9 Mart 2015 Pazartesi

SARAH QUIGLEY - Orkestra Şefi

Leningrad Senfonisi



''Yedinci Senfonimi, Faşizme karşı savaşımıza, düşmana karşı mutlaka sağlayacağımız zaferimize ve şehrime. Leningrad’a ithaf ediyorum.’’ DİMİTRİ ŞOSTAKOVİÇ, 1942

Kitap bu ithaf ile başlıyor, zorlu bir kuşatmanın altında savaş ve açlıkla mücadele ederken, dahi bir bestecinin canını dişine takarak bir senfoni yazması ile devam edip, yine büyük bir orkestra şefinin bu senfoniyi derme çatma bir orkestra ile icra edişiyle bitiyor...

O inanılmaz koşullarda önemli olan bir şeye tutunmak tüm Leningrad halkı da o senfoninin icrasına bel bağlıyor sanki onları hayatta tutacakmış gibi... Şostakoviç ilk 3 bölümü Leningrad’da yazıyor daha sonra ailesinin güvenliğini düşünerek şehirden ayrılıyor ve senfoniyi başka bir yerde bitiriyor... Eserin Leningrad’da icra edilmesi için partisyonlar düşman kuşatması üzerinden uçakla ulaştırılıyor, şehirde kalan az sayıda müzisyenle, Orkestra Şefi Karl Eliasberg’in insanüstü çabasıyla sahneleniyor...

Ben klasik müziği çok severim, dünya tarihindeki önemli olaylardan Leningrad kuşatmasını da anlatıyor olduğundan bu kitabı görür görmez aldım ve çok beğendim... Bir eserin yaratılışı da, bir şehrin hayatta kalmaya çabalaması da ayrı ayrı güzeldi...

Konu çok dikkat çekici ve her bakımdan zengin, işlenebilecek çok detay var bu anlamda yazar için hem kolay hem de zor... S. Quigley’i daha önceden tanımıyordum, romana genel anlamda baktığımda başarılı da buldum ama okurken hep yazarın konuya göre hafif kaldığı hissettim sanki daha yetenekli bir yazarı hak ediyordu diye aklımdan geçti... tabii bu bir his yoksa roman güzel, kaçırmayın okuyun...

Yazar:  Sarah Quigley
Çevirmen: İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı : 372
Basım Yılı : 2015
Yayınevi : Kırmızı Kedi

8 Eylül 1941'de Nazi birlikleri Leningrad'ı kuşatırlar, dünyayla olan bağlantısını keserler. "St. Petersburg dünya yüzünden silinmeli," der Hitler. Planı, teslim olana kadar Leningrad'ı top ateşine tutmak, hava saldırısıyla bombalamak ve açlığa mahkûm etmektir. Bunları yapar da. Üç yıl boyunca şehirden 1.4 milyon kişi tahliye edilir, 1.5 milyon ise ya açlıktan ölür ya da başka nedenlerden. 1944 Ocak ayında kuşatma sona erdiğinde şehirde sadece 700.000 kişi kalmıştır. 

Ünlü besteci Dimitri Şostakoviç şehrin savunmasına katılmak amacıyla Leningrad'dan ayrılmaz, siper kazar, yangın gözlemciliği yapar. Bir yandan da Leningradlılara moral verecek yeni bir senfoni üzerinde çalışır. Yöneticiler Leningrad'ın kültür ortamındaki seçkin müzisyenleri şehirden gönderince senfoniyi hazırlama görevi, ikinci sınıf bir radyo orkestrasının şefi olan çekingen, sorunlu ve pek sevilmeyen Elias'a verilir. Elias ve savaşın tükettiği müzisyenlerden oluşan derme çatma orkestrası, Şostakoviç'in Leningrad Senfonisi'ni çalacaktır. Dayanılmaz koşullar altında, açlıkla, soğukla, bombardımanlarla, yangınlarla, ölümlerle geçirilen üç buçuk yılın, yaratıcılığın savaşa üstünlüğünün, müziğin ve umudun hayatları nasıl kurtardığının öyküsüdür Orkestra Şefi. 

10 yorum:

  1. Gül müzikle açılışın harika olmuş. Ben de klasik müziği severim. Çok teşekkür ederim. Bu eseri de hiç bilmiyordum. Sayende haberim oldu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim... Öğrenciyken Ankara'da CSO'nun sabah konserlerine giderdim hala var mıdır?? İstanbul'da da AKM'miz vardı onu da ortadan kaldırdılar :(( sürekli geriye gitmek çok acı :(

      Sil
  2. Devam ediyor mu hiç bilmiyorum canım. Maalesef artık geriye doğru hızlı bir dönüşümüz var:(( Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği tehlike altında:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, zaten en büyük sorun da bu maalesef:(

      Sil
  3. Böyle değerli ancak bilinmeyen eserleri bulup keşfetmeniz ne kadar güzel, kitabı gerçekten merak ettim. Klasik müziği ben de çok severim, böyle tarihi öneminin de kitapta yer alması çok güzel, keyifli okumalar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum... size de iyi okumalar :)

      Sil
  4. okumadım ama bunu okumalıyım çok seveceğimi biliyorum yani :) ne konu ama ya ha :) klasik müzik ve resim. benim için de bunlar çok önemli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman mutlaka okuyun, ben de çok sevdim.. teşekkürler

      Sil
  5. Benim şimdi haberim oldu. Soner yalçın sayesinde.. Hemen alıp okuyacağım.

    YanıtlaSil