Kayıtlar

Hüseyin Can Erkin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YASUNARI KAWABATA - Karlar Ülkesi

Resim
  Kawabata'dan 2011'de Dağın Sesi romanını okuyup çok sevmiştim, diğer romanlarından devam edecektim ama kaldı bir şekilde ve Can Yayınları kitapları yeniden basınca zamanı geldi diye düşündüm... Karlar Ülkesi Japonya'da 1937'de yayımlanmış, bizde ilk kez ne zaman basılmış bilmiyorum ama aşağıya hem Can Yayınlarının hem de bir önceki yayınevinin (Doğan Kitap) arka kapak açıklamalarını okura bir fikir vermesi için peş peşe ekledim... Bana gelirsek; arka kapakla okuduklarımı eşleştiremedim, aşk hikayesi deniliyor ama daha çok gelenek ve görenekler anlatılıyor (ki Japonların geleneklerini çok seviyorum ama buradakiler bir türlü ilgimi çekmedi), durağan bir hikayesi var, sürekli aynı konu yineleniyor gibi... dolayısıyla bu roman beklentimi hiç karşılamadı, yazarın önceki kitabındaki tadın yanından bile geçmedi, sonuç olarak sevemedim, gereksiz bir okuma oldu...  Yazar: Yasunari Kawabata Çevirmen : Hüseyin Can Erkin Özgün Adı: Yukiguni Sayfa Sayısı : 144 Basım Yılı : ...

JUN'ICHIRŌ TANIZAKI - Anahtar

Resim
İçindeki genci hep saklı tutmuş çılgın bir ihtiyar ve bu ihtiyarın kaleminden tutku, heyecan dolu az bulunur bir sanat eseri. Tanizaki olgunluk dönemi eseri Anahtar'da sonuna gelinmiş bir evliliğin hüzünlü ve komik iç yüzünü resmediyor. Yaşça genç olan karısına tutkuyla bağlı ancak onu nasıl memnun edeceğini bilemeyen orta yaşlı bir profesör ve tüm sevgisine rağmen kocasından uzaklaşmaya başlayan eşi İkuko bir önceki gece yaşananları gizli günlüklerine yazarlar. Çok geçmeden sır olması istenmeyen duygular ortaya çıkacak; kıskançlık sadakatsizlik ve doyumsuz erotizm bu metruk evliliği temelinden sarsacaktır. Anahtar; savaş sonrasında Japonya'nın değişen kültürünü ve toplumsal değerlerini karanlık bir mizah duygusuyla ele alan bir ustalık dönemi romanı. Tanizaki 'nin 1956 yılında yazdığı bu romanın arka kapak açıklamasının bir kısmını yukarıda görüyorsunuz, kitabın konusu bu şekilde... bir karı kocanın mahrem ilişkilerini günlüklerinden okuyoruz, başlangıçta ...

HARUKİ MURAKAMİ - Uyku

Resim
Murakami’nin 1990 yılında yazdığı, dilimize bu sene çevrilen son kitabı tür olarak ‘’anlatı’’ olarak etiketlenmiş... öncelikle kitap çok ŞIK, pırıl pırıl kuşe kağıda basılmış, illüstrasyonlarla süslenmiş, şömizli(*), lacivert, ekru, lame renklerle çok asil bir havası var... tabii bu kadar şık olunca çok pahalı bir kitap olmuş üstelik sadece 90 sayfa... meramımız okumak ve okutmak ise yayınevinin bunu ayrıca normal bir şekilde de yayımlaması gerekir diye düşünüyorum...   Tanıtımda da bahsedildiği şekilde birden fazla okunacak ve her sefer başka bir şey bulunacak bir anlatı... bana kadının hayatının rutininden fazlasıyla bunaldığı ve kapana kısıldığı duygusunu verdi... bir kısır döngü içine sıkışıp kalmak gibi... Murakami’nin muhteşem anlatımı da artı olarak bulunuyor... ben tabii ki çok sevdim hatta niye bu kadar kısa diye hayıflandım, diyeceğim tek şey okuyun....  (*) Bu sıfatı öğrendiğim blogger arkadaşım Eral'e ‘’kitaplarla beslenmek’’ teşekkürlerimle.... ...

HARUKİ MURAKAMİ - RENKSİZ TSUKURU TAZAKİ'NİN HAC YILLARI

Resim
Murakami 1Q84’den bu yana bir değişim geçiriyor, yeni eserleri onu meşhur eden bizim çok sevdiğimiz romanlara benzemiyor, kendi adıma yine çok severek okuduğumu söyleyebilirim ama eski romanlarını özlemeden de yapamıyorum... 1Q84, tarz anlamında arada kalmış bir görüntüdeydi, sanki yazar kendi romanlarını kopyalamış gibi, ama bu seferki roman çok özgün, çok dingin, belli başlı bir konuya sahip, mükemmel bir kurgu... Eski romanlardan tek farkı gerçeküstü unsurların olmayışı şeklinde ifade edilebilir... gerçi ben daha fazla eksiklikler de hissediyorum ama bunları anlatmak biraz güç... her Murakami hayranı okur böyle mi hissediyor bilemiyorum ama ben eski kitaplarda hikayenin tıpkı bir müzik eseri gibi bir ritmi olduğunu ve okurken bu sesi duyabildiğimi düşünüyorum, yine önceki romanlar okuyucuya kitabın içinde karakterlerle birlikte hareket ediyor hissi verir... sanki okumuyorsunuz da onlarla birlikte gezip dolaşıp yaşıyorsunuz gibi...  yeni tarzda bunlar pek yok ama bu seferki r...

SEİ ŞONAGON - YASTIKNAME

Resim
Bu seferki eser, yazarı, çevirisi, türü ve yazıldığı tarih itibariyle çok ilginç bir kitap... yani bütünüyle değişik... Kitaba editör tarafından yazılan Sunuş yazısında detaylı açıklamalar var oradan kısaltarak sırasıyla anlatmaya çalışayım... Kitap; ‘’çevirmenlere görünürlük kazandırmak, varlıklarına ve sorunlarına dikkat çekmek’’ amacıyla bir ortak çeviri yapma projesi olarak doğmuştur (Kitap Çevirmenleri Girişimi bir e-posta grubu olarak başlamış, Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği’nin kurulmasına önayak olmuştur)... Hem bir bütünlüğü olan hem de paylaşılmaya müsait tek bir metni bir çok çevirmen tarafından farklı dillerden çevrilmesine ve herkese eşit mesafede olması için de çok kullanılan diller dışında yazılmış bir eser olmasına karar verilmiş, ikinci bir dilden çeviri yapmanın zorluklarına rağmen orijinali Japonca olan bu kitabı ‘’New York 1991, Paris 1934, Zürih 1952, Tokyo 2005, Tokyo 1962’’de yayımlanmış 5 adet metin üzerinden 61 kişi İngilizceden, 13 kişi Fransızcadan, 6...

HARUKİ MURAKAMİ - KOŞMASAYDIM YAZAMAZDIM

Resim
Sıkı bir Murakami hayranı ve yazarın türkçeye çevrilmiş tüm romanlarını okuyan biri olarak hakkında da epeyce bilgi sahibi olduğumu düşünüyordum... ama bu denemeyi okuyunca pek de bir şey bilmediğimi fark ettim... aslında bu kitap otobiyografi değil (yazar kendisi hatırat diyor), ağırlıkla koşma tutkusunu anlattığı arada bunu yazarlığına bağladığı bir anlatı... Murakami’nin müziğe olan ilgisini biliyordum ama çeyrek asırdır koştuğunu her yıl bir tam maratona katıldığını, bir ultra maraton (100 km) koştuğunu bunun yanı sıra da triatlona (yüzme, bisiklet, koşu) katıldığını bilmiyordum... Zaten inanılmaz bir yazar olarak gözümde çok büyük bir yeri vardı birde böyle zor sporları büyük bir disiplinle yaptığını okuyunca iyice devleşti... bu kitabı yazdığı yıl 57 yaşında, hem New York Maratonunu hemde Boston Maratonunu koşuyor... sonrasında da triatlonla devam ediyor ve hayatını bu şekilde devam ettireceğini de belirtiyor... Kendini yazar ve koşucu olarak tarif eden Murakami bu kitap...

HARUKİ MURAKAMİ - 1Q84

Resim
Japon yazarları çok severim, tüm kitaplarını okuduğum Murakami’yi ise daha çok severim... yayımlandığı yıl hem Japonya’da hemde tüm dünyada büyük bir ilgi uyandıran son romanı Türkçe’ye çevrildiğinde zaman geçirmeksizin alıp okudum.. Öncelikle ben kitabı sevdim, çok zevkle, elimden bırakamadan okudum ve tahmin ettiğimden de kısa sürede bitti... merak unsuru çok iyi kullanılmış, biraz saçma olsa da güzel bir aşk hikayesi var, Orwell'in 1984'üne bir bağlantı yapıyor pek başaramasa da.... AMA kitap bir Murakami romanı mı?? değil!!  kitabı sanki Murakami yazmamış da biri kötü bir kopyasını yapmış gibi...  gelelim neden olmamış; Murakami'nin kitapları çok özgündür, insanı daldan dala uçurur, bazen hayalle gerçek, bazen tüm hayaller, bazen tüm gerçekler birbirine karışır neye uğradığını şaşırırsın, kitabın değil hikayesini, konu ne sorusu sorulduğunda, neyi anlattığını bile söyleyemezsin... Murakami kitabı okumak bilmediğin bir labirentte kalmak gibidir her d...