Kayıtlar

ANNA SEGHERS - TRANSİT

Resim
Asıl adı Netty Reiling Radvangi olan Anna Seghers (1900-1983) Almanya Mainz'da doğdu. Tarih, sanat tarihi ve sinoloji öğrenimi gördü. 1928 yılında Komünist Parti'ye üye oldu. Nazilerin 1933'te iktidara gelişiyle birlikte kitapları yasaklanan ve gözaltına alınan Seghers, ülkesini terk etti. Savaştan sonra 1947 yılında Almanya'ya dönerek Doğu Berlin'e yerleşti. İlk önemli eseri, Santa Barbaralı Balıkçıların Ayaklanması (1928) adlı uzun öyküdür. Dünya çapında tanınmasını ise Yedinci Şafak sağladı. Demokratik Almanya Cumhuriyeti Yazarlar Birliği Başkanlığı da yapan Anna Seghers 1947'de Büchner, 1951 ve 1959'da Demokratik Alman Cumhuriyeti Ulusal, 1951 yılında da Stalin Barış ödüllerini kazandı. Özgeçmişini yukarıya alıntıladığım Seghers'den epeydir okumak istiyordum 1942'de yazılan bu romanla nihayet gerçekleştirebildim... Bu romanı; kitaba sunuş yazısını yazan Heinrich Böll'ün Seghers'in en iyi romanı olduğunu söylemesi ve mültecilik gibi...

ANNA GAVALDA - bir aradayız hepsi bu

Resim
On yıl önce bu kitaptan uyarlanan filmi seyredip çok sevmiştim sonrasında D&R'ın indirimliler standında kitabını görünce hemen aldım ama o günden beri bekliyor, bu yaz kitaplığımı didik didik ettiğim için gözüme çarptı ve buradayız... Öncelikle film kitaptan bire bir çevrilmiş eksik olan pek bir şey yoktu, sadece film, romana göre daha neşeliydi belki de oyunculardan bana öyle geldi bilmiyorum... romanda hepsi birbirinden nev'i şahsına münhasır karakterlerin yaşadıkları acı olayları daha çok fark ediyorsunuz... Philibert bir entelektüel olmasına karşın, insanlarla konuşmayı beceremeyen, zaman zaman kekeleyen, durmadan özür dileyen, içine kapanık biridir ve soylu babası tarafından sürekli ayıplanmaktadır... Camille eğitimli ve çok yetenekli bir ressamdır ama babasının ölümünü atlatamamış, dengesiz ve ilaç bağımlısı annesi ile ne yapacağını bilemeyen, geceleri bürolarda temizlik işi yapan genç bir kızdır... Franck annesi tarafından istenmemiş, büyükannesi tarafından büy...

ADRIANA TRIGIANI - AYAKKABICININ KARISI

Resim
Aslında bu kitabı okumayı planlamamıştım, fuarda Koton Kitap standındaki görevli ile epey sohbet edince kitap almadan gidersem çok ayıp olacak gibi geldi ve ben de bu romanı seçtim... öncelikle beklediğimden iyi çıktı, okuma tempomun düştüğü (yaz aylarını sevmiyorum) bu günlerde rahat okunan, yormayan bu roman çok iyi geldi... Hikaye aşağıdaki arka kapak açıklamasında detaylı bir şekilde anlatıldığı gibi Kuzey İtalya'da başlıyor, Amerika'da devam ediyor... ilk etapta aşk hikayesi gibi görünse de daha çok Amerika'ya göçen İtalyanların başarılı olmak ve o ülkede tutunmak için nasıl çabaladıklarını, ailelerine ve ülkelerine olan özlemlerini anlatıyor... sonuç olarak bir yaz kitabı arıyorsanız deneyebilirsiniz... Yazar: Adriana Trigiani Çevirmen : Alp Sanlı Sayfa Sayısı : 560 Basım Yılı : 2015 Yayınevi : Koton Kitap Ödüllü bir oyun yazarı, dizi senaristi ve belgesel film yapımcısı olan Adriana Trigiani'nin kendi aile hikâyesinden esinlenerek yazdığı...

ASLI BİÇEN - İNCELDİĞİ YERDEN

Resim
Aslı Biçen çok başarılı bir çevirmen, kendisinin yazdığı kitapları olduğundan haberdar değildim ki, blogger arkadaşım Eral (kitaplarla beslenmek) bu kitabı önerdi... hiç lafı dolandırmadan yazayım muhteşem bir roman, okuduğuma çok memnunum Eral'a da teşekkür ediyorum... Özellikle karakterlerine bayıldım hem Cemal, hem Jülide inanılmazdı... yazar tüm karakterlerini ince ince işliyor, romanı da betimlemelerle zenginleştiriyordu... küçük bir Ege kasabasında geçiyor, hayat gailesi içinde olan insanlar herkesin derdi, beklentisi, umudu anlatılıyor... Cemal çocukken kendilerini nedensiz yere terk eden babasını tüm ülkede arıyor, bir yandan da çocukluk aşkı Saliha ile evlenmeyi düşlüyor... lise öğrencisi Jülide trafik kazasında ölen ailesini çok özlüyor, hangi mesleği seçip hayatını nasıl şekillendireceğini düşünüyor... tabii doğanın başka bir planı var, hiç beklenmeyen bir olay hikayeyi bir distopyaya sürüklüyor ve merakla okuyoruz...  Yazar kitabın ikinci yarısını siyasi bir ...

SERDAR AKİNAN - Buzdağı

Resim
Serdar Akinan muhalif gazetecilerden, bu okuduğum ikinci kitabı... kapağından da açıkça görüldüğü üzere Fetö darbesinin perde arkasını, buzdağının görünmeyen kısmını anlatıyor... nazilerin savaş sonrasında nasıl ABD için çalıştığını, Ortadoğu coğrafyasında ve soğuk savaş döneminde İslamın nasıl kullanıldığını, ABD'nin (emperyalizmin) kendi çıkarına olayları/insanları/ülkeleri nasıl manipüle ettiğini anlatıyor... değerli bir araştırma bir sürü şey öğreniyorsunuz eğer ilgi alanınıza giriyorsa okuyun derim...  Yazar: Serdar Akinan Sayfa Sayısı : 256 Basım Yılı : 2017 Yayınevi: Kırmızı Kedi Nazilerden “FETÖ”ye Siyasal İslamcıların Tarihi Gazeteci-yazar Serdar Akinan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kartların yeniden karıştırıldığı İslamcı cenahta olan biteni anlamak için yakın tarihe bakıyor. FETÖ’nün bu topraklarda emperyalistlerle işbirliğine giren ilk milliyetçi-mukaddesatçı yapı olmadığını vurgulayan Akinan, Soğuk Savaş yıllarından itibaren tam bağ...

KATE ATKINSON - Geç Kapıdan Körebe!

Resim
Yukarıda Haydarpaşa Kitap Günleri'nden aldığım kitapları görüyorsunuz... Kadıköy Belediyesini kutlarım, gittiğim kitap fuarları içerisinde açık ara en iyisiydi... Haydarpaşa Garı zaten muhteşem bir mekan, ortam havadar, temiz, düzenli ve nezihti, keyifle dolaşıp kitap alışverişimizi yaptık, çok beğendim daha nice nice kitap günlerine... Gelelim ''Geç Kapıdan Körebe''ye; Kate Atkinson son zamanlarda keşfettiğim 1951 doğumlu İngiliz edebiyatı eğitimi almış İngiliz yazar ve bu okuduğum dördüncü kitabı... romanların ikisi polisiye ikisi de ana fikri zaman olan kitaplar... özellikle bu zaman temalı kitaplarına bayılıyorum o kadar güzeller ki... İngiltere'de ormana yakın küçük bir kasabada, 16 yaşındaki Isobel, kendinden birkaç yaş büyük abisi Charles, babası Gordon, halası Vinny ve üvey annesi Debbie ile yaşamaktadır. Anneleri Eliza, çocuklar 5-6 yaşlarındayken ortadan kaybolmuş (dedikoduya göre sevgilisiyle kaçmış), hemen arkasından da babaları sırra k...

GONÇALO M. TAVARES - TEKNİK ÇAĞINDA DUA ETMEYİ ÖĞRENMEK

Resim
Gonçalo M. Tavares'in dilimize çevrilmiş 4 tane kitabı var ben üçünü okumuş bulunuyorum... bu romana kadar yazarla aramda garip bir ilişki vardı hem pek sevemiyorum (ilk kitap Kudüs 'ü sonunda sevmiştim, ikinci kitap Beyefendiler 'i ise sevmemiştim) hem de kendimi okumaktan alıkoyamıyorum, yazarda beni çeken bir yan var ama tam olarak saptayamıyorum... bu kitap olayı netleştirmeme yardımcı oldu...  Önce yayınevinden başlayayım; Kırmızı Kedi önce Krallık dörtlemesinin (1- Bir Adam: Klaus Klump , 2- Joseph Walser'in Makinesi, 3-Kudüs, 4-Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek ) üçüncü kitabı Kudüs'ü yayımladı, sonra bağımsız bir kitap olan Beyefendiler'i bastı, sonra dörtlemenin ilk iki kitabını tek kitap olarak yayımladı, sonrasında da bu dördüncü kitabı çıkardı, üstelik de bu kitapların dörtleme olduğunu hiçbir yerde belirtmedi... ben bu detayları SabitFikir'de Ömer Türkeş'in yazısından öğrendim... gerçi klasik bir seri değil, anafikir bağlamında ...