Kayıtlar

Ressam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

RAUDA JAMIS - ARTEMISIA BİR RESSAMIN ROMANI

Resim
2021'de İtalyan yazar Anna Banti'nin yazdığı Artemisia romanını okumuş ve 17. yüzyıl ressamı Artemisia Gentileschi'ye (1593-1654) hayran olmuştum... bu sefer bir başka Artemisia romanına kütüphanede rastladım ve çok mutlu oldum, bakalım Fransız bir yazar nasıl anlatmış diye merak ettim ve buradayız... Her iki romanda Artemisia Gentileschi'nin hayatını anlatıyor ama daha çok tarihi kurgu olarak düşünebiliriz... R. Jamis'in romanı daha kolay okunuyor, Anna Banti daha karmaşık yazmıştı, diğer açıdan Anna Banti'de ressamı ve dönemi gözümde çok iyi canlandırabilmiştim, Jamis'de 17. yüzyılı yakalamakta zaman zaman zorlandım ki bundan çok hoşlanmıyorum o tarihi her halükarda hissetmek isterim... R. Jamis'in romanı kısa kısa bölümler halinde yazılmış her bir bölümün başında kısa cümleler var, kimi ressamların sözleri, kimi tecavüz davasının tutanaklarından kesitler, kimi Artemisia'nın yazdığı mektuplardan bölümler, kimi aile fertlerinin sözlerinden oluşu...

MANUEL BENGUIGUI - Alman Koleksiyoncu

Resim
Bu romanı çıktığı yıl okumak istemiştim olmadı, çok iyiymiş keşke geç kalmasaymışım... yazarın ilk romanıymış, anlatımı çok özgündü, çok beğendim... Nazilerin sanat eserlerine el koyması çokça anlatılmıştır ama bunu diğer insanlardan farklı  biri  (nörotipik olmayan da denilebilir) üzerinden anlatmak mükemmel bir fikirmiş... Ludwing'in ilginçliğini çok iyi ortaya koymuştu gözümde olduğu gibi canlandı, onunla beraber galerileri dolaşıp, tüm tablolara baktım gibi oldu... umarım yazarın diğer kitaplarını da yayımlarlar, kaçırmayın okuyun derim... Yazar: Manuel Benguigui Çevirmen : Aysel Bora Özgün Adı: Un collectionneur allemand Sayfa Sayısı : 112 Basım Yılı : 2020 Yayınevi : YKY “Ludwig çok küçük yaştan beri kendini sanata kaptırmıştı. Eserlerle, eserler için yaşıyordu, başka bir şey için değil. Onlara bakmak, sadece bakmak bile onun temel besin kaynağı idi. En başta da tablolar, tuvaller ve panolar. Ludwig dünyayı ve sakinlerini hiç umursamıyordu. O sadece sanatı seviy...

DINA RUBINA - Cordoba'nın Beyaz Güvercini

Resim
Bu romanı gördüğümde ilk başta yazarı dikkatimi çekti, Taşkent'te doğmuş, Özbekistan Devlet Konservatuarında okumuş, Rusça yazan çağdaş yazarlar arasında önemli bir yere sahip, süper... konu hem resim sanatı, resim restorasyonu, değerli tablolar (bunlara sahip olmak-olamamak), hem de SSCB'deki yaşam ile ilgili... Zahar Kordovin Leningrad'da sanat eğitimi almış, resim restorasyonu ve eksperliği yapan, üniversitede ders veren, resim sanatı için aranan biri... oldukça gizemli ve hayatına çok fazla kişinin girmesine izin vermiyor... çok yakın dostları da var, etkili düşmanları da... roman geriye dönüşlerle anlatılıyor, Zahar'ın çocukluğuna-eğitim hayatına, dedesinin SSCB istihbaratında önemli görevlerde bulunduğu zamana ve bugüne gidip gelerek hikayesini kurguluyor... bu arada ortaçağdan günümüze neredeyse tüm ressamlardan bahsediyor (dipnotlar çok iyiydi onu da atlamayayım) ve sanki polisiye bir hikaye gibi heyecanla sizi peşinden sürüklüyor... Romanı çok beğendim, el...

ANNA BANTI - ARTEMISIA

Resim
Sanat tarihçisi Lucia Lopresti, Anna Banti adıyla yazdığı bu romanın kısacık ama yoğun sunuşunda şöyle anlatıyor Artemisia'yı: '' 1598'de Roma'da, Pisa'lı bir aileden doğdu. Usta ressam Orazio'nun kızıdır. Gençkızlığa yeni erdiği sıralarda onurunun ve sevgisinin ırzına geçildi. Resmi bir iğfal davasında aşağılandı. Napoli'de resim akademisi açtı. 1638'e doğru Papa'ya başkaldıran, bölücü İngiltere'ye gitme yürekliliği gösterdi. Sözleri ve eserleriyle erkek ve kadınların iş hayatında eşit hakları ve her iki cins arasında ruh eşitliği olması gerektiğini savunan ilk kadınlardandır. Biyografilerinde ölüm yılı belirtilmemektedir. (syf:9-10)'' Wikipedia'da Artemisia'nın doğum yılı 1593, ölüm yılı 1654 olarak belirtiliyor... Bu kitabı yayımlandığı yıl okumak istemiştim, Artemisia çok ilgimi çekmişti ama ancak gerçekleştirebildim... öncesinde bu eserin biyografi olduğunu düşünüyordum ama biyografi ile harmanlanmış bir tarihi kurgu ...

CHRISTOPH HEINRICH - CLAUDE MONET

Resim
Bu kitabı yayımlandığı yıl okumuştum, bu eve kapanma günlerinde yeniden okumak istedim, iç açıcı bir şeyler iyi gelecekti... Claude Monet (1840-1926) en sevdiğim ressamların başında gelir ve bu kitapta Monet'in hayatı ve eserleri detaylı bir şekilde anlatılıyor... Çok kaliteli bir baskısı var ve keşke başka ressamlar için de böyle kitaplar yayımlasalar... ''Claude Monet parlak gün ışığının ressamıydı; gökyüzünün, karın, suda yansıyan bulutların ressamıydı. Neredeyse bütünüyle beyaz renkle resimler yapan ilk ressamdı. Monet ileri yaşlarına, son dönemlerinde yaptığı o görkemli nilüferlere dek bu beyazı kullandığı renklere katıştırmayı sürdürdü ve böylece (......) donuk iç ortamlardaki yumuşak gölgeleri resimden kovalamış oldu. Monet, ışığın ressamıydı. (syf:7)'' ''Gleyre'in atölyesinde üç genç ressamla tanıştı: Frédéric Bazille, Alfred Sisley, ve Auguste Renoir. Askere gitmeden önce de Camille Pissaro'yla tanışmıştı. Bu dörd...

PERA MÜZESİ - Mürekkepten Sergisi

Resim
Bugün bir arkadaşımla Pera Müzesi'nde Çin Güncel Sanatına dair Mürekkepten sergisine gittik. Çok değişik ve hoştu. Aşağıya hem serginin tanıtım yazısını hem de birkaç eseri ekliyorum. Vaktiniz varsa gidip görün derim. Mürekkepten Çin Güncel Sanatından Yorumlamalar 11 Nisan - 28 Temmuz 2019 Mürekkep resim geleneğinin farklı yorumlarına odaklanan  Mürekkepten:   Çin Güncel Sanatından Yorumlamalar  sergisi, çalışmalarını Çin’de sürdüren 13 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Sanatçıların sergide yer alan çalışmaları, kâğıt, fırça ve mürekkep gibi geleneksel malzemelerin kullanımından öte mürekkebin kültürel ruhunu taşıyor. Çalışma pratiklerindeki deneysel formlar, sanatçıların günümüz kültürel bağlamında mürekkep geleneğini nasıl yeniden ele aldığını ve bu güçlü geleneği nasıl zenginleştirdiğini vurguluyor.  Küratörlüğünü Karen Smith’in yaptığı sergideki yapıtlar, manzaralar, doğal formlar, doğadan alınmış tekil veya karşılaşt...

GAËLLE JOSSE - Sessiz Saatler

Resim
Hollandalı ressam Emanuel de Witte'nin (1617 -1692) yaptığı, Rotterdam Boijmans Van Beuningen Müzesi'nde sergilenen tablosunun (yak.1665), Fransız yazar Ga ëlle Josse tarafından öykülendirmesini içeren bir kitap bu... fikir bana çok enteresan geldi, benzer tablolar için de öyküler uydurulsa ne iyi olur diye düşündüm...  yazar hakkında çok az bilgi var bu ilk kitabıymış ama sonrasında benzer hikayeler de yazdı mı bilmiyorum... Klavsen çalan kadına bir isim ve bir hayat vermiş, tablodaki her bir figür için bir hikayesi var; yere düşen gün ışığından, erkek elbiselerine, kılıca ilişkin, hatta en arkada yer alan hizmetçiyi bile anlatıyor... Magdalena bir günlük tutuyor ve oradan hayatını öğreniyoruz... kitabı beğendim ama biraz kopuk kopuk bir öyküsü vardı, günlük olduğu için makul karşılasam da başka bir yazarın elinde çok daha iyi olabilirdi... sonuçta değişikti deneyin derim... Yazar: Ga ëlle Josse Çevirmen : Yaşar Avunç Özgün Adı: Les heures silencieuses Say...

DIANE HAEGER- YAKUT YÜZÜK

Resim
Yaz mevsimini hiç sevmiyorum, dolayısıyla okuma tempomda düşüyordu her yaz, ama bu sene Ağustos'a kadar iyi gittim... bu ay hem uzun bir seyahat hem de sıcak derken sadece üç kitap okuyabildim (aslında dört, bir tane de sudan roman okudum)... baktım sayı az;) bir tane de eski okuduklarımdan paylaşayım dedim... aşağıdaki romanı 2009 yılında okumuş ve çok beğenmiştim... madem bir önceki kitap tanıtımımda sanat konu ediliyordu bir Rönesans Ressamı ile devam edeyim dedim, Raffaello Sanzio da Urbino (1483- 1520) ile... Yakut Yüzük romanı ''Bu eser bir kurgu olmakla beraber hikaye, Raffaello'nun La Fornarina (Fırıncı Kız) adlı tablosunda ince bir boya tabakası altında 500 yıldır saklı duran yakut yüzüğün keşfine dayanmaktadır. Bu sır 2002 yılında Roma'daki Barberini Sarayı'nda bir temizlik ve röntgen işlemi esnasında ortaya çıkmıştır. Yüzüğü kimin tam olarak neden sakladığı hiçbir zaman bilinmeyebilir. Bu roman olası bir senaryoyu ele almaktadır (syf:9 yaza...

BRUNO NARDINI - Michelangelo: Bir Dahinin Yaşamöyküsü

Resim
Bu kitabı tanıtmaya yazarın özgeçmişi ile başlayayım; BRUNO NARDINI, 1921’de doğdu. 1993’te öldüğünde ardında zengin bir kültür mirası bırakmış, 1970’te kurduğu Nardini Yayınevi, özellikle sanat ve tarih-kültür araştırmaları alanındaki yayınlarıyla saygın bir yayınevi kimliği edinmişti. Yayıncı, yazar, denemeci ve şair olan Nardini, yazdığı birçok kitabın yanı sıra, birçok yapıtın editörlüğünü de üstlendi. Sanat yapıtlarının korunmasını ve onarılmasını konu alan yayınları teşvik etti, Floransa ve Roma gibi önemli kültür merkezlerindeki mimari yapılar üzerine monografilerin yazılmasını sağladı. Çocuklar İçin Leonardo da Vinci başlığını taşıyan biyografisi 15 dile çevrildi. Bruno Nardini, asıl ününü yazdığı iki olağanüstü yaşamöyküsüne borçludur: Michelangelo: Bir Dâhinin Yaşamöyküsü ve Leonardo da Vinci: Bir Ustanın Portresi. Birçok dile çevrilen bu iki yaşamöyküsü, yazarın sanatçı duyarlılığı ile titiz araştırmacılığının gerçek birer sentezi niteliğini taşır. R...