Kayıtlar

Amin Maalouf etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AMIN MAALOUF - Labirent Batı ve Hasımları

Resim
Empedokles'in Dostları romanından sonra Maalouf'tan bir daha okur muyum diye düşünüyordum ki bu denemesi yayımlandı ve buradayız... kitabın arka kapağı çok davetkar görünüyordu bakalım Maalouf ne demiş, ne gibi önermeleri var diye merakla başladım... 1850'li yıllardan başlayıp günümüze kadar geliyor, sırasıyla Japonya, Sovyetler Birliği, Çin ve A.B.D. için güzel/doyurucu/sıkmadan bir tarih özeti veriyor, iki dünya savaşından bahsediyor ve bugüne (kitabın sonuna) geliyoruz... Açıkçası ben bu denemeyi alırken sonuca çok odaklanmıştım ne diyecek? Dünyanın gidişatı ne yönde olacak gibi bir takım önermeler bekliyordum ki o yönü zayıf kalmış, tarih anlatısı bittikten sonra kitabın sonuna geliniyor ve genel cümlelerle bu labirentten çıkılabileceğine dair umudu olduğunu söylüyor... belki ben çok beklentiye girmiştim sonunu biraz zayıf buldum ama kitabı beğendim, merakla okudum, tarih konusunda A.B.D ve Sovyetler Birliği'ni biliyordum ama Japonya ve Çin hakkında bilgim zayıf...

AMIN MAALOUF - Empedokles'in Dostları

Resim
Amin Maalouf çok sevdiğim bir yazardır bu okuduğum 10. kitabı... yeni romanının yayımlandığını duyunca çok heyecanlanmıştım, konusuna bakmadan sipariş verdim ve hemen okumaya koyuldum... sonuca buraya yazarken dahi inanamıyorum, büyük hayal kırıklığı oldu... bu beklentimin yüksekliğinden kaynaklanan bir hüsran değil, kitabın çok çok zayıf olmasından ortaya çıkan bir durum... hani yazarın ismini kapatıp birine okutun, bu mu yani deyip bir kenara bırakır... değil Maalouf sıradan biri bile yazsa çok yetersiz bir roman bu... Yazarın; insanın insana ve dünyaya, güçlü ülkelerin (özellikle A.B.D.) tüm diğer ülkelere yaptığı baskıyı/kötülüğü ve ortaya çıkan durumu/kaosu açıklamak için yaptığı bir kurgu bu ama konuya soğuk savaş döneminin ve Sovyetler Birliği'nin dağıldığı dönemin argümanı nükleer savaş tehdidiyle başlaması hayal kırıklığına davetiye çıkarıyor, ayrıca konuyu A.B.D. üzerinden onların her zamanki dünyayı kurtaran  basit  filmlerine benzer anlatması da tuz biber oluy...

AMIN MAALOUF - Işık Bahçeleri

Resim
Amin Maalouf 'dan bugüne kadar 8 kitap okudum ve artık burada kalırım diye düşünürken YKY'de Işık Bahçeleri 'ni görüp, neden bilmiyorum hemen aldım... iyi ki de öyle yapmışım romanı çok beğendim... 3. yüzyılda Pers İmparatorluğu içinde ortaya çıkan Maniheizm dininin kurucusu Mani'yi (216-274) anlatıyor... Mani dininin dünyayı görüşünde tanrısal aydınlık ile karanlık iki rakip olarak karşı karşıya durur. Bu ikisinin birbirleri ile mücadelesinde aydınlığın bir kısmı karanlığın içinde (dünyanın içinde) tutsak kalmıştır. İnanca göre dünyanın sonunda ışık ile karanlık ebediyen ayrılacaklardır. O güne dek bilinen tüm dinsel sistemlerin gerçek sentezi olduğu ileri sürülmüştür. Manicilik aslında Zerdüşt düalizmi, Babilonya folkloru, Budist ahlâk ilkeleri ve Hristiyan unsurların bir karışımından oluşmaktadır. Bu bileşimde önde gelen anlayış iki ezelî ilkenin, iyi ve kötünün, çatışmasıdır. Bu bakımdan din tarihi araştırmaları, Maniciliği bir tür dinsel düalizm (ikicilik) ol...

AMIN MAALOUF - Béatrice'ten Sonra Birinci Yüzyıl

Resim
2000 yılından beri Amin Maalouf okuyorum bu sekizincisi ve ben bu kitabı nasıl kaçırmışım inanamadım... İlk cümlesinden itibaren beni o kadar sarıp sarmaladı ve o kadar çok sevdim ki durmadan aklımda dönüp duran ben nasıl kaçırmışım bu kitabı cümlesi oldu... neyse geç olsun güç olmasın ama nasıl kaçırmışım hayret?? Şimdi gelelim konuya; hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma sonucunda erkek cinsinden üremeyi artıran bir madde bulunuyor, bunun insanlarda da etkin olduğu saptanıyor ama proje sonlandırılıp, araştırma grubu dağıtılıyor, fakat gruptan uyanık bir bilim adamı gizli olarak bu maddeyi üretip yine bir kamuflajlı isimle piyasaya sürüyor... ee neredeyse tüm toplumların (özellikle de doğu ve az gelişmiş ülkelerin) arayıp da bulamadığı şey: erkek çocuk garantisi... belli bir süre durum anlaşılamıyor, sonrasında bir böcek bilimci ile sevgilisi kadın gazeteci olayı ortaya çıkarıyorlar ama nasılsa nüfusu çok fazla olan ülkelerde görülüyor daha iyi ya nüfusları biraz azalır, dü...

AMIN MAALOUF - Yüzüncü Ad

Resim
''Baldassare'nin Yolculuğu'' Amin Maalouf'u çok severim ama bu roman nedensiz yere çok uzun zamandan beri bekliyor... eskileri okuma hedefim nedeniyle sıra geldi nihayet... Konu; 1666 yılında kıyametin kopacağı (2012 benzeri bir tartışma söz konusu) üzerine şekilleniyor... din adamları, azıcık okumuş yazmış herkes bu konuya kafa yoruyor... Cübeyl kentinde antikacılık ve eski kitap satıcılığı yapan Baldassare, tereddütlü yaklaşsa da ona kitap sormaya gelen birkaç kişinin etkisiyle bu konuyu düşünmeden de yapamıyor... diğer yandan da herkes tılsımlı bir kitaptan bahsediyor, Allah'ın yüzüncü adını içeren ve gerçek olup olmadığı bilinemeyen bir kitap... Baldassare bu kitabın peşinde önce Konstantinopolis'e sonra İzmir, Sakız, Cenova, Amsterdam ve Londra'ya kadar uzanıyor, başlangıçta tüm bu yolculuğu yapmak gibi bir hedefi yok ama sanki kader onu oradan oraya sürüklüyor... bir yandan da kıyamet kopacak mı kopmayacak mı korkusu herkesi sarmış...

AMIN MAALOUF - Doğu'dan Uzakta

Resim
Amin Maalouf’un son romanı da tıpkı diğerleri gibi çok etkileyici... Neredeyse tüm romanlarını okumuş biri olarak bu kitabı da çok sevdim... Bundan önce okuduğum, kendi kökenlerini dedesinden hatta dedesinin babasından başlayarak aile geçmişini ülkenin tarihiyle de iç içe anlattığı romanı   ‘’Yolların Başlangıcı’’   ndan devam ediyoruz gibi hissettim... Böyle düşünmeme sebep, hem ülkenin tarihini anlatmaya devam etmesinden hemde ana karakterin kendisine benzemesinden ötürü...  ‘’Yolların Başlangıcı’’ kitabında Osmanlı’dan başlayarak '’ Doğu ’’nun hikayesi anlatılıyordu (sırası gelmişken Cumhuriyetimizin kuruluşu ve Atatürk hakkında adı geçen  romanda son derece doğru saptamalar yapılmış bunu da belirtmeden geçemeyeceğim)  bu son kitapta ise iç savaş nedeniyle Lübnan'dan ayrılanların veya ülkede kalmayı seçenlerin kararlarının sorgulandığı,  bu arada ‘’ Doğu ’’nun da tarihsel bir kesitinin sunulduğu bir hikaye anlatıyor Maalouf.. Savaşın tüm hayatları n...