Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ROY JACOBSEN - Yalnız Bir Anne

Resim
Roy Jacobsen'in Görülmeyenler , Beyaz Deniz ve Rigel'ın Gözleri olarak devam eden kitapları meğerse dörtlemeymiş, sonuncu kitapta Yalnız Bir Anne... görür görmez aldım okuyup bitirdikten sonra da Jacobsen'i kaybettiğimize bir kez daha üzüldüm Ingrid'in serisine devam edemeyecek olması, başka başka kitaplar yazamayacak olması çok üzücü... Bir önceki romanda Ingrid kızının babasını arayıp sonuç alamasa da Barrøy Adası onu bekliyor, dönüp dolaşıp adasına dönüyor... bu romanda aradan beş yıl geçmiş hala savaşın izleri hissediliyor, yoksulluk ve güç koşullar devam ediyor ama Ingrid adasında kızı, halası, kuzenleri, onların eşleri ve çocukları ile yaşamaya devam ediyor... ailenin direği konumunda, yine balıkçılık ile geçiniyorlar, biraz ekim yapıyorlar koyun besliyorlar ve hayat devam ediyor... Bu roman bana ilk kitap Görülmeyenler'in tadını verdi çok çok sevdim, elinizden bırakamadan okuyacağınız bir roman ama ben bitmesin diye azar azar okudum:) kaçırmayın okuyun...

JAVIER MARÍAS - Berta Isla

Resim
J. Marías Yarinki Yüzün serisini 2002-2007 arasında yazmış, Berta Isla'yı ise 2017'de, sanki devamı gibi gözükse de üçleme de Berta Isla da hemen hemen aynı dönemi ve savaş sonrası İngiliz gizli servisleriyle ilintili bir hikaye anlatıyor... Üçlemede Jamie Deza insanların davranışları yorumluyor hangi yönde hareket edeceklerini öngörüyordu, Berta Isla'da ise Tomás Nevinson; adı sanı, nereye bağlı olduğu, ne yaptığı bilinmeyen bir İngiliz gizli servisinde (amiri yine Tupra) bilfiil çalışıyor... bu casusluk faaliyetine seçilmesinin sebebi olağanüstü dil yeteneği oluyor, hem bir çok dili konuşabiliyor, hem de her türlü lehçeyi/aksanı kusursuz taklit edebiliyor... Romanın büyük bölümü Nevinson'un karısı Berta Isla'nın ağzından anlatılıyor, bir kısmını da Tomás anlatıyor... Tomás Nevinson kendi isteğiyle gizli servise girmiyor, başına gelen büyük bir olayla mecburen bu faaliyete dahil oluyor, karısı da dahil hiç kimseye bir şey anlatamıyor ikili garip bir hayatı sürd...

JO NESBO - KANLI AY

Resim
Bu kitabı niye seçtim; çünkü yazarı Norveç'liydi ve ana karakter Harry Hole ismine son zamanlarda çokça rastlıyordum (dizisi bile çıktı), hatta kitabı seversem diziyi de izlerim diye düşünüyordum... unuttuğum şeyse ''klasik polisiyeyi sevmiyorum'' cümlesiydi bingooo... 300 sayfa kadar öyle böyle dayandım ama ondan sonra çok sıkıldım, kalanını arada birkaç sayfayı da atlayarak zor bela bitirdim... sonuç benden pas, polisiye sevenler buyursunlar...  Yazar: Jo Nesbo Çevirmen : Solina Silahlı Özgün Adı: Blodmåne Sayfa Sayısı : 480 Basım Yılı : 2025 Yayınevi : Doğan Kitap Oslo’da kayıplara karışan iki genç kadının arasındaki tek bağlantı, ünlü bir emlak kralının verdiği bir partiye katılmış olmalarıdır. Kadınlardan birinin cesedi bulunduğunda, polis katilin imzası olduğunu düşündüğü izler görür; diğer kayıp kadının da aynı katil tarafından öldürüldüğü ihtimali güçlenmiştir. Efsane eski polis Harry Hole ise bu sırada Los Angeles’ta bir barda sürekli içki içerek kend...

HARUKİ MURAKAMİ - Şehir ve Belirsiz Duvarları

Resim
Murakami'den en son 2021 yılında okumuşum, o zamandan sonra yazarın yayımlanan kitaplarını gördüm ama okumaya yeltenmedim, bıkmak gibi değil de çok sayıda okudum birazda başka yazarlara yer açmak lazım gibi bir durum oluştu... dolayısıyla bu seferki romandan da bir yıl gecikmeyle haberdar oldum, elime alır almaz Murakami'yi yine ne kadar çok özlediğimi fark ettim ve 17. kitabıma başlamış bulundum... Açılış iki gencin aşkı ile başlıyor (kız 16, erkek 17 yaşlarında), fikir kızdan çıksa da ikisi birlikte yüksek duvarları, kendine özgü kuralları olan bir şehirde geçen bir hikaye kurguluyorlar... daha yüksek duvarlar der demez; aklıma Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu romanı (ki çok severim) geldi ve ondan esintilerle devam etti... daha sonra bu iki genç ayrılıyorlar aradan çokça zaman geçiyor adam 40'lı yaşlarına geliyor ve birden kendini o şehirde buluyor ve konu devam ediyor... aslında kafamızda kendimizin oluşturduğu kısıtlamaları, duvarları anlatıyor... ayrıca ...

PETER ACKROYD - Cinayet Sanatı

Resim
Peter Ackroyd'dan ikinci okumam her seferinde beni afallatıyor, ne diyeceğimi bilemiyorum... bu seferki polisiye olduğu ve yazarın tarzını da bildiğim için daha rahat okudum ama yine de çok değişik bir romandı... seri cinayetler, kocasını öldürmekten ceza alan bir kadın gibi unsurlar var ama polisiyeden başka her türe benziyordu... Dan Leno (1860-1904 Dan Leno sahne adıyla daha iyi bilinen George Wild Galvin, Viktorya döneminin sonlarında önde gelen bir İngiliz müzikhol komedyeni ve müzikal tiyatro oyuncusu ) ana karakterlerden biri, Karl Marx (1818-1883), George Gissing (1857-1903 İngiliz Romancı ) tali karakterler olarak romanda yer alıyor; Charles Babbage (1791-1871 İngiliz matematikçi, analitik filozof, makine mühendisi ve programlanabilir bilgisayar fikrini ortaya atan bilgisayar bilimcisi mucit ) ve icatlarından epeyce bahsediyor, Londra, Yahudilik ve Golem hikayeleri ile o dönemdeki tiyatro/gösteri dünyası, bir çok yazar ve eserleri uzun uzun anlatılıyor...   Yine bekle...

ASHLEY POSTON - DEMİR YÜREK

Resim
Uzun zamandır bilim kurgu okumamıştım o yüzden bu kitap cazip geldi... gençlik romanı olarak yazılmış, Anastasia Romanova'dan esinlenmiş (yazar buna niye gerek görmüş pek anlamadım, kötü olmamış ama bu hikayede olmasa da bir şey kaybolmazmış), çok sürükleyici bir konusu var, merakla keyifle okudum... Yabancı Yayınları, İthaki Grubunun bir diğer markasıymış bu kitapla fark ettim, bu romanın devam kitabı (Yıldız Ruh) da varmış, denk gelirsem onu da okuyacağım, size de öneririm...  Yazar: Ashley Poston Çevirmen : Aslı Tümerkan Özgün Adı: Heart of Iron Sayfa Sayısı : 416 Basım Yılı : 2022 Yayınevi : Yabancı Geçmişi olmayan bir kız Geleceği olmayan bir oğlan On yedi yaşındaki Ana’nın kaderinde aykırı olmak vardı. Hisleri olan D09 isimli bir robotla beraber uzayda süzülürken bulunduğunda henüz küçük bir kızdı ve etrafına korku salan bir uzay gemisi kaptanı tarafından kurtarılarak tayfasına katılmıştı. Geriye kalan son yasadışı Metal olan D09, aradan geçen onca yıldan sonra arıza v...

MATILDE ASENSI - KOSTANTİN MÜHRÜ

Resim
Şimdi bu kitap hakkında ne desem bilmiyorum; anlatacak çok şey var ama hem hiçbir şey anlatasım yok hem de romanı yarım bıraktım bu her şeyi açıklıyor zaten... Kitabı kütüphaneden aldım, arka kapakta yazan Da Vinci Şifresi ifadesi beni yanılttı, zaman geçirmek için iyi olur, kafam dağılır ne güzel diyerek okumaya başladım... konu itibariyle Da Vinci Şifresine benziyor ama ondaki akıcılık ve sizi peşinden sürükleme kabiliyeti kesinlikle yok... bu daha çok Hristiyanlıkla ilgili ne varsa milimetresine (veya en küçük birim neyse ona göre) inceleme yapılmış ve tamamı kitaba istiflenmiş, hikayenin içerisine işlenmiş gibi gözüküyor... uzun uzun her türlü dini motifi anlatıyor da anlatıyor, sıkıntıdan baygınlık geçirdim... Ayrıca Dante'in İlahi Komedyası'nın Araf bölümü de paragraf paragraf yazılıyor, açıklaması yapılıyor vs.vs. çünkü bu Araf bölümü ile kitabın kahramanları olan 3 kişi bir gizli tarikatın sınavından geçiyorlar, şehirden şehire geziyorlar, ciddi ciddi yaralanıyorlar,...

WOLFGANG SCHORLAU - Karanlık Suskunluk

Resim
Bu kitaptan önce okuduğum Kreuzberg Blues romanında Detektif Dengler Serisinin sırasıyla yayımlanmadığını, yayınevinin atlayarak kitapları bastığını fark etmiş ve serinin 2,3,6,7 nolu romanlarını da yayımlamalarını rica etmiştim... işte bu Dengler'in 2 nolu polisiyesi, 2024'de basılmış ama ben yeni fark ettim, neyse iki yıl ihmal edilebilir diyelim... Tüm kitaplar bağımsız olarak okunabiliyor o yönden sorun yok, polisiye kısmı merak uyandırıcıydı, savaş sırasında yaşanan gerçek olaylara dayanıyordu, Sicilya'lıların sessizlik kodu gibi bir durum söz konusuydu... Dengler konuyu kime sorsa herkes dut yemiş bülbüle dönüyor ve eski defterleri açmamak gerek şeklinde bir ifade ile karşılaşıyordu... bu romanı da sevdim sadece Dengler cazı çok seviyor bunun için Chicago'ya gidiyor ve orada bir müddet kalıyor bu kısım bana hiç uymadı (neyse ki 8-10 syf. kadardı), hem cazı sevmiyorum hem de Amerikalılara dair bir şey okumak istemiyorum o yüzden bu bölümü atladım ama bu bana ...

GUILLAUME MUSSO - Onu Ben Öldürdüm

Resim
Bu romanı kütüphaneden aldım, yazardan iki yıl önce ilk kez okumuştum, buda tarz olarak bir önceki okuduğuma çok benziyor, Musso'da hep aynı şablonla yazan yazarlardan... çok kolay okunuyor, sürükleyici bir hikayesi var, bir günde okuyup bitiriyorsunuz, arka kapakta gerilim dendiğine pek takılmayın yumuşak yumuşak anlatıyor öyle gerilen pek bir yanı yok ama hikayesi iyiydi... arada rahatlamak için okunan bu tip kitapları kütüphaneden almak çok iyi, okuyup geçiyorsunuz ve evde boşu boşuna birikmiyor... konu ilginizi çekiyorsa deneyebilirsiniz...  Yazar: Guillaume Musso Çevirmen : Başak Öztürk Özgün Adı: La Jeune Fille et La Nuit Sayfa Sayısı : 280 Basım Yılı : 2019 Yayınevi : Epsilon Kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?  1992  Vinca Rockwell, Saint Exupéry Lisesi’nin en popüler ve en güzel kızıydı. Erişilemezdi. Gizemliydi ve ilginç bir şekilde felsefe hocasıyla çok fazla zaman geçiriyordu, ta ki karlı bir gecede ikisi de ortada...

JAVIER MARÍAS - YARINKİ YÜZÜN 3: ZEHİR, GÖLGE, VEDA

Resim
  Yarınki Yüzün serisinin son kitabını da okumuş bulunuyorum, serinin tamamını, her bir kitabı ayrı ayrı çok sevdim ama en çok bu 3. cildi sevdim... fevkalade bir eserdi okumaktan büyük keyif aldım... Bilinçli olarak yapmasam da her bir kitabı 1-1,5 yıllık aralarla okudum, şaşırtıcı olan şu ki okumaya başladıktan sonra hiç öyle hissetmiyorsunuz sanki bir iki gün önce diğer kitabı bitirmişsiniz gibi her şeyi hatırlıyor ve romanın içerisine giriveriyorsunuz mükemmeldi... Romanın baş kişisi Deza patronu Tupra'nın şiddete varan davranışlarıyla şok olmuş ve çalıştığı birimin siyasetçiler, kraliyet üyeleri, iş adamları, ünlüler vs. aklınıza gelebilecek her kesimden insana ait koz olarak kullanılabilecek rahatsız edici videoları gördükten sonra hem yaptığı işi hem de patronunu iyice sorgulamaya başlamıştır... izin alıp Madrid'e ailesini görmeye gittiğinde ayrı yaşadığı karısının birlikte olduğu adam tarafından dövüldüğünden şüphelenir, sorunu halletmek için danışabileceği tek kiş...

TARJEI VESAAS - kuşlar

Resim
Şimdi gelelim senenin ilk kitabına; yazarın ismini kapatın ve okutun direkt Norveç edebiyatı derim o kadar belli... 2010'lu yılların başında Norveç edebiyatına sardırdığımda bu romanı çok okumak istemiştim ama olmadı, kütüphanede rastlayınca eski bir dostu görmüş gibi oldum ve buradayız... İki kardeşin hikayesi anlatılıyor, kardeşlerden Mattis'in bir zeka geriliği var, ablası Hege yıllardır ona bakıyor, koruyup kolluyor... hikayeyi Mattis'in ağzından okuyoruz, sakin sessiz bir anlatımı var tam olarak ne hissettiğini içinizde duyabiliyorsunuz bu anlamda yazarı çok başarılı buldum... bir yandan da içimi bir keder, bir hüzün kapladı, kime üzüleceğimi bilemedim, Mattis'e mi Hege'ye mi? Güzel romandı, okuyun ama iyi bir zamanınızda olsun...  Yazar: Tarjei Vesaas Çevirmen : Deniz Canefe Özgün Adı: Fuglane Sayfa Sayısı : 240 Basım Yılı : 2015 Yayınevi : Timaş “Evde bir iz kaldı. Kuş vuruldu, gözlerini yumdu, taşın altına kondu – ancak iz kaldı.” Buz Sarayı ’nın...