ALI SMITH - KIŞ

Mevsimler Dörtlemesi 2. Kitap

Bu dörtleme ilk yayımlandığında (ki Sonbahar ile başlıyor) çok ilgimi çekmişti mevsimlerle ilgili olduğunu düşünüyordum, yazarı da İskoçtu, mükemmel okuyayım demiştim fakat, aslında bir Brexit romanı, bir sistem eleştirisi, mülteciler vs. dünyanın geldiği ve getirildiği durumu sorgulayan kitaplar olduğu ortaya çıktı ve ben o anda okumaktan vazgeçtim... çünkü Avrupa'nın (özellikle Britanya'nın) Dünyanın muktedirlerinin peşine takılarak yapmadığını bırakmadığı, sonrasında da nedamet getirmesini okumaktan gına geldi...

Öylece bu seriyi unutmuşken bir yerde yeniden karşıma çıktı, hadi okuyayım ama sadece bir tanesini diye karar verdim (serilerde son yılların gelişmesi olarak bazen böyle davranabiliyorum ama ilk kitapla başlıyordum) ee mevsimlerden bir tercih yapacak olursam tek seçeneğim var en sevdiğimi seçtim... ''kışı özlüyor, kışın kendisini. Esas kışı istiyor, bu yarım yamalak gri yeknesaklığı değil. Ormanların karla kaplandığı, ağaçların karın beyazlığıyla ön plana çıktığı, çıplaklıkların karla parlayıp pekiştiği, ayaklarının altındaki zeminin donmuş tüyler ya da paramparça hâldeki bulutlar gibi karla kaplı olduğu ama alçak kış güneşinin ağaçların arasından sızan altın rengiyle çizgilendiği esas kışı istiyor. (syf:171)'' böylelikle serinin ikinci kitabından başlamış oldum... sonuç şöyle;

  • tek başına okunabiliyor hiç sorun olmadı

  • dünyanın geldiği durum, düzen eleştirisi vs. kısımları pek fazla değildi çok mutlu oldum ''gidecek evi olmayan ya da evleri bir şeye benzemeyen milyonlarca, milyonlarca insanın oluşturduğu sorunu defolun gidin deyip duvarlar örmekten başka bir yolla çözemediğimiz taktirde dünya ne yapacak? Bir grup insanın başka bir grup insanın kaderi hakkında söz sahibi olması ve onları dışlamaya ya da kabul etmeye karar vermesi yeterince iyi bir cevap değil. İnsan dediğiniz bundan daha maharetli ve daha cömert olmalı. Daha iyi bir cevap bulmak zorundayız. (syf:164)''

  • yazarın değişik bir üslubu var ondan da memnun kaldım

  • pek yakın ilişkileri olmayan bir ailenin halleri anlatılıyor, anneyi de teyzeyi de oğlanın sevgilisini de çok sevdim

Özetle romanı sevdim ama tek kitapta fazla fazla yetti, diğerlerini de okuyayım hissini vermedi... ben burada ayrılıyorum ama merak ediyorsanız sizde benim gibi bir tanesini deneyin derim...


Yazar: Ali Smith

Çevirmen: Seda Çıngay Mellor

Özgün Adı: Winter

Sayfa Sayısı: 256

Basım Yılı: 2023 (2. Baskı)

Yayınevi: Kafka


 "İster kâğıt üstünde mürekkep olsun ister dijital baskı, yazılı her harf kendi izini bırakır, hepsi bir tür patika, bir tür vahşi hayvan izidir."

Mevsimlerden kış. Herkesin kendi iç dünyasına döndüğü, eteklerdeki tüm taşların döküldüğü bir zaman. Booker edebiyat ödülü adayı Ali Smith, Mevsim Dörtlemesi'nin ikinci kitabında kelimelerini kar gibi üstümüze yağdırıyor. Bugünümüz tüm o sahte gerçekliğiyle, geçmişimiz de çıplak bir duvar gibi karşımıza dikiliyor. Fantezi alegoriyle iç içe geçerken Smith, dört farklı hayatı tek bir eve davet ediyor. Kapıları kapatıp bu malikâneyi bir karküresi gibi sallıyor. Nihayetinde geçmiş geleceğe bürünürken hakikat açığa çıkıyor.

Kış, Ali Smith'in hayranlık uyandıran hayal gücünün filtresinden geçerek önümüze serilen, mizah ve ciddiyetin, toplum ve siyasetin, düzen ve baskının el ele verdiği bir hikâye.

"Tam da ihtiyaç duyduğumuz mizah, mutluluk ve umutla harmanlanmış bir hikâye." – The Independent

"Parçalanmış bir ev, parçalanmış bir aile; Smith'in hikâyesi karanlıklara gömülse de buz tutan toprağın altında az da olsa umut var." The Times

Ali Smith: 1962 doğumlu İskoç yazar, oyun yazarı, akademisyen ve gazetecidir. Ebeveynleri işçi sınıfındandı ve Inverness'te bir sosyal konutta büyüdü. 1980-1985 yılları arasında Aberdeen Üniversitesinde İngiliz dili ve edebiyatı bölümünde lisans eğitimi aldı, 1982 eğitim yılını birinci tamamladı ve 1984'te onur nişanıyla birinci oldu. 1985-1990 yılları arasında Cambridge Üniversitesine bağlı Newnham Collage'ta Amerikan ve İrlanda modernizmi üzerine doktora yaptı. Cambridge'deki zamanında oyunlar yazmaya başladı, bu yüzden doktorasını tamamlayamadı. Smith, 2007 yılında Kraliyet Edebiyat Cemiyeti Üyesi olarak seçildi. Edebiyata yaptığı hizmetlerden dolayı 2015'te Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ile ödüllendirildi. (Wikipedia)

Yorumlar

  1. Bu yazarı ismen biliyorum ama daha evvel okumadım bir kitabını. Aslında böyle mecaz yoluyla ilgi kurulmasını seviyorum ben. Yani alakasız bir durum üzerinden metafor yaparak eleştiri getirmek sevdiğim bir tarz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende sadece bu dörtlemesini biliyorum başka kitapları var mı bakmak lazım:) Bu sefer böyle eksantrik bir yol izledi:) teşekkürler, sevgiler

      Sil
  2. Günaydın, özlemişim yorumlarınızı.
    Ben de yazarı hep görüyorum ama okumadım daha hic

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de günaydın, çok teşekkürler:) Üslubu güzel bir ara deneyin. Sevgiler

      Sil
  3. bakayım not alayım tek kitap neden olmasın :)

    YanıtlaSil
  4. son yazımdaki kitap listemi gördünüz müüü? :)))

    YanıtlaSil
  5. Winter is coming :)

    Bu roman mevsim metaforunu toplumsal kırılmalarla iç içe bağlayarak çok sesli bir anlatı kurmuştu bana. Parçalanmış aile yapısı, alegorik doğa betimlemeleri ve siyasal göndermelerle birleşerek kolektif bir sorgulama alanı açmıştı zihnime. Karın beyazlığıyla örtülen çıplaklıklar, aslında hakikatin görünür kılınması. Mizah ve ciddiyetin dengesiyle roman, tek başına da güçlü bir okuma deneyimiydi.

    Yazınızı okurken romanın yapısal katmanlarını çok net hissettim. Kış’ı tek başına okumanın mümkün olması, dörtleme içinde bir bağımsız anlatı işlevi gördüğünü gösteriyor. Smith’in üslubu, klasik alegori ile güncel toplumsal eleştiriyi harmanlayan bir çok sesli anlatı teması kuruyor.

    YanıtlaSil
  6. Kitaptaki her konu kışı çağrıştırıyordu zaten mevsim de kış, dediğiniz gibi yazar tüm bu halleri çok güzel harmanlamıştı. Muhtemelen serinin diğer kitapları da tek başına okunabiliyordur öyle bir his edindim. Siz seriyi tamamladınız mı? Yorum için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz serisini 3 hafta önce bitirdim. Ancak Kış serisi benim en çok hoşuma giden seri oldu, göreceli kavram tabii. Sizin hangi seriyi daha çok sevdiğinizi merak ediyorum, en azından şimdilik. Yaz'ı hangi vakit okursunuz?

      Sil
    2. Aynı kitaptan mı bahsediyoruz? Buradaki seri toplam 4 kitaptan oluşuyor sonbahar, kış, ilkbahar, yaz. Yani yaz serisi kış serisi diye bir şey yok. Ben zaten tek kitap okuyacağım diye karar vermiştim sadece Kışı okuyup bırakıyorum. Teşekkürler

      Sil
    3. Evet aynı kitaptan bahsediyoruz :) Ben mevsimler dörtlemesi serisi yazacağıma kış serisi yazmışım yanlışlıkla. Lütfen İlkbahar ve Yaz'ı da okuyunuz, ilginizi çekebilir. Ancak İlkbahar ve Yaz'da çok politik temalar var. Benim en sevdiğim Kış oldu.

      Sil
    4. Şimdilik bu kitapla yetineceğim:) Bende Kışı sevdim mutabıkız:)

      Sil
    5. Ademden önce'yi okudunuz mu? Okumadıysanız öneririm size. Seveceğinizden eminim.

      Sil
    6. Okumadım bakacağım, öneri için teşekkürler

      Sil
  7. bunu söylediğimde sosyal medyada bir grup tarafından linç yemiştim ama sonuna kadar katılıyorum ne yazık ki dörtlemeden okuduğum bir kitap bende yeterince doygunluk hissi uyandırdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel davranış biçimi olarak herkesin sevdiğine laf söylediğinizde tepki ile karşılaşıyorsunuz. İnsanların zevklerinin farklı olduğunu anlamamaları üzücü ama yapacak bir şey yok. Biz kendi görüşümüzü söylemeye devam edelim. Teşekkürler

      Sil
  8. kitaplarım şimdi fırından çıktıııı :)

    YanıtlaSil
  9. Ben Sonbahar 'ı okumuştum ama pek sevemedim diğer kitaplarını da okumadım .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Kışı sevdim ama 4 kitap çok fazla. Gerçi tamamını seven de çok, bize bu kadar yetti diyelim:)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

AHMET HAŞİM - BİZE GÖRE ve Bir Seyahatin Notları

STEFAN ZWEIG - ÜÇ USTA: BALZAC, DICKENS, DOSTOYEVSKİ

STEFAN ZWEIG - İNSANLIĞIN YILDIZININ PARLADIĞI ANLAR