Kayıtlar

KATHARINE BURDEKIN - SWASTIKA GECELERİ

Resim
Bu roman geçen senenin öne çıkan kitaplarından, hem distopya hemde konuyu kadınlar üzerinden anlatıyor olunca hemen aldım ama ancak okuyabildim... roman 1937’de yazılmış, bir süre unutulmuş, 1980’de yeniden keşfedilmiş ve distopyanın önde gelen kitaplarından sayılıyor... Hitler’in (diğer tarafta da Japonların) savaşı kazandığı, aradan geçen 700 yılda tüm dünyanın bu ikisi arasında paylaşıldığı tam bir faşist yönetimi anlatıyor ‘’Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur’’ Roman hakikaten başarılı bir distopya ama diğerlerinden ayrılan noktası kadınlarla ilgili kurgulaması ‘’Kadının İndirgenmesi’ni kabul ettiler. Alman erkekleri tarafından düşünülerek planlanmış, kasıtlı bir şeydi bu. Kadınlar daima erkeklerin istedikleri gibi olacaklardı: iradesi olmayan, karakteri ve ruhu olmayan, sadece erkeklerin yansıması olan canlılar.’’ Hitler’in ezmeye çalıştığı o kadar çok kesim var ki yazarın onlar arasından kadınları seçmesi ve saptadığı olgular bana çok ilginç geldi ’’Almanla...

STEFAN ZWEIG - MERHAMET

Resim
Son zamanlarda Zweig’den hep biyografi okudum, o nedenle kurgularının tadını özlemişim... bu romanda önceden okuduklarımı aratmıyor, mükemmel yazılmış, insanı o ana ve ortama götürüp sizi karakterlerle birlikte yaşatıyor... ayrıca bana daha önce okuduğum üç kitabı hatırlattı, I. Dünya Savaşı öncesi Avusturya’sında bir teğmenin hayatı ve toplumun değerleri sebebiyle ‘’Joseph Roth’un Radetzky Marşı’’ nı,  duygusal davranışlarla (hezeyanlar) da ‘’Goethe’nin Gönül Yakınlıkları ve Genç Werther’in Acıları’’ nı...  Kitabı bitirdiğimde de bir atasözünü hatırladım ‘’merhametten maraz doğar’’ ... bu söz bana doğru gelmezdi, daha çok insani davranışlardan kaçınmak için uydurulmuş diye düşünürdüm ama bu romanı okuduktan sonra doğru hakikaten diye düşündüm... tabii bu kurgu bir eser ama anlatılanlar olmayacak şeyler değil... gerçi gençlikten kaynaklanan tecrübesizlik, bir miktar aptallık da vardı ama ana duygu merhamet...  konu ise bir teğmenin, bulunduğu yöredeki varlıklı bir a...

MARTIN CRUZ SMITH - KUTUP YILDIZI

Resim
Bu kitabı indirimliler bölümünden aldım, ilgimi çeken ise Sovyet gemisi, Partiden ihraç edilmiş dedektif, Sibirya, Alaska, Kutup Yıldızıydı... yaşasın soğuk diye düşündüm ve okuma zamanlamam da çok iyi denk geldi... türü cazip değildi ama polisiye de iyi çıkar diye umdum... beklediğim gibi de oldu, güzel bir romanmış... Kitap 1989 yılında yazılmış (hikaye de hemen hemen o tarihlerde geçiyor), yazarı ABD’li ama Sovyetler Birliği’nin neredeyse dağılma dönemindeki bir tarihte Sovyet balık işleme gemisi ile Amerikan trol gemilerinde geçen bir hikaye kurgulamış... yazar oldukça tarafsız yazmışsa da (ki tamamına yakınında Sovyetleri anlatıyor) ben keşke bir Rus yazsaydı diye düşündüm o ayrı... Her ne kadar romanı polisiye diye etiketlemişsem de bu ana hikaye değil, evet bir cinayet var onu çözmek isteyen bir dedektifte var ama bu roman aslında bir Soğuk Savaş, Sovyet düzeni, parti politikaları, casusluk, kaçakçılık, denizcilik, balıkçılık hikayesi... yazarın tasvirleri çok iyi, konu...

YENİ YIL

Resim
Mutlu Y ı llar, Bol Kitapl ı G ü nler Olsun... Resimler Bakü Minyatür Kitap Müzesinden ve oldukça büyüterek çekmi ş tim, çoğunun ger ç ek halleri kibrit kutusu b ü y ü kl ü ğ ü nde veya daha k üçü k...

GONÇALO M. TAVARES - BEYEFENDİLER

Resim
Şimdi nereden başlasam nasıl anlatsam? bilemiyorum... Tavares, Portekiz edebiyatının önemli, genç ve üretken yazarlarından, yirmiyi aşkın kitabı, çok sayıda ödülü var... başta Saramago olmak üzere bu işin duayenlerinden övgü üzerine övgü alıyor, yakın zamanda Nobel ödülünü alacağından bahsediliyor ve ‘’Portekizli Kafka’’ diye adlandırılıyor... ben de kolay yolu seçerek eh işte biraz karmaşık, uçuk kaçık yazıyor ama bu kadar da olur o kadar övgüyü boşa almıyor ya deyip işin içinden çıkabilirim... ama olay şu ki öyle hissetmiyorum... İki yıl önce ‘’ Kudüs ’’ romanını okumuştum tek kelime ile ‘’deliliği’’ anlatıyordu... okurken uzun süre konsantre olamamış ama sonuna geldiğinde ne güzel okuyordum niye bitti şimdi diye düşünmüştüm... insanı iki arada bir derede bırakan bir romandı, yazarın olağanüstü hayal gücü ve zeka dolu yeteneği fazlasıyla belliydi ama yine de başka bir kitabını okumam diye düşünmüştüm... bu seferki romanı görünce de ilgimi çekti ama önce cesaret edemedim fakat b...

YAŞAR KEMAL - TANYERİ HOROZLARI

Resim
Bir Ada Hikayesi 3 Yorumlamaya serinin üçüncü kitabından devam ediyorum... İlk iki kitap mükemmeldi, hem savaşın vahşetini hem de (ütopik) cennet gibi bir adada yeniden hayata tutunmayı anlatan inanılmaz romanlardı... üçüncü kitaba geldiğimizde ise uygun adım giderken birden bire yerinde saymaya başlamışız gibi bir durum oluştu... bu sefer ki roman öncekilerin tekrarı gibi, adaya gelen birkaç yeni insan, adanın nimetlerinin (meyve ağaçları, bağlar, bal kovanları vb.) ekonomik olarak değerlendirilmesi ve savaşın psikolojik etkilerinden kurtulmaya çabalayan insanların durumundan başka yeni pek bir şey yok... bunlar da 2. kitaba eklenebilecek uzunlukta, yeni bir cilde pek gerek yokmuş bana göre... bu kitapta asıl yer tutan ilk romanlardaki Sarıkamış Faciasının (ve diğer savaşların) dönüp dönüp anlatılması... evet bunlar çok önemli olaylar ama zaten diğer kitaplarda yeteri kadar anlatılmıştı tekrar etmek fazla bir fark yaratmıyor daha çok hikayeyi kesintiye uğratıyor... Şimdi son ki...

JEAN ECHENOZ - ŞİMŞEKLER

Resim
Nikola Tesla (1856-1943) alternatif akımın mucidi büyük dahi, bu kitap onu anlatıyor... Ben Tesla’yı hep çok inanılmaz bulmuşumdur, hem keşfettiği onca şey, hem zekası, hem sıradışı karakteri, hem dünyanın hakim sınıfları ve bilim çevresi tarafından unutturulmaya çalışılması, hem de ölümünden sonra çalışmalarına el konulup hala üzerinde çalışıldığı iddiası çok ilginçtir... Tabii en önemli çalışması Kablosuz Enerji İletişimi   (20 adet ampulü kablo olmadan 25 mil uzaktan yakabildiği kayıtlara geçmiştir) de mucizevi bir projedir ... ‘ ’bütün dünyaya istenildiği kadar, herkesin erişebileceği ve hiç kimsenin para vermeden kullanabileceği sınırsız enerjiyi üretmek. Bir tek onun bildiği öyle kalması gereken işlemlerle Gregor’un gelecekteki jeneratörü dışarıdan kaynak kullanmadan, fosil yakıtları çıkarmak için dünyanın karnını deşeceğiz diye yırtınmamıza gerek kalmadan, kendiliğinden işleyecek. Bütün zahmetler bitti: yeni sistemi sayesinde enerjinin geleceği özgür olacak.’’   Tabii...