28 Kasım 2015 Cumartesi

JOSHUA FERRIS - makul bir saatte yeniden uyansam

Siren Yayınlarını takip ediyorum, yeni çıkan kitaplarına mutlaka bakıyorum, alınacak kitaplar listeme çoğunu ekliyorum ama iş almaya gelince nedense bir türlü başarılı olamıyorum... bu güne kadar bu yayınevinden -bu romanda dahil- 3 kitap okudum yalnızca... ilgime göre çok kötü bir performans maalesef...

Ferris’in ödüllü bu romanına gelecek olursam; Siren’in Sesi blogundaki tanıtım yazıları hoşuma gidince okumaya karar verdim ve itici bir güç olur bundan böyle daha çok okurum diye düşündüm ama evdeki hesap pek çarşıya uymadı... peşinen söyleyeyim iyi bir roman, rahat okunuyor, ana karakterini çok başarılı buldum ama sevdim dersem olmayacak... daha doğrusu kitap bitince ee okudum da ne oldu şimdi diye bir düşünce yerleşti kaldı... daha çok şey beklemiştim sanırım ama yetmedi...

Bir kere kitap bana çok Amerikan geldi, yazarın kendi ülkesini yansıtması tabii ki çok normal ama fazla geldi bilemiyorum... din konusu çok yoğundu (ki benim hiç ilgimi çekmiyor), beyzbol durup durup gündeme geliyor (o bölümleri atlayarak okudum) velhasıl bana uymadı...

İnternet bağımlılığına, bu yüzyıldaki din düşkünlüğüne, insanların yalnızlaşmasına dikkat çekmesi açısından iyiydi, tek söyleyebileceğim bu...

Yazar:  Joshua Ferris
Çevirmen :Begüm Kovulmaz
Sayfa Sayısı : 336
Basım Yılı : 2015
Yayınevi : Siren

Dylan Thomas Ödülü, 2014 / Man Booker Adayı, 2014 

Bir ucunda Tanrı'nın, bir diğerinde ölümün gölgesinin yer aldığı bir ringde kum torbasına dönen bir kahramanın yaşama tutunma hikâyesi: Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam. Kendi adına kayıtlı bir hesaptan e-postalar almaya başlayınca Tanrı'yı aramaya koyulan tanrıtanımaz bir adamın absürt mücadelesi ya da ağızla başlayıp yürekle son bulan bir macera, bir çağın özeti.

Amerikan edebiyatının genç yeteneklerinden Joshua Ferris, Man Booker'a aday olan bu romanda aynayı bugünün insanlarına tutuyor ve hayli tanıdık bir mizansen dahilinde çağdaş yaşamın dibine vurmanın ne demek olduğunu esprili bir dille anlatıyor. Kendi aklından medet umacağına akıllı telefonuna sığınanlar, sıkıntıya düştüklerinde alışverişle avunanlar ve sürüden ayrılınca kurtlara yem olanlar Ferris'in kaleminde akla hayale sığmayacak noktalara savruluyor ve varoluş başlı başına bir komediye dönüşüyor. Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam, kadim bir dine mensup olduğunu öğrenen bir ateistin Tanrı ve çağın saçmalığıyla imtihanından yola çıkarak zorlu bir soru soruyor: Eninde sonunda öleceksek eğer, niçin yaşıyoruz?

Sahi, niçin yaşıyoruz?

4 yorum:

  1. Ne güzel bir yorum. Seni okuyup bu kitap alınır alınmaz net bilgi benim için:) Bu kitabı almıyorum:) Sevgiler arkadaşım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel görüşlerin için çok sağol Eralciğim:) bu kitap biraz tuhaf oldu açıkçası karar veremedim :) sevgiler :)

      Sil
  2. Amerikan kültürünü çok fazla yansıtan kitapları okuyamıyorum ben, espriler havada kalıyor, kültürü tam manasıyla bilmediğimden kafamda bir çok boşluk oluyor kitabı okurken. Benim Çılgın Ailem öyle bir kitaptı mesela benim için.çok zorlanarak okudum ve sırf yarım bırakmamak için bitirmiştim. bu tanıtım da iyi oldu benim için o açıdan:) teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap iyi okunuyor en azından ben zorlanmadım (beyzbol bölümlerini atladım o hariç)... çok güzel bir kitap olabilirmiş aslında, konu güzeldi ama işleyiş kötü...yazar dozunu tutturamayıp bazı şeyleri çok uzattığı için roman boğuntuya gelip olmamış bana göre...sevgiler :)

      Sil