Kayıtlar

ANDREA GILLIES - Beyaz Yalan

Resim
Gillies, Alzheimer'i ve kendi hayatını anlattığı Uzun Veda kitabı ile ödül kazanmış bir İngiliz yazar... bu kez konu ettiğim ise ilk romanı... hemen başlarken söyleyeyim çok etkileyici bir roman bu... sonuna kadar merakla okuyacağınız, zaman zaman ruhunuzu bunaltacak, yalanlarla ve sırlarla dolu bir kitap... ama hiç sıkılmayacak, merakla sayfaları çevirmeye devam edeceksiniz... Kitap, birkaç kuşağa yayılmış bir aile hikayesi anlatıyor... hikaye torunlardan biri tarafından anlatılıyor... büyükbüyükanne, büyükanne, büyükbaba, biri ikiz üç kız kardeş (ki ikizlerden biri hikayeyi anlatan torunun annesi), küçük yaşta ölmüş bir erkek kardeş, kız kardeşlerin çocukları (toplam 5 torun), daha önce ölmüş büyük teyzeler ve amcadan oluşan kocaman bir aile ve büyük sırlar var ortada, tabi tuhaf davranışlarda... mekan; İskoçya’da epeyce yıpranmış bir malikane, muhteşem bir koru, tekinsiz bir gölden oluşuyor... aslında konu çok dar, birkaç yalan-birkaç sır arasında dolanıyor... kit...

PERŞEMBE BULUŞMALARI - Mario Levi

Pera Palas’ın her ay ‘’Perşembe Buluşmaları’’ adıyla düzenlediği geleneksel edebiyat söyleşileri 3 sezondur devam ediyor, bende bu etkinliğe çok zevk alarak katılıyorum... Pera Palas Orient Bar’da yapılan bu söyleşiler katılan yazarın kitaplarını tanıttığı, yazarlık serüvenini anlattığı, tanıtımını yaptığı kitaplarından bazı bölümleri okuduğu, edebiyata, hayata, insana dair keyifli sohbetlerin yapıldığı bir edebiyat şöleni...   Bu sezonun ilk toplantısına katılan konuk yazar Mario Levi idi ve Doğan Kitap’tan çıkan son kitabı ‘’Size Pandispanya Yaptım’’ romanı ve genel olarak edebiyat üzerine güzel bir söyleşi gerçekleştirdi ve biz katılımcılarda zevkle dinledik... Söyleşide konuşulanları ve yazarın kitaplarına dair anlattıklarını aşağıda özetlemeye çalışacağım, umarım bu edebiyat söyleşileri hakkında size bir fikir verebilirim... Mario Levi bugüne kadar on kitap yazdığını bunun altısının roman olduğunu belirtti ve bu son roman alışılagelmiş bir M. Levi romanı değil dedi.....

NİHAL YEĞİNOBALI - BELKİ DEFNE

Resim
Nihal Yeğinobalı, benim çok sevdiğim bir yazardır, daha önce ‘’Genç Kızlar’’ , ‘’Mazi Kalbimde Bir Yaradır’’ ve ‘’Gazel’’ romanlarını okumuş ve çok beğenmiştim... Belki Defne’yi de uzun zamandır okumak istiyordum ama ancak kısmet oldu ve Yeğinobalı beni yine şaşırtmadı bu da muhteşem bir roman... Hikaye  1970 yılında geçiyor, kocasının ihanetine uğramış, boşanmak üzere olan   genç bir kadın Defne.... yeni bir hayata başlama kaygılarıyla uğraşırken, tanıştığı sıra dışı bir kadın (Beril) onu tekdüzeliğin dışındaki bir hayatla tanıştıracak, Beril’in kocası, erkek kardeşi ve Beril ile birlikte bir duygu karmaşasına sürüklenecektir... yazar kadın erkek ilişkileri üzerine heyecanla okunan bir roman yazmış yine... gizli aşkların, tutkuların gizemini, genç bir kadının gelgitlerini çok güzel anlatıyor... zevkle okuyacağınız bir roman bu kaçırmayın... Kitaptan bir alıntı: "Bir ilişkinin sonuna yaklaşıldığını gösteren işaretler nelerdir? İlla da soğuma, dışlama, hatta it...

KHALED HOSSEINI - Ve dağlar yankılandı

Resim
K. Hosseini’nin ilk iki kitabı ‘’Uçurtma Avcısı’’ ve ‘’Bin Muhteşem Güneş’’ i dünyadaki birçok kişi gibi bende okudum... ve herkes gibi hem çok sevdim hem de çok etkilendim... bu iki kitaptan sonra -epeyce zaman geçmesine karşın- devamı gelmeyince Hosseini’nin ülkesinde yaşanan ''drama'' dikkat çekmek için bu iki kitabı yazdığını (ki kendisi bir doktor ve asıl mesleği yazarlık değil) dolayısıyla başka bir kitap yazmayacağını düşünüyordum ki yeni kitabıyla karşılaştım... ilk iki kitap o kadar harikaydı ki bu kitabı da hemen aldım ama aklımdan geçen ilk düşünce, bu diğerleri kadar iyi değildir, hatta kötüdür oldu... olumsuz düşünmemdeki sebep, genelde iyi kitapların devamı pek başarılı olmuyor hatta iddialı bir laf olacak ama birçok yazar bir tane iyi kitap yazıyor sonrakiler idare ediyor... üstelik birde en iyi kitabını yazarlık hayatının başında yazdıysa durum daha da zorlaşıyor... Bu uzun girişten sonra kitaba gelirsek; evet diğerleri gibi harika değil belki ama ...

URSULA K. LE GUIN - MALAFRENA

Resim
Ursula K. Le Guin benim çok sevdiğim ve fantastik edebiyatın en önde gelen yazarlarındandır... bugüne değin yazarın  ‘’Yerdeniz’’  dizisi (6 kitap)  ‘’Batı Sahili Yıllıkları’’  dizisi (3 kitap) ve  ‘’Rüyanın Öte Yakası’’  olmak üzere toplam on kitabını okudum ve okumaya da devam ediyorum... Le Guin kitaplarında hayali ülkeler, ejderhalar, büyücüler, özel güçler gibi fantastik ögeler vardır ama satır aralarını okumayı başarırsanız bildiğimiz dünyayı, insanları anlattığını görürsünüz... eşsiz bir anlatı ve hayal gücü sizi büyüler, kapılıp gidersiniz... Bu seferki Türkçe’de yayınlanan son romanı Malafrena... orjinal kitap 1979 yılında yazılmış ve 1820’li yıllarda hayali bir ülkeyi anlatıyor... çevre ülkeler, o yıllara ait olaylar gerçek ve bu roman içinde detaylı bir şekilde anlatılıyor... başta ‘’özgürlük’’ olmak üzere sorumluluk, idealler, görev duygusu, bir yere/toprağa ait olma, kadınların yaşamı ve görevleri/istekleri gibi kavramlar uzun uzun irdelen...

JOËL DICKER - Harry Q. Davası'nın Ardındaki Gerçek

Resim
J.Dicker 28 yaşında bir hukukçu ve bu ikinci romanı... Fransa’nın en saygın 2 edebiyat ödülünü almış ve birçok ülkede yüksek satış rakamlarına ulaşmış bir kitap... hem romanın türü hemde çoksatar olması nedeniyle benim pek tarzım olmasa da konusu hoşuma gitti ve okumaya karar verdim... doğru bir kararmış... açıkçası beklentim pek yüksek değildi ama romanı çok beğendim...hikaye müthiş... Kitap birçok katmandan oluşuyor... ·     cinayet; 33 yıl önce işlenmiş bir cinayeti genç meşhur bir yazar ve eyalet polis müfettişi birlikte çözmeye çalışıyorlar... ·       aşk; hakkında kitap yazılacak kadar büyük bir aşk ve onun çevresinde dönen olaylar, daha doğrusu hayata dair ne varsa anlatılıyor... ·     yaratıcı yazarlık; her bölümün başında nasıl kitap yazılacağına ilişkin kısa notlar  var bununla konuyla ilgilenenlere bir fikir veriyor... Yazar   ise romanını şöyle tanımlıyor... Bu çocukları hakkındaki gerçeği görmek istemeyen ana baba...

SYBILLE BEDFORD - Miras

Resim
Bu kitapla ilgili ne diyeceğimi pek bilemiyorum...romanın konusu yanında yazarın hayatı da çok ilgimi çekmişti bu yüzden de okumak istedim ama beklentimin çok altında kaldığı kesin... ama yazarın hayatı hakikaten ilginç...   S. Bedford bu romana 1952 yılında başlamış ve 3 yılda yazmış, kitabın başında yer alan uzun önsözde yazar, hem bu yazım ve basım sürecini hem de hayatının belirli dönemlerini detaylı bir şekilde anlatıyor... romandaki hikayenin kendi hayatından bir takım izler taşıdığını kabul ediyor (ayrıca Bataklık Kumu adlı bir otobiyografik eseri de var), romanı yayımlatma aşamasında okuttuğu yakınlarından birçok kişinin kitabı beğenmediğini de açık yüreklilikle belirtiyor... Konu üç ailenin dram mı fars mı olduğu anlaşılamayan iç içe geçmiş yaşamlarının hikayesi, tabi ülke gerçekleriyle birlikte... yazarın anlatımını çok sevmedim, bazı bölümlerde çok detaycı, bazılarında çok üstü kapalı bir tarzı var... romanın bir kısmını yazar  anlatıyor bir kısmını da ailen...