IRIS MURDOCH - Rüya Sakinleri

Iris Murdoch (1919-1999) İrlandalı yazar ve filozof, dilimize çevrilmiş çok sayıda eseri var ve ben de epeydir okumak istiyordum... okuma zevkimizin benzeştiğini düşündüğüm blogger arkadaşım Eren O.'nun blogunda Murdoch'un bu kitapta dahil bir çok eserinin tanıtımını görünce okumaya karar verdim... internette arattığınızda da herkesin çok sevdiği bir yazar olarak gözüküyor... ve maalesef ben buraya dahil olamadım, nedenini pek çıkaramasam da romanı sevemedim bir türlü...

Yazar, aynı zamanda filozof da olduğu için roman boyunca felsefi çıkarsamalar yapıyor, zaten tüm eserlerinde ana konu karmaşık aşk ilişkileri ve din imiş... bu roman bağlamında din konusunda söylediklerine bir diyeceğim yok ama aşk ilişkileri bana çok komik geldi, felsefi olarak incelenecek diye kurguyu bu kadar zorlamak gerekiyor mu bilemiyorum...

Aşağıya eklediğim arka kapak açıklaması çok ayrıntılı ayrıca bir şey yazmayacağım, rahat okunuyor, ben sevemediğim için olması gerekenden biraz daha uzun süreye okusam da akıcılığı iyi... sonuçta değerli bir yazar, deneyip kendiniz karar verin derim... 

Yazar: Iris Murdoch
Çevirmen: Handan Akdemir
Sayfa Sayısı: 320
Basım Yılı: 2013 (2. Baskı) 1999 (1. baskı)
Yayınevi: Ayrıntı

Irish Murdoch yine felsefeci yazar kimliğiyle çıkıyor karşımıza. Romanda ele aldığı aşk, rastlantı, gerçeklik gibi temel konular kimi zaman kurmacanın dokusu içinde erimiş olarak, kimi zaman da üstünde yüzen bir çiçek demeti gibi yoğun bir halde sunuluyor. 

Ölüm döşeğindeki ihtiyar Bruno büyük bir kaygıyla geçmişini ve bugününü düşünürken hayatı yeniden yorumlama noktasına gelir. Sürekli gerçekliği sorgular. Yaşamış olduğu pek çok şeyin bir rüya olduğunu, aslında hayata hiç dokunmamış olduğunu keşfeder. Her şey bir rüyadır ve herkes bir başkasının rüyasında var olmaktadır. Bruno düşüncelerini geliştirirken çevresindeki insanlar da kurlaşmadan aşka kadar çeşitli ilişkiler içine girerler. Bazen beklenmedik biçimde bir uçtan bir uca savrulup yer değiştirirler. 


Yazar, benmerkezci yapıları yüzünden ötekini "ıskalayan" ve bunun için de sık sık yanılan; sözde aşkı ararken başkalarını nesne olarak gören karakterler aracılığıyla insanın iç ve dış dünyasındaki bocalamalarına ve buradaki bir ahlak anlayışı eksikliğine dikkat çekiyor. Sözgelimi bir aşk ilişkisinde insanın işleyebileceği en büyük suçun belki de karşısındakinin daha fazla sevmesine izin vermesi olabileceği söylenirken tartışmaya açılan yarı örtülü soru-cevaplar da var: Yürümeyen ilişkilerdeki sorun "doğru kişi" sorunu mudur, yoksa "tekeşlilik" sorunu mu? İnsanların anlayışlarına göre kılıktan kılığa giren bir tanrı hangi durumlarda yararlı olabilir? Aşk amaç mıdır, yoksa?.. Roman yer yer sinematografik atmosferlerle, yer yer de felsefi diyaloglarla örülmüş. Bazen bir dramın ya da gülmecenin, bazen de bir fikrin peşinden sürükleniyoruz. Her iki durumda da sürükleyici ve canlı bir roman. 

Yorumlar

  1. aaa Eren sevdiğini söyleyince ben de not almıştım :D bir de ben okuyayım bakalım şu yazarı :D teşekkürler paylaşım için :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren Hanım'ın yorumu daha doğru olabilir yazarın tüm külliyatına hakim. sizin görüşünüzü de merak ettim doğrusu:) ben teşekkür ederim, sevgiler:)

      Sil
  2. Tüm yaşadıklarımız bir rüya olsa keşke:)))İlginç bir romana benziyor, okumak isterim. Tanıttığın için teşekkürler, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde Hanım çok haklısınız ülke olarak yaşadığımız şu kabustan uyansak artık:( ben teşekkür ederim, sevgiler:)

      Sil
  3. iris murdoch pek severim. filmi de var o da iyi :) bir de patricia highsmith ve ruth rendell de iyiler. onları da pek severim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeptone, yazar iyi zaten ben tutturamadım:) Highsmith ve Rendell'i de biliyorum ama hiç okumadım. teşekkürler, sevgiler:)

      Sil
  4. Yazarı ben de merak ediyorum, bakalım benim yıldızım yazarla barışık olacak mı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak, umarım olur:) Sevgiler.

      Sil
  5. çok naziksiniz Gül Hanım beni de andığınız için çok teşekkür ederim:) yazarın size hitap etmemesine üzüldüm, ama her yazar herkese hitap etmiyor, yine de Çan romanını tavsiye ederim, daha klasik tarzda yazdığı romanlar daha çok ilginizi çekebilir belki, keyifli okumalar dilerim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren Hanım, açıkçası tam neden sevemedim bilemiyorum dediğiniz gibi bazen uymuyor:) bu tanıtıma denk gelmiş biri sizin blogunuz sayesinde daha doğru yorum bulabilir. Çan romanını not etmiştim zaten, zamanla alıştığım yazarlar olabiliyor umarım Murdoch'da öyle olur. Ben teşekkür ediyorum. Sevgiler:)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAIN-FOURNIER - ADSIZ ÜLKE

STEFAN ZWEIG - İNSANLIĞIN YILDIZININ PARLADIĞI ANLAR

STEPHENIE MEYER - KİMYAGER