Kayıtlar

Fransa etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

RAUDA JAMIS - ARTEMISIA BİR RESSAMIN ROMANI

Resim
2021'de İtalyan yazar Anna Banti'nin yazdığı Artemisia romanını okumuş ve 17. yüzyıl ressamı Artemisia Gentileschi'ye (1593-1654) hayran olmuştum... bu sefer bir başka Artemisia romanına kütüphanede rastladım ve çok mutlu oldum, bakalım Fransız bir yazar nasıl anlatmış diye merak ettim ve buradayız... Her iki romanda Artemisia Gentileschi'nin hayatını anlatıyor ama daha çok tarihi kurgu olarak düşünebiliriz... R. Jamis'in romanı daha kolay okunuyor, Anna Banti daha karmaşık yazmıştı, diğer açıdan Anna Banti'de ressamı ve dönemi gözümde çok iyi canlandırabilmiştim, Jamis'de 17. yüzyılı yakalamakta zaman zaman zorlandım ki bundan çok hoşlanmıyorum o tarihi her halükarda hissetmek isterim... R. Jamis'in romanı kısa kısa bölümler halinde yazılmış her bir bölümün başında kısa cümleler var, kimi ressamların sözleri, kimi tecavüz davasının tutanaklarından kesitler, kimi Artemisia'nın yazdığı mektuplardan bölümler, kimi aile fertlerinin sözlerinden oluşu...

GUILLAUME MUSSO - Onu Ben Öldürdüm

Resim
Bu romanı kütüphaneden aldım, yazardan iki yıl önce ilk kez okumuştum, buda tarz olarak bir önceki okuduğuma çok benziyor, Musso'da hep aynı şablonla yazan yazarlardan... çok kolay okunuyor, sürükleyici bir hikayesi var, bir günde okuyup bitiriyorsunuz, arka kapakta gerilim dendiğine pek takılmayın yumuşak yumuşak anlatıyor öyle gerilen pek bir yanı yok ama hikayesi iyiydi... arada rahatlamak için okunan bu tip kitapları kütüphaneden almak çok iyi, okuyup geçiyorsunuz ve evde boşu boşuna birikmiyor... konu ilginizi çekiyorsa deneyebilirsiniz...  Yazar: Guillaume Musso Çevirmen : Başak Öztürk Özgün Adı: La Jeune Fille et La Nuit Sayfa Sayısı : 280 Basım Yılı : 2019 Yayınevi : Epsilon Kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?  1992  Vinca Rockwell, Saint Exupéry Lisesi’nin en popüler ve en güzel kızıydı. Erişilemezdi. Gizemliydi ve ilginç bir şekilde felsefe hocasıyla çok fazla zaman geçiriyordu, ta ki karlı bir gecede ikisi de ortada...

MANUEL BENGUIGUI - Alman Koleksiyoncu

Resim
Bu romanı çıktığı yıl okumak istemiştim olmadı, çok iyiymiş keşke geç kalmasaymışım... yazarın ilk romanıymış, anlatımı çok özgündü, çok beğendim... Nazilerin sanat eserlerine el koyması çokça anlatılmıştır ama bunu diğer insanlardan farklı  biri  (nörotipik olmayan da denilebilir) üzerinden anlatmak mükemmel bir fikirmiş... Ludwing'in ilginçliğini çok iyi ortaya koymuştu gözümde olduğu gibi canlandı, onunla beraber galerileri dolaşıp, tüm tablolara baktım gibi oldu... umarım yazarın diğer kitaplarını da yayımlarlar, kaçırmayın okuyun derim... Yazar: Manuel Benguigui Çevirmen : Aysel Bora Özgün Adı: Un collectionneur allemand Sayfa Sayısı : 112 Basım Yılı : 2020 Yayınevi : YKY “Ludwig çok küçük yaştan beri kendini sanata kaptırmıştı. Eserlerle, eserler için yaşıyordu, başka bir şey için değil. Onlara bakmak, sadece bakmak bile onun temel besin kaynağı idi. En başta da tablolar, tuvaller ve panolar. Ludwig dünyayı ve sakinlerini hiç umursamıyordu. O sadece sanatı seviy...

MATHIAS ÉNARD - HIRSIZLAR SOKAĞI

Resim
Mathias É nard'la tanışmam pek iyi olmadı, okuduğum ilk romanını (Pusula) hiç sevmeyip yarım bıraktım... normalde (çoğunlukla) ne yapalım bu yazar da bana uymadı deyip başka tarafa dönerim ama bu sefer takıldım, illa bir başka kitabını daha okuyacağım ve buradayız... sonucu uzatmadan yazıyorum Hırsızlar Sokağı mükemmeldi çok çok sevdim... durum bir bir beraberlik gibi olunca mecburen üçüncü bir kitabı daha (yüksek ihtimal ilk seçtiğim ama sonra vazgeçtiğim Mıntıka'yı) okuyacağım:))... Roman 2012 yılında geçiyor; yazar bir yanda Arap Baharı diğer yanda Avrupa'daki ekonomik kriz, Occupy Hareketi vs. toplumsal çalkantıların fonunda, genç Faslı bir delikanlının ve çevresindekilerin dünyasını kurguluyor... ''Televizyonda Mısır'daki, Tunus'taki, Yemen'deki gösterileri, Libya'daki ayaklanmayı gösteriyorlardı. Kazanılmış bir şey olmadığını düşündüm. Arap Baharı'ymış, kıçımın kenarı, bu iş Allah'la otoriter bir rejim arasında kıstırılmış olarak bite...

MATHIAS ÉNARD - Pusula

Resim
Mathias Énard'dan hangi kitabı okuyacağım diye epeyce fikir değiştirdim sonunda - biraz Goncourt Ödülünün de etkisiyle-  Pusula'da karar kıldım, arka kapağa baktığımda çok seveceğim bir roman olacağını düşünüyordum ama olmadı maalesef... sevmeyi bırakın okumayı bile beceremedim 100 sayfa kadar dayanabildim ve bıraktım... yazarın tarzını (zaman zaman da çeviriyi) hiç sevemedim , bir okuma ritmi tutturamadım, yazarın tüm bilgisini içine bocaladığı karmakarışık bir metin gibi geldi, bana hiç hitap etmedi, buraya ne yazacağımı bile bilemedim... belki sonra yazarın başka bir kitabını denerim ama şimdilik bu kalıyor... başkaları ne demiş diye şöyle bir baktım, okuduğum birçok incelemede herkes bayılmış, çok çok sevmişler, yine bilemedim:)) durum bundan ibaret...  Yazar: Mathias Énard Çevirmen : Ebru Erbaş Özgün Adı: Boussole Sayfa Sayısı : 472 Basım Yılı : 2019 Yayınevi : Can Bir Viyana gecesinde, uykusuzluktan mustarip müzikolog Franz Ritter nedeni belli olmayan bir hasta...

GUILLAUME PITRON - Dijital Cehennem Bir Like'ın Ucuna Yolculuk

Resim
Kitap; ''1969 yılında tasarlanan California ve Utah'daki birkaç bilgisayarı irtibatlandıran bu ağ on yıl içinde ABD ve Avrupa'da gittikçe daha çok bilgisayarı birbirine bağladı. 1983 yılında İnternet Protokolünün geliştirilmesi ile dünyadaki bütün bilgisayarlar iletişime geçebildi'' diye başlıyor ve cehenneme giriş yapıyoruz... söylenilen o ki hem tarımda sanayide vs. gelişimi artırabilmek, hem iklim krizine çare bulmak (karbon ayakizimizi azaltmak), hem de ekolojik sağlıklılığı koruyabilmek dijital sistemle mümkün... ne var ki 2 yıllık bu araştırma hiç öyle söylemiyor, karbon ayakizimizi azaltmadığı gibi artırıyor da, durmadan veri merkezi inşaatı yapmak, veri merkezlerini soğutmak için çok büyük hacimde su kullanmak yine bunlar için çok yüksek elektrik enerjisi kullanmak zorundayız, elektrik hali hazırda fosil yakıtlardan sağlanıyor, ayrıca her iki yılda bir yenilenen cep telefonları ve tabletler vs. için çok fazla metal/hammadde kullanılıyor bunların çıkartıl...

JULES VERNE - BUZULLAR ARASINDA BİR KIŞ

Resim
Jules Verne'in bu uzun öyküsünde; Kaptan Jean Cornbutte hem çetin kutup koşullarıyla hem de mürettebatının isyanı ile mücadele ederek oğlunu bulmaya çalışmaktadır... kışı, karı seven biri olarak bu öyküyü sevdim, kısacık zaten, keyifle okunuyor, deneyin derim... Yazar: Jules Verne Çevirmen : Alev Özgüner Özgün Adı: Un Hivernage Dans Les Glaces Sayfa Sayısı : 96 Basım Yılı : 2024 (10. Baskı) Yayınevi : T. İş Bankası   1855 yılında ilk kez  Musée des familles  dergisinde yayımlanan  Buzullar Arasında Bir Kış , okuru Dunkerque’ten dondurucu Grönland’a uzanan, aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Bu kısa ama çarpıcı öyküde, büyük macera romanlarının barındırabileceği bütün unsurlar mevcuttur: Çetin bir deniz yolculuğu, zorlu bir arama kurtarma girişimi, düşman bir çevrede, son derece elverişsiz koşullarda hayatta kalma mücadelesi, gemide isyan… Kaptan Louis Cornbutte,  Korkusuz Kız  adlı gemiyle çıktığı s...

MIGUEL BONNEFOY - Mucit

Resim
Geçen sene yazarın Miras adlı eserini okumuş, Bonnefoy'un o romandaki tarzını I. Allende 'ye benzettiğim için bir miktar itirazım olsa da romanı beğenmiştim... Mucit'i görünce de hemen okumak istedim hem bir bilim adamının hayatını anlatıyordu hem de yazarın üslubuna dair daha kesin karar vermemi sağlayacaktı... Öncelikle hiç bilmediğim bir bilim adamının; güneş enerjisini mekanik buhar gücüne dönüştüren, güneş enerjisiyle çalışan en eski motorun 19. yüzyıl Fransız mucidi Augustin Mouchot'nun (1825- 1912) zorluklarla/çalışmayla/mucizelerle geçen hayatını öğrendiğim için mutlu oldum ve merakla okudum... Augustin Mouchot'nun bilimsel hayatı gerçeklere uygun anlatılmış, özel hayatının detaylarında ise kurgu kısımlar var gibi geldi bana ve bu kurgularda önceki kitaplarındaki karakterlere de bağlantılar yapıyor çok hoşuma gitti... sonuçta romanı çok beğendim kaçırmayın okuyun derim...  Yazar: Miguel Bonnefoy Çevirmen : Birsel Uzma Özgün Adı: L’inventeur Sayfa Sa...

GUILLAUME MUSSO - Yazarların Gizli Hayatı

Resim
Yazarı hiç tanımıyordum (Türkçede epeyce de eseri varmış oysa), kitabın hem ismi hem de kapağı çok ilgimi çekince aldım... ortam çok güzel, cennet gibi bir adada geçiyor, gizem-polisiye denilebilecek bir hikayesi var, gereksiz uzatılmadan merakınızı koruyarak, sürükleyici bir şekilde anlatılıyor... benim asıl hoşuma giden yazar Nathan Fawles üzerinden yazarların hayatının nasıl olduğuna dair anlatılar ile bölümlerin başında yer alan (aşağıya bir kaçını eklediğim) ünlü yazarların aforizmaları oldu... akıcı bir roman arıyorsanız okuyun derim...  Yazar: Guillaume Musso Çevirmen : Zeynepgül Atsız Özgün Adı: La vie secrète des écrivains Sayfa Sayısı : 222 Basım Yılı : 2023 Yayınevi : Epsilon   “Kendinize söylediğiniz gerçekler sadece bir kurgudan ibaretse ne yapabilirsiniz?”   Sene 1999. Nathan Fawles halk ve eleştirmenler tarafından beğenilen romanlar yazdıktan sonra birden yazarlığı bıraktığını duyurur. Kariyerinin zirvesindeyken Akdeniz`in en güzel adalarından bir...

DENIS GUEDJ - PAPAĞAN TEOREMİ

Resim
Bu kitabı yayımlandığı yıl okumak istemiştim (keşke öyle yapsaymışım) ama olmadı bugüne kaldı ve birbirine zıt duygular içerisindeyim... hem çok sevdim hem de bazı bölümlerinde çok sıkıldım... öncelikle bu kitap okunacaksa matematiği sevmek lazım (ki ben severim, mali analistim tüm iş hayatım hesap kitapla geçti ama bir noktadan sonra matematikten bana daral geldi o yüzden daha gençken, çalışırken okusaydım daha iyi olabilirdi)... hikayesine, karakterlerine, Paris'teki kitapçıya bayıldım, onların arasında olmak bir keyifti... diğer yandan matematik, tarih ve matematik tarihi uzuuun uzuuun anlatılıyor, romanın yarısına kadar çok iyi takip ettim formülleri hesapladım filan ama sonrasında çok fazla geldi, bıkkınlık verdi ve ara ara matematik bölümlerini atlayarak sonuna geldim... Baskı hataları vardı, takdim tehir yapılmıştı (256 yerine 265 yazmak gibi, örnek syf:423) böyle bir romanda yayınevinin daha çok dikkat etmesi gerekiyordu... yazar matematik profesörü olduğu için tüm bilgis...

AMIN MAALOUF - Labirent Batı ve Hasımları

Resim
Empedokles'in Dostları romanından sonra Maalouf'tan bir daha okur muyum diye düşünüyordum ki bu denemesi yayımlandı ve buradayız... kitabın arka kapağı çok davetkar görünüyordu bakalım Maalouf ne demiş, ne gibi önermeleri var diye merakla başladım... 1850'li yıllardan başlayıp günümüze kadar geliyor, sırasıyla Japonya, Sovyetler Birliği, Çin ve A.B.D. için güzel/doyurucu/sıkmadan bir tarih özeti veriyor, iki dünya savaşından bahsediyor ve bugüne (kitabın sonuna) geliyoruz... Açıkçası ben bu denemeyi alırken sonuca çok odaklanmıştım ne diyecek? Dünyanın gidişatı ne yönde olacak gibi bir takım önermeler bekliyordum ki o yönü zayıf kalmış, tarih anlatısı bittikten sonra kitabın sonuna geliniyor ve genel cümlelerle bu labirentten çıkılabileceğine dair umudu olduğunu söylüyor... belki ben çok beklentiye girmiştim sonunu biraz zayıf buldum ama kitabı beğendim, merakla okudum, tarih konusunda A.B.D ve Sovyetler Birliği'ni biliyordum ama Japonya ve Çin hakkında bilgim zayıf...