Kayıtlar

Isabel Allende etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ISABEL ALLENDE - Violeta

Resim
12. Allende kitabımı okumuş bulunuyorum, bu roman Violeta'nın bir asırlık hayatını anlatıyor ve Violeta Ruhlar Evi üçlemesindeki Nivea del Valle'nin torunu, dolayısıyla Ruhlar Evi'ni dörtleme haline getiriyor da diyebiliriz... Violeta 1920 yılında 5 erkek çocuktan sonra doğuyor, babası Arsenio del Valle girişimci bir ruha sahip, gelecek vaat eden her türlü işe yatırım yapan, borçlanmaktan korkmayan, atak bir iş adamı, aileye ait büyük bir evde oturuyorlar, annesi zayıf bünyeli bir kadın, en büyük abisi José Antonio avukat, evde kalmış 2 ilginç teyze ve anneanneleri de onlarla birlikte yaşıyor... 1929 ekonomik buhranına borçla yakalanınca tüm varlıklarını kaybediyorlar, kırsalda küçük bir beldeye göç edip hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyorlar ve Violeta'nın büyümesini izlemeye devam ediyoruz... Garip bir şekilde bu roman bana çok tanıdık geldi sanki ikinci kez okuyormuşum gibi, Ruhlar Evi Üçlemesinin diğer kitaplarına yeniden göz attım acaba orada anlatılan bir ş...

ISABEL ALLENDE - Aşktan ve Gölgeden

Resim
Isabel Allende'nin 1984 yılında yazdığı ikinci romanına sıra geldi ve geride okunacak az kitabı kaldığı için mutsuzum, her kitabını bitmesin diye azar azar okuduğum yazarın bu romanını da çok sevdim... konu; hem bir aşk hikayesi, hem de Pinochet diktatörlüğündeki zulüm/vahşet altında insanların hayatta kalma mücadelesi çerçevesinde işleniyor... karakterler çok sıcak ve cana yakındı, hem gazeteci Irene'yi hem psikolog/fotoğrafçı Francisco'yu hem de Francisco'nun ailesini çok sevdim... Francisco psikolog olmasına karşın iktidar aleyhtarı görülerek işten atılmış ve fotoğrafçı olarak Irene ile birlikte çalışmaya başlamıştır... Irene varlıklı bir ailenin korunup kollanmış, herkesin görür görmez sevdiği, dikkat çekici bir fiziği olan genç bir kadındır ve çocukluk arkadaşı olan bir yüzbaşı ile nişanlıdır... bu ikili çalışmaya başladıktan kısa süre sonra, olağanüstü yetenekleri olduğu söylenen onbeş yaşındaki bir genç kız (Evangelia) ile röportaj yapmaya giderler, o sırada a...

ISABEL ALLENDE - Denizin Uzun Taçyaprağı

Resim
Çok sevdiğim Isabel Allende'nin son romanına birkaç ay gecikmeyle nihayet sıra geldi... yazar; 1938 yılında İspanya İçsavaşı ile başlayıp, 1939 yılında İspanyol sürgünlerin Winnipeg gemisiyle Şili'ye gelmeleriyle, Salvador Allende dönemi ve Pinochet'in diktatörlüğü de dahil olmak üzere 1994 yılına kadar uzanan tarihi bir kurgu yapıyor... Bu romandan Ruhlar Evi üçlemesindeki keyfi aldım, mükemmeldi, çok sevdim (ana karakter Roser'i daha çok sevdim), bitmesin diye azar azar okudum, kaçırmayın okuyun derim...  Yazar: Isabel Allende Çevirmen : İnci Kut Özgün Adı: Largo pétalo del mar Sayfa Sayısı : 376 Basım Yılı : 2022 Yayınevi : Can Benim hayatım bir dizi deniz yolculuğuyla geçti, bu dünyada oradan oraya dolaştım. Derin köklerim olduğunu bilmeden hep bir yabancı oldum… Ruhum da denizlerde yolculuk etti. Ama bunların üzerine düşünüp taşınmanın yararı yok gibi geliyor bana; bunu çok önce yapmalıydım. İspanya İçsavaşı sırasında genç doktor Víctor Dalmau ile pi...

ISABEL ALLENDE - Kış Ortasında

Resim
Allende'den 9. romanımı okumuş bulunuyorum, şuan içinde bulunduğumuz gibi New York'un bir kar fırtınasına esir düştüğü günlerde geçiyor... Richard gençliğinde Brezilya'da yaşamış, New York'lu bir profesör, Lucia Şili'li, Richard tarafından yardımcı hoca olarak üniversiteye davet edilmiş, bir süredir New York'da Richard'ın kiracısı olarak bulunuyor, Evelyn Guatemala'lı, kaçak yollardan New York'a gelmiş bir genç kız, çocuk bakıcısı olarak çalışıyor... Karın her yeri kapattığı tüm insanları evlerine hapsettiği günde; Richard hastalanan kedisini veterinere götürüp dönerken karda kayıp önündeki arabaya arkadan çarpar, öndeki arabanın sürücüsü çocuk görünümünde bir genç kızdır (Evelyn), Richard sigortasının hasarı ödeyeceğini söyler ve kıza kartını uzatır ama latin kökenli kız onu anlamıyor görünmektedir ve aceleyle uzaklaşmak ister, Richard son anda kartını arabanın içerisine atar ve kız hızla uzaklaşır... Richard gece evde o gün yaşadıklarını, kar fır...

ISABEL ALLENDE - Sararmış Bir Fotoğraf

Resim
Isabel Allende ilk romanı Ruhlar Evi 'ni 1982'de, Kaderin Kızı 'nı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf'ı ise 2000'de yazmış, bende -tamamen tesadüf eseri- bu yazılış sırasına göre okudum... her yerde bu kitapların üçleme olduğundan bahsediliyor, ilk iki romanı bitirdiğimde bana hiç öyle gelmedi, iki kitapta da ortak olan del Valle ailesi idi ama Kaderin Kızı'nda o kadar tali bir unsur olarak gözüküyordu ki üçleme olmasına ihtimal vermedim... Sararmış Bir Fotoğraf'ı okuyunca taşlar yerine oturdu... eğer tam bir üçleme tadı almak ve olayları kronolojik olarak okumak istiyorsanız; 1. Kitap: Kaderin Kızı, 2. Kitap: Sararmış Bir Fotoğraf, 3. Kitap: Ruhlar Evi olarak sıralamalısınız... buraya kadar yazdıklarımı bu üçleme konusuna açıklama getirmek için ekledim, yoksa tüm Allende kitapları gibi mükemmel olan bu üç roman, her türlü sırayla veya tek tek de okunabilir... Kaderin Kızı'nda San Francisco'da kalmıştık, bu romanda Şili'ye geri dönüyoruz... y...

ISABEL ALLENDE - Kaderin Kızı

Resim
Allende okumalarıma devam ediyorum, ''Kaderin Kızı'' romanı; 1843 yılında Şili'de bir İngiliz ailesiyle başlayıp 1853 yılında San Fransisco'da Çinliler, Amerikalılar, Meksikalılar vs. kırkbir çeşit halkla sona eriyor... Sommers ailesinin kapısına yeni doğmuş bir bebek olarak bırakılan Eliza'nın hayatı, ilk 15 yılında sevilip, korunup kollanarak geçer... onu kızı olarak benimseyen Rose Sommers çok iyi bir eğitim almasını sağlar, Şili'li yerli bir kadın olan ahçı vasıtasıyla da yemek yapma, yerli dilini ve adetlerini öğrenme ve doğada vakit geçirme güdülerini tatmin ederek mutlu bir çocuk olarak büyür... Eliza 15 yaşına geldiğinde ilk aşkı ile karşılaşır ve hayatı çok farklı bir yöne savrulur... tam bu sırada da Amerika'da altına hücum yılları başlamıştır... önce beş parasız sevgilisi altın bulmaya yollanır, sonrasında da Eliza onu bulmak için yola düşer... şans eseri tanıştığı bir Çinli vasıtasıyla bir gemide kaçak yolcu olarak Amerika'ya gider.....

ISABEL ALLENDE - Ruhlar Evi

Resim
Isabel Allende 'nin 1982 yılında yazdığı ilk romanını nihayet okudum ve bu kadar geç kaldığıma çok hayıflandım... ülkesinin siyasi geçmişini, amcasını, askeri diktatörlüğü, muhteşem bir kurgu içerisine alarak anlatıyor... önce çılgın kadınlardan oluşan bir ailenin öyküsü olarak başlıyor, sonuna doğru Şili'nin 70'li yıllarında yaşananlara odaklanıyor... özellikle sonlara doğru -Pinochet'in diktatörlüğüne- gelindiğinde nasıl bizim geçmişimize benzediğini, kapitalizmin dünyanın hemen her yerinde aynı senaryoyu tezgahladığını görüyorsunuz... çok güzel bir romandı, siz benim kadar geç kalmayın, mutlaka okuyun...  Yazar: Isabel Allende Çevirmen : Nihal Yeğinobalı Özgün Adı: La casa de los espíritus Sayfa Sayısı: 544 Basım Yılı : 2020 (12. Baskı) 1991 (1. Baskı) Yayınevi : Can Şili’nin seçimle işbaşına gelen, askerî bir darbeyle devrilip öldürülen Marksist başkanı Salvador Allende’nin son saatleri nasıl geçti?  No­bel ödüllü büyük şair Pablo Neruda’nın cenaze töre...

ISABEL ALLENDE - Canım Sevgilim Inés

Resim
          29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu ve Daim Olsun... Yukarıda görüldüğü üzere Isabel Allende bu kitabında gerçek bir karakteri anlatıyor... yazarın notunda kurguladığı kısmın çok fazla olmadığını okuyoruz, kitabın sonuna da detaylı bir kaynakça eklemiş... 1507 yılında doğan Inés Suárez çok güçlü, ne istediğini bilen, çok çalışkan bir kadın... karakterinin ve yeteneklerinin çok iyi olduğunu düşünmeme rağmen, hayatına ve başardığı işlere inanamadım... olağanüstü bir hayatı olmuş, 16. yüzyıl düşünüldüğünde başardıkları iyice inanılmaz geliyor... ''Biz İspanyollar Yenidünya'ya ayak bastığımız gün bu kültürlerin sonu gelmiş oldu. Başlangıçta bizleri iyi karşılamışlardı. Duydukları merak ihtiyata galebe çalmıştı. Altının, yani kendilerinde bol bol bulunan o yumuşak yararsız madenin, denizden çıkan bu koca sakallı acayip adamların hoşuna gittiğini görünce, avuç avuç armağan ettiler onlara. Ama çok geçmeden bizim o doymak bilmez iştahımız ve o müthiş kibrim...

ISABEL ALLENDE - Denizin Altındaki Ada

Resim
Isabel Allende'den okuduğum her kitapta, yazara daha bir bağlanıp daha çok seviyorum... ve yine bitmesin diye azar azar okumak istedim ama olmadı, elimden bırakamadım... Roman 1770 yılında Saint-Domingue'da başlıyor, 1810 yılında New Orleans'da bitiyor... Haiti Devrimi (*) ve siyahi komutanlardan en başarılısı olan Toussaint L'Ouverture'ün de arka planda yer aldığı gerçek kişi/olayların üzerine kurguladığı mükemmel hikayesiyle hem o dönemi, hem de köle hareketlerini bize anlatıyor... Toulouse Valmorain, Fransa'dan Saint-Domingue'ya 1770 yılında 20 yaşındayken gelir, bir şekerkamışı plantasyonun sahibi olan babası gelişinden kısa süre sonra ölür ve hem plantasyon, hem bir sürü köle, hem de babasının borçları kendisine kalır... bir kaç yıl içinde plantasyonu hale yola sokar, babasının borçlarını öder ve işini daha da geliştirmek için uğraşır... kendini kölelerine karşı hakkaniyet sahibi bir efendi olarak görmektedir, çünkü diğer çiftlik sahipleri kötünün...

ISABEL ALLANDE - ZORRO Efsanenin Başlangıcı

Resim
Çok uzun zamandır bitmesin diye azar azar okuduğum bir roman olmamıştı, bu öyle bir kitap işte... Isabel Allende 'yi çok seviyorum ve daha çok kitabını okumuş olmalıydım ama daha üçüncüdeyim ve hala en önemli romanlarına geçemedim... yazarın sevilen eserlerinin şimdilik çevresinden dolaşsam da her okuduğumu daha çok beğenerek devam ediyorum... El Zorro 'ya gelirsek; hepimizin bildiği üzere hayali bir karakter ve 19. yüzyılda Amerika kıtasındaki İspanyol sömürgesinde zayıfların koruyucusu, zalimlerin korkulu rüyası olarak hayatını sürdürüyor... Zorro'nun yayın haklarını elinde bulunduran şirket Allande'den bu karakterin romanını yazmasını ister ve yazar ne alakası var diyerek reddeder ama biraz araştırınca yazmaya karar verir ve bu roman ortaya çıkar... iyi ki de yazmış, muhteşem bir eser ortaya çıkmış... 1790 yılından başlıyor, Zorro doğmadan çok önceleri, anne ve babasının tanışmalarını, o devirde İspanyol sömürgesindeki durumları, kızılderililer ve sömürgeciler ...

ISABEL ALLENDE - Japon Sevgili

Resim
Yaklaşık 4 yıl önce Allende'den Maya'nın Günlüğü'nü okumuş ve çok sevmiştim... daha  meşhur olan kitaplarını da okuma niyetim vardı ama olmadı ve yine son romanı ile karşınızdayım... Hem ismine hem de arka kapak açıklamasına bakıldığında aşk romanı gibi dursa da çok katmanlı bir yapısı var; toplama kamplarının yalnızca Hitler'e özgü olmadığı, aynı şeyi Amerikalıların da Japonlara yaptığını anlatıyor... 1939'dan günümüze toplum yapısının nasıl değiştiği, Doğu Bloğunun çökmesiyle o ülkelerde yaşayan insanların durumları, yaşlıların hayatlarının son dönemlerini nasıl geçirdikleri gibi birçok konu var... roman Alma'nın 80 yaşındaki halinden başlayıp geri dönüşlerle anlatılıyor, bu yaşlılık zamanlarında Alma'ya yardımcı olan Moldovya göçmeni İrina'nın hikayesi de ayrı bir bölümü oluşturuyor... Romanı çok sevdim, toplumsal travmalarla bireysel sorunları ve insana dair her türlü konuyu harmanlayarak çok iyi anlatıyordu... ayrıca her bölümde beni şaşı...

ISABEL ALLENDE - Maya'nın Günlüğü

Resim
Isabel  Allende'nin son kitabı ''Maya'nın Günlüğü'' çok güzel bir roman... içinizi ısıtan, hüzünlendiren, isyan ettiren, neşelendiren bir hikaye... bir genç kızın 16-19 yaşlarını yani ergenlikten yetişkinliğe geçişini anlatıyor ilk etapta... Maya'nın hikayesi çok zorlu, başına gelmeyen kalmıyor, dibe vurup bir şekilde hayatını kurtarıyor ve yazdığı günlükten tüm hayatını öğreniyoruz...diğer yandan da yazarın memleketi Şili'yi, diktatörlüğü, insanların çektikleri acıları anlatıyor... Maya'nın hayatının bir bölümü Şili'nin  Chiloé adasında geçiyor... burası çok ilginç bir yer, hem doğası hemde gelenek görenekleri açısından... açıkçası hikayeden bağımsız olarak o adayı ve halkını çok merak ettim, bir müddet orada yaşamak iyi olurdu diye düşündüm... Bu roman aynı zamanda bir dostluk hikayesi... Maya'yı büyüten astronom büyükbabası, astrolojiye, ruhlara, büyüye meraklı büyükannesi ile nenesinin çılgın arkadaşları,  Chiloé adasının ilginç aha...