30 Aralık 2014 Salı

GONÇALO M. TAVARES - BEYEFENDİLER

Şimdi nereden başlasam nasıl anlatsam? bilemiyorum... Tavares, Portekiz edebiyatının önemli, genç ve üretken yazarlarından, yirmiyi aşkın kitabı, çok sayıda ödülü var... başta Saramago olmak üzere bu işin duayenlerinden övgü üzerine övgü alıyor, yakın zamanda Nobel ödülünü alacağından bahsediliyor ve ‘’Portekizli Kafka’’ diye adlandırılıyor... ben de kolay yolu seçerek eh işte biraz karmaşık, uçuk kaçık yazıyor ama bu kadar da olur o kadar övgüyü boşa almıyor ya deyip işin içinden çıkabilirim... ama olay şu ki öyle hissetmiyorum...

İki yıl önce ‘’Kudüs’’ romanını okumuştum tek kelime ile ‘’deliliği’’ anlatıyordu... okurken uzun süre konsantre olamamış ama sonuna geldiğinde ne güzel okuyordum niye bitti şimdi diye düşünmüştüm... insanı iki arada bir derede bırakan bir romandı, yazarın olağanüstü hayal gücü ve zeka dolu yeteneği fazlasıyla belliydi ama yine de başka bir kitabını okumam diye düşünmüştüm... bu seferki romanı görünce de ilgimi çekti ama önce cesaret edemedim fakat bloglarda olumlu eleştirileri görünce dayanamadım ve buradayız...

Bu kitap 5 adet ilginç (bu kelime çok yetersiz kalıyor gerçi ama) erkeğin yapıp ettikleri ile aklından geçenleri anlatıyor... bir öykü kurgusu yok, cümleler peşi sıra yazılıyor... ama bu kadar karmaşık, bir yere ulaşmayan, insana hiçbir duygu vermeyen cümleye daha önce rastlamamıştım... ben herhangi bir kitabın karmaşık/anlaşılmaz olmasından şikayetçi değilim hatta böyle romanları seviyorum da sadece bu tip bir roman okuyorsam eğer yazarın bana okuduklarımı sevdirmesi gerekiyor... eğer hoşuma giderse hiç sorun yok tüm kitaplarını okurum... sanırım Tavares’teki sorun bu, anlattıklarının akıcılığını sağlıyor (sular seller gibi okuyorsunuz) ama hoşa gitme konusu boşta kalıyor... Kudüs romanını hariç tutuyorum onda kitabın sonunda bile olsa bunu sağlayabilmişti ama bu seferki kitapta maalesef başarılı değil...

Özetleyecek olursam tam ortada kalma durumu bu... yazardan bir daha okur muyum? hayır diyemiyorum bir başka kitabı çıkarsa muhtemelen yine okuyacağım ama hoşlanıyor muyum dersem cevabım hayır... sadece şunu net olarak söyleyebilirim eğer bu yazardan okumak istiyorsanız ‘’Kudüs’’ü seçin...

Yazar:  Gonçalo M. Tavares  
Çevirmen: İpek Gürsoy Kutluyüksel
Sayfa Sayısı :272
Basım Yılı : 2014
Yayınevi : Kırmızı Kedi

Kendine özgü mantığıyla Bay Valéry, ansiklopedi tutkusuyla Bay Henri, kara bir mizahla başarıyı ele alan Bay Brecht, özgün düşünme biçimiyle Bay Juarroz, yürüyüşe çıkmış matrak Bay Calvino ve ormandaki sadece kendisine ait kulübesinde Bay Walser... Gonçalo M. Tavares'in kaleminden dökülen entelektüel ve şiirsel harikalara Rachel Caiano'nun neşeli desenleri eşlik ediyor. Yazının beyefendilerinin mahallesi okurunu bekliyor.

"Gonçalo M. Tavares, hayalgücüne dayalı kurmacanın geçerli bağlarıyla ilişkisini kopararak ve benzersiz bir hayalgücüyle donanmış olarak Portekiz'in edebiyat sahnesine daldı. Tavares büyük bir ustalıkla çok özel bir dil kullanıyor, ve bu özel dili öyle bir uyguluyor ki onun artık bir kriter olduğunu söylemek -şimdilerde yeteneklerinin tadını çıkardığımız genç romancıları kesinlikle küçümsemiyorum- abartı sayılmaz; artık kurmaca yazında Gonçalo öncesi ve Gonçalo sonrasından söz ediliyor. Sanırım ona sunabileceğim en büyük övgü bu. Bence otuz yıl sonra, hatta belki daha da önce Nobel Ödülü'nü alacaktır, bu bir kehanet ama sanırım doğru çıkacak. Ancak ödülü aldığında onu kucaklamak için buralarda olamayacağıma üzülüyorum."
-José Saramago, Defterler-

"Gonçalo M. Tavares harika, portatif bir mahalle yaratmış. Bay Brecht ve arkadaşlarının yaşadığı, yiyip içtiği mahalle, şaşırtıcı özgünlükte bir yapıt."
-Enrique Vila Matas, El Pais-

12 yorum:

  1. O kadar çok okunacak kitabım var ki demek ki bu çok sonraya kalabilir:)
    Gül yeni yılın kutlu olsun canım. Bol okumalı bir yıl geçirmeni diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet evet aynen :) Ben de senin yeni yılını kutluyorum... bol kitaplı huzur dolu bir yıl olsun... sevgiler...

      Sil
  2. Hiç okumadığım bir yazar. Portekiz'in Kafka'sı olduğuna göre bir tane kitabını mutlaka okumalıyım. Sanırım o da Kudüs olacak :). Öneri ve tanıtım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldukça değişik bir yazar, ben sonunda mükemmel diyeceğim bir kitabını bekliyorum açıkçası:) iyi okumalar...

      Sil
  3. tesadüf işte. dün düşünüyodum. güney amerika edebiyatına uzağım biraz. tamam okudum okuyom ama az. bikaç yazar sadece. sanırım o kültürü çok yabancı buluyorum kendime. sinemada da uzağım biraz. ama bunun nedeni güney amerikadan pek film çıkmıyor çıksa da bize ulaşmıyor. elbette güney amerika edebiyatı çok çok önemli. ama ben pek giremedim içine. yaşar kemal de bana uzak geliyor. yani şöyle birçok güney amerika kitabı okudum ama yüzdeye vurunca az. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Portekizce konuşulduğu veya ataları olduğu için mi güney amerika diye düşündün anlamadım? bu yazar Portekizli çünkü...
      Benimde güney amerika olsun portekiz olsun bu gibi ülkelerden okuduğum kitaplar az sayıda... ama değişik yazıyorlar o yüzden zaman zaman bakıyorum...

      Sil
  4. portekiz de evet edebiyat anlamında güney amerika sayılır. aslında lizbon da çok merak ediyorum. özgün gizemli bir şehir. kitaplardan ve filmlerden biliyorum. demek ki sen de ölesin bize biraz uzak ülkeler ondan herhalde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii çok bilinmiyor, daha az sayıda kitap çevriliyor onun etkisi de var... son zamanlarda okuduğum iki tanesini yazayım bir bak belki ilgini çekebilir.
      Ricardo M. Salmon/Işık Aşktan Daha Eskidir
      Rodrigo Rey Rosa/Sağırlar

      Sil
  5. Keşke bu kitap hakkındaki incelemenizi daha önce görseydim. Kitabı 2 gün önce almış bulundum. ilk 30 sayfada "dalga mı geçiyor bu" sorusunu kafamdan bir türlü atamadım. Arada düşünmeye sevk eden çok ince bakış açıları var. 72. sayfadayım hala "mutlaka benim anlamadığım bir giz var" duygusu ile okumaya devam ediyorum. Yoksa neden adamı bu kadar övsünler, ödüller versinler! Keşke Saramago 11 yaşındaki kızımın yazılarını okusaydı diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yazar çok özgün ve başarılı ona şüphe yok. Ama yazara bu kitaptan başlamak biraz talihsizlik. Aynı zamanda bu kitap bir açıklayıcıya ihtiyaç duyuyor, sanki bir önsöz konulmalıydı. Ben de sizin gibi bilmeden okudum ama sonra sabit fikirde detaylı bir yazı gördüm ve keşke önceden bu yazıyı okusaymışım diye düşündüm. o zaman biraz daha yerine oturuyor. Aslında bu 5 beyefendi Paul Valéry, Henri Michaux, Bertolt Brecht, Italo Calvino ve Robert Walser gibi ünlü insanlarmış(ben sadece Brecht'ti acaba o mu diye düşünmüştüm). Ek olarak Roberto Juarroz ve Virginia Woolf'da var. ve bu bir proje kitapmış. yazının linkini ekliyorum belki o daha fazla yardımcı olur.

      http://www.sabitfikir.com/elestiri/tuhafliklar-mahallesi

      Sil
  6. Yanıtınız ve ilginiz için teşekkür ederim.
    Bu arada kitabı bitirdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada yeni bir kitabı daha çıktı (Joseph Walser'in Makinesi) henüz okumaya cesaret edemedim:)

      Sil