düzenlediği ‘’Perşembe Buluşmaları’’nda bu ay Orhan Kemal’in 100. doğum yılı nedeniyle anma toplantısı gerçekleştirildi. Yazarın oğlu Işık Öğütçü’nün konuk olduğu toplantıda, hem Orhan Kemal’in zorluklarla geçen hayatı hemde eserleri konuşuldu... Işık Öğütçü konuşmasına Orhan Kemal’in  asıl isminin Mehmet Raşit Öğütçü olduğunu ve kendisinin de gerçekten oğlu olduğunu ifade ederek başladı. Babasının adını yaşatmak için yaptıklarından bahsetti. 2000 yılında Orhan Kemal müzesini açmışlar, babasının geride bıraktığı metinlerden, fotoğraflardan, mektuplardan faydalanarak -Orhan Kemal’in eserlerine ek olarak- kendisinin de 8 adet anı türünde kitap yayımladığını ifade etti ve devamı da gelecekmiş (Fikret Otyam'la birbirlerine yazdıkları mektupları yayımlayacağını söyledi). Öğütçü kendi doğumuyla başlayarak babasının güncesine yazdıklarını ve arkadaşı Fikret Otyam’a yazdığı mektubu okudu... 1957 senesinde 4. çocuğa sahip olmanın zorluklarını ifade eden espirili cüml...

PERŞEMBE BULUŞMALARI - Mario Levi

Pera Palas’ın her ay ‘’Perşembe Buluşmaları’’ adıyla düzenlediği geleneksel edebiyat söyleşileri 3 sezondur devam ediyor, bende bu etkinliğe çok zevk alarak katılıyorum... Pera Palas Orient Bar’da yapılan bu söyleşiler katılan yazarın kitaplarını tanıttığı, yazarlık serüvenini anlattığı, tanıtımını yaptığı kitaplarından bazı bölümleri okuduğu, edebiyata, hayata, insana dair keyifli sohbetlerin yapıldığı bir edebiyat şöleni...   Bu sezonun ilk toplantısına katılan konuk yazar Mario Levi idi ve Doğan Kitap’tan çıkan son kitabı ‘’Size Pandispanya Yaptım’’ romanı ve genel olarak edebiyat üzerine güzel bir söyleşi gerçekleştirdi ve biz katılımcılarda zevkle dinledik... Söyleşide konuşulanları ve yazarın kitaplarına dair anlattıklarını aşağıda özetlemeye çalışacağım, umarım bu edebiyat söyleşileri hakkında size bir fikir verebilirim... Mario Levi bugüne kadar on kitap yazdığını bunun altısının roman olduğunu belirtti ve bu son roman alışılagelmiş bir M. Levi romanı değil dedi.....