Kayıtlar

Ian McEwan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

IAN McEWAN - Dersler

Resim
Ian McEwan'dan 6. kitabım, bundan önce okuduğum Fındık Kabuğu 'nu hiç sevmeyince yazarı noktaladım diye düşünmüştüm ama Dersler'i görünce ilginç geldi ve buradayız... Şimdi; Bu roman Fındık Kabuğu kadar beni rahatsız etmediyse de yazara nokta koymak konusunda haklıymışım, belli bir doygunluğa ulaşmışım asla okuduğum ilk üç kitabının zevkine yaklaşamıyorum o yüzden bu kitap hakikaten son olacak... Hikaye 1959'dan başlıyor 2021'e kadar geliyor, kurgunun yanı sıra dünya ve ülke siyasetine, ekonomik olaylara, krizlere, klasik ve caz müziğine, tenise, pandemiye vs. bir çok konuya değinilmiş bunlar kurgunun arasına serpiştirilmiş bir şekilde veriliyor ama kötü birer yama gibi sırıtıyorlar, çok uzun anlatılmışlar, Thatcher Thatcher daral geldi resmen... Gereksiz uzun bir kitaptı, yazar tüm hayatı boyunca olan olayları kaçırmayayım yazayım moduna girmiş (okul yılları gibi otobiyografik öğelerde var), sadece Roland değil tali karakterle...

IAN McEWAN - Fındık Kabuğu

Resim
Ian McEwan sevdiğim bir yazar(dı), bu okuduğum 5. kitabı ve sanırım son olacak... çünkü hiç sevmedim, bana çok gereksiz geldi, hatta başında bırakacaktım da sayfa sayısı çok az olduğu için bari bitireyim dedim, işte böyle... Yazar: Ian McEwan Çevirmen : İlknur Özdemir Sayfa Sayısı : 152 Basım Yılı : 2017 Yayınevi : YKY Edebiyat tarihinin en genç Hamlet’i babasının katline engel olmaya çalışırken pek bilindik bir varoluş krizine düşer: Olmak ya da olmamak! Hamileliğinin son aşamasındaki Trudy, ihanet ettiği kocası John’u kafasının karışık olduğu bahanesiyle evlerinden uzaklaştırdıktan sonra son derece sığ, çıkarcı ve bayağı kayınbiraderi Claude’la yaşamaya başlar. Trudy ve Claude, John’a ait paha biçilemez eve konmak için planlar yaparlar. Fakat bu kumpası ilk aşamasından beri takip eden bir kulak misafirleri vardır: Trudy’nin rahminde, kendisini bekleyen geleceğe doğup doğmama konusundaki kararını henüz verememiş bir fetüs. Ünlü İngiliz yazar Ian McEwan’ın a...

IAN McEWAN - Cumartesi

Resim
Ülke gündemi yüzünden doğru dürüst okuyamıyorum, hem canım istemiyor, hem de olan biteni anlamak için internet gazetelerini okuyup, haberleri takip ediyorum, okuma zamanımı onlar alıyor... dolayısıyla pek de uzun olmayan bu romanı bitirmem iki haftamı aldı... Oysa ki rahat okuyabilmek için  Ian McEwan ’ı seçmiştim -çok sevdiğim bir yazar- sürpriz olmaz diye... işlerin beklediğim gibi gitmemesinin sebebi hem konunun hem de zamanlamanın yanlış olmasıydı... Roman, 2003 yılında A.B.D’nin peşine takılan Britanya’nın Irak’ın işgaline katılmasına karşı çıkanların düzenlediği bir miting gününde geçiyor ve tek bir günü anlatıyor... tam da emperyalizmin içerideki hainlerle birlikte güzel ülkemi iç savaşa sürüklemek istediği bugünlerde A.B.D’nin yarattığı başka bir vahşetle ilgili bir konuyu okumak iyi olmadı... Roman; başarılı bir sinir cerrahı olan Henry Perowne’nun o günde başına gelenleri/aklından geçenleri anlatıyor... Perowne’nun başarılı bir avukat olan karısı, bir blues m...

IAN McEWAN - MASUMİYET ya da Özel İlişki

Resim
Bu yazarla 2013’de tanıştım ve giderek artan bir ilgiyle kitaplarını okumaya başladım... bu üçüncüsü ve yine çok beğendim... 1955 yılında hemen savaş ertesinde Berlin’de geçen bir soğuk savaş hikayesi olarak başlıyor... Altın Operasyon veya Berlin Tüneli denilen gerçek bir olaya yaslanan bir konusu var... Olayların çoğu, karakterlerin George Blake dışında kalanları kurgu olarak yazılmış... Başlangıçtaki  Amerikalılar, İngilizler, Sovyetler arasındaki istihbarat mücadelesi,  roman ilerlerken geride fon olarak kalıyor ve konu tamamiyle psikolojik bir yapıya bürünüyor... Leonard karakteri olağanüstü kurgulanmış, yazar her bir sayfada 25 yaşındaki bu İngilizin başka bir katmanını açığa çıkarıyor... masumiyetle başlayan karakteri  sonrasında  çok farklı noktalara savruluyor... aşık olduğu Alman kadının (Maria) eski kocası ortaya çıkıncada hem olaylar hemde Leonard’ın kişiliği iyice içinden çıkılmaz hale geliyor...  yazar ayrıca bu üç milletin ve artı Alman...

IAN McEWAN - Bir Parmak Bal

Resim
‘’SOMA’da hayatını kaybedenler ışıklar içinde yatsın ve UMUYORUM ki bu katliamın tüm sorumluları da hesabını versin.’’ Ian McEwan’dan daha önce  ‘’Solar’’ adlı romanı   okumuş, burada da yorumlarken yazarı sevdim başka kitaplarını da okurum diye yazmıştım... ve bu yıl çıkan romanında edebiyat meraklısı genç bir kadın casusun hayatının anlatıldığını görünce hemen okumak istedim... açıkçası bir yazarın uluslararası istihbarat faaliyetlerinde kullanılması fikri pek akla yakın gelmemişti ama yazar pekala olabileceğini gösterdi bana... Romanı birçok yönden çok sevdim, başta konusu ve yazarın mizahi dili olmak üzere; ‘’Serena’’nın tüm halleri ile kendisi ve sevgilileri hakkındaki düşüncelerini, her iş kolunda görülen kadın erkek eşitsizliğinin belirtilmesini, 1970’li yılları ve Soğuk Savaşın tüm ülkelerde bıraktığı izleri, yapılan istihbarat faaliyetinin bana çok derme çatma görünmesini, yazarların ve nerede çalışırsa çalışsın küçük memurların kıt kanaat geçinmelerini, her...

IAN McEWAN - Solar

Resim
Bu kitabı iklimle ilgili olduğu için aldım... benim için tanıtımdaki ilgi çekici nokta oydu... ana karakter Nobel ödüllü bir fizikçi olunca, dünyayı kurtarmaktan bahsedilince güzel bir küresel ısınma romanı bu diye düşündüm... ama ne yazık ki öyle değilmiş... evet profesör yardımcılarından birinden elde ettiği dosyadaki fikirleri geliştirerek bir alternatif enerji üzerinde çalışıyor ama bu kitabın detayı halinde... Kitabın ana eksenini profesörün kendi yaşamının açmazları, çelişkileri, beş tane evliliğindeki başarısızlıkları, sayısız kız arkadaşlarıyla ilişkileri, sürekli kendisi aldatırken son karısı tarafından aldatılmasının yarattığı şok, kariyerinde Nobel sonrasında yaşadığı duraklama, sağlıksız yiyeceklere düşkünlüğü buna bağlı obezitesi oluşturuyor... profesörün tüm yaşamı çocukluğundan başlayarak detaylı olarak anlatılıyor, profesör kendini yerden yere vuruyor tüm eksikliklerini gözler önüne seriyor, kendisine hiç iltimas geçmiyor ama durumundan da pek şikayetçi değil... ...