Kayıtlar

Metis etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

JAVIER MARÍAS - YARINKİ YÜZÜN 3: ZEHİR, GÖLGE, VEDA

Resim
  Yarınki Yüzün serisinin son kitabını da okumuş bulunuyorum, serinin tamamını, her bir kitabı ayrı ayrı çok sevdim ama en çok bu 3. cildi sevdim... fevkalade bir eserdi okumaktan büyük keyif aldım... Bilinçli olarak yapmasam da her bir kitabı 1-1,5 yıllık aralarla okudum, şaşırtıcı olan şu ki okumaya başladıktan sonra hiç öyle hissetmiyorsunuz sanki bir iki gün önce diğer kitabı bitirmişsiniz gibi her şeyi hatırlıyor ve romanın içerisine giriveriyorsunuz mükemmeldi... Romanın baş kişisi Deza patronu Tupra'nın şiddete varan davranışlarıyla şok olmuş ve çalıştığı birimin siyasetçiler, kraliyet üyeleri, iş adamları, ünlüler vs. aklınıza gelebilecek her kesimden insana ait koz olarak kullanılabilecek rahatsız edici videoları gördükten sonra hem yaptığı işi hem de patronunu iyice sorgulamaya başlamıştır... izin alıp Madrid'e ailesini görmeye gittiğinde ayrı yaşadığı karısının birlikte olduğu adam tarafından dövüldüğünden şüphelenir, sorunu halletmek için danışabileceği tek kiş...

JAVIER MARÍAS - YARINKİ YÜZÜN 2: DANS VE RÜYA

Resim
Üçlemenin ikinci kitabına başlarken keşke peş peşe okusaydım diye düşündüm ilk kitabı hatırlayamazsam diye, aradan 5-6 ay geçti zannediyordum meğerse tam bir yıl olmuş... neyse ki korktuğum olmadı hemen hemen her şeyi hatırladım, zaten bu serinin kendine has bir aurası var sizi sarıp sarmalıyor ve o ortama (hikayenin içerisine) götürüveriyor, sanki hiç zaman geçmemiş gibi kaldığınız yerden devam ediyorsunuz... Jaime Deza insanların karakterlerini/davranışlarını yorumlamaya devam ediyor, konu bir şeyi istemek, korkmak, şiddete uğramak, şiddete başvurmak, şiddete tanık olmak kavramları arasında gidip geliyor... birde yorumladığı insanların bilgilerinin kimlere gittiğini bilmediğini fark ediyor ve bunun üzerinde düşünüyor... yine İspanya tarihinin karanlık dönemlerine yer veriyor, kendisinin davranışları ile ilgili olarak da çözümlemeler yapıyor... amiri Tupra'nın şiddete başvurması o sırada kendisinin tanık olarak hissettikleri ve hareketlerini de irdeledikçe irdeliyor... anlatım ...

KIJ JOHNSON - FUDOKİ

Resim
Bu romanı 12. yüzyıl Japonya'sında geçtiği için aldım, daha önce de 10. yüzyılda yine Heian döneminde geçen Sei Şonagon'un Yastıkname kitabını okuyup sevmiştim... bu roman yazıldığı 2003'de Dünya Fantezi Ödülü finalistiymiş ama Heian dönemini anlatan tarihi yönü daha baskındı... Arka kapakta da yazdığı gibi hem prensesin saraydaki kapalı hayatını hem de defterlerine yazdığı kurgu hikayeyi okuyoruz iç içe geçmiş bir biçimde... prensesin hayatına Sei Şonagon'dan aşinaydım (muhtemelen yazarda o eserden faydalanmış ve yeri geldiğinde sık sık Şonagon'dan bahsediyor)  o güzel bir tanıdıklık duygusu yarattı, asıl hoşuma gidense kedi-kadın Kagaya-hime'nin hikayesiydi... Bir deprem, arkasından gelen yangınla büyük bir malikane yanıp kül olur, bahçesinde yaşayan kedilerin çoğu ölür sadece küçük bir yavru sağ kalır o da ne yapacağını bilemeyip oradan oraya savrulur, fudokisini ''Malikanenin bahçesindeki kediler (dişi kediler) bir şeyi daha paylaşıyordu: fudoki ...

JAVIER MARÍAS - YARINKİ YÜZÜN 1: ATEŞ VE MIZRAK

Resim
Yazarla tanışmam 2018'de Acı Bir Başlangıç Bu romanı ile oldu ve Mar í as'a pek ısınamadım... yazardan ilk olarak Yarınki Yüzün serisini okumayı planlamış ama gerçekleştirememiştim keşke bunu başarabilseymişim... bu kitabı da, yazarı da, çeviriyi de, çok çok daha fazla sevdim... Yine içinden başka başka cümleler çıkan uzun cümlelerle yazıyor, bir konudan başlayıp, çok farklı bir konuda ilerleyip, farklı bir yerde bitirebiliyor ama hiç bir konuyu ortada bırakmıyor sonradan oraya mutlaka dönüyor... pek fazla olay kurgusu yok, konuşma yok, ana karakter Jamie Deza sürekli anlatıyor da anlatıyor... böyle yazınca sıkıcı gibi gözüküyor ama hiç değildi, ilk cümlelerinden beni yakalayıp peşinden sürükledi ve çok sevdim, yineliyorum ama keşke bu kitapla başlasaymışım... Konu; tarihle (İspanya İç Savaşı, Franco Diktatörlüğü, II. Dünya Savaşı), istihbarat faaliyetleriyle, dilbilim ve çeviriyle ilgili ama olayın özünde Mar í as insan davranışlarını açıklıyor... ''...insanların ...

PER PETTERSON - SİBİRYA HAYALİ

Resim
Per Petterson'dan ikinci kitabımı okumuş bulunuyorum, yazardan ilk hangi kitabı okuyayım diye çok zor seçim yapmış ve Reddediyorum 'u okumuştum... romanı beğenmekle birlikte (Norveç'li yazarları sevmeme rağmen), yazar bende devam etme isteği pek uyandırmamıştı... Sibirya Hayali ise görür görmez ilgimi çekti ve okuyayım, yazar hakkında da emin olurum diye düşündüm... İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Danimarka'nın küçük kasabasında 6-7 yaşlarında küçük bir kız, hayran olduğu abisi Jesper, aşırı dindar annesi ve hayat karşısında ezilen marangoz babası ile yaşıyor... küçük kızın gözünden ailesi anlatılıyor, abi-kardeşin çocukluk oyunları ve hayalleri (küçük kız Sibirya'ya, abisi de Fas'a gitmek istiyor) ile devam ediyor, sonrasında Almanlar geliyor, ülke işgal ediliyor ve ailenin hayatını okumaya devam ediyoruz... İlk okuduğum kitabın sonunu zayıf bulmuştum ama bundan daha akıcıydı ve daha çok ilgimi çekmişti... bu roman çok daldan dala atlıyordu, s...

EDUARDO BERTI - DÜŞLENEN ÜLKE

Resim
Yazarı Yabancı Baba kitabı ile tanımış ve sevmiştim, devamı da iyi geldi bu romanı daha daha çok sevdim... yeni yılın ilk kitabını sevmiş olmamda ayrıca sevindirici bir haber gibi geldi bana:) E. Berti;  bu sefer  20. yüzyıl başlarında Çin'de geçen bir hikaye kurgulamış (neden Çin diye merak ettim ama cevabını bulamadım), 13-14 yaşlarında bir genç kızın ve ailesinin hayatını anlatıyor... ninesinin ölümü ile başlıyor, rüyalar, hayaletler, evlilik seremonileri, gelenek görenekler, sınıf farklarıyla bezeli düşsel bir hikaye okuyoruz... küçük kız; fakir bir kuş satıcısının kızına (Xiaomei) aşık oluyor, duygularını anlamlandırması, tüm hissettikleri, Xiaomei ile kurduğu arkadaşlıkla, ninesini sürekli rüyasında görmesi ve onunla tüm olan biten hakkında konuşması romanın ana eksenini oluşturuyor... Çok sürükleyici bir kitap, mükemmel bir çevirisi var, çok sevdim okuyun mutlaka... Yazar: Eduardo Berti Çevirmen : Roza Hakmen Özgün Adı: El país imaginado Sayfa Sayısı : 17...

GERBRAND BAKKER - DOLAMBAÇ

Resim
Hollandalı bir yazardan ilk kez okuyorum, yayınevinin sitesinde görüp aldığım bir kitap... Galler'de taşrada, bir ev kiralayıp yaşamaya başlayan Hollandalı yalnız bir kadını (Emilie) anlatıyor... ıssız bir ev, koyunlar, inekler ve kazlar var, doğa ile iç içe bir yaşam... kadın çok az eşyası ile eve yerleşiyor, evde bulduğu veya satın aldığı alet edevat ile ot bürümüş evi düzeltmeye çalışıyor, sarmaşıkları buduyor, patikayı düzeltmeye çalışıyor, çiçek dikmek istiyor... etrafta geziyor, ara sıra yakındaki köye gidip ekmek vs. alıyor, herkesin birbirini tanıdığı köy ahalisi kadının orada ne yaptığını pek çözemiyor ama dostça davranıyorlar... kadının peşinde hayatını keşfetmeye ve böyle ıssız bir yerde ne aradığını çözmeye çalışıyoruz... Tasvirler mükemmeldi, hem doğayı hem de evi görmüş kadar oldum, sanki Emilie ile beraber bende oralarda geziyormuş gibi hissettim... yazar bir erkek olmasına rağmen Emilie'nin ruh dünyasını o kadar iyi anlatıyordu ki bir kadın yazsa ancak o kada...

ANNA BANTI - ARTEMISIA

Resim
Sanat tarihçisi Lucia Lopresti, Anna Banti adıyla yazdığı bu romanın kısacık ama yoğun sunuşunda şöyle anlatıyor Artemisia'yı: '' 1598'de Roma'da, Pisa'lı bir aileden doğdu. Usta ressam Orazio'nun kızıdır. Gençkızlığa yeni erdiği sıralarda onurunun ve sevgisinin ırzına geçildi. Resmi bir iğfal davasında aşağılandı. Napoli'de resim akademisi açtı. 1638'e doğru Papa'ya başkaldıran, bölücü İngiltere'ye gitme yürekliliği gösterdi. Sözleri ve eserleriyle erkek ve kadınların iş hayatında eşit hakları ve her iki cins arasında ruh eşitliği olması gerektiğini savunan ilk kadınlardandır. Biyografilerinde ölüm yılı belirtilmemektedir. (syf:9-10)'' Wikipedia'da Artemisia'nın doğum yılı 1593, ölüm yılı 1654 olarak belirtiliyor... Bu kitabı yayımlandığı yıl okumak istemiştim, Artemisia çok ilgimi çekmişti ama ancak gerçekleştirebildim... öncesinde bu eserin biyografi olduğunu düşünüyordum ama biyografi ile harmanlanmış bir tarihi kurgu ...

BARBARA NATTERSON-HOROWITZ / KATHRYN BOWERS - İnsan Denen Hayvan

Resim
Hastalıkta ve Sağlıkta Hayvanlardan Öğrenebileceklerimiz Bu kitabı yazarları (aşağıda özgeçmişleri var) cazip geldiği için aldım... özellikle tıp doktoru olan yazar, hem kardiyoloji hem de psikiyatri uzmanlığı almış ama kardiyoloji konusunda çalışıyor, ayrıca bu kitaptan da anlaşılacağı üzere veteriner hekimlerle de ortak çalışmalar yürütüyor... böyle çok yönlü kişileri büyüleyici buluyorum:) Gelelim 2012 yılında yayımlanan kitaba; 12 bölümden oluşuyor ve arka kapak açıklamasında belirtilen konuları, hem hayvanlar hem de insanlar açısından inceliyor, insan sağlığı için veteriner hekimlerden öğrenebileceklerimize odaklanıyor... Barbara Natterson'u hayvanların kardiyolojik sorunlarında da birlikte çalıştığı veteriner hekimler yardıma çağırıyormuş... Kitap bizde bu yıl yayımlanınca ve pandemi gibi bir belada olunca yazarlar bize özel bir önsöz yazmışlar; ''Son on yılda çok şey değişti. İnsanlar yabani türler ve alanlarla hiç olmadığı kadar yakın ve kozmik bir etkileşim...