JHUMPA LAHIRI - Saçında Gün Işığı
Bu kitap; herhangi bir açıklama yok ama İngilizceden çevrilmiş gibi duruyor ve akrabalık hitapları yine yanlış çevrilmiş (bir erkek, erkek kardeşinin karısından bahsederken ‘’Baldızım’’ (sf:74) diyor!) bu tip hatalar beni romandan koparıyor hiç memnun değilim... diğer bir konu kitabın ismi ile ilgili, romanın orijinal ismi ‘’Ova’’ ki Hindistan’da konunun geçtiği yerde -oldukça ayrıntılı tasviri yapılan- bir ova var ve bu insanların hayatında önemli bir yer tutuyor, mantıklı bir isim yani... bizim yayınevi ise romanın son cümlesinde geçen bu romantik denilebilecek ismi seçmiş ilgi çeksin diye herhalde, neyse geçelim...
Gelelim romana; peşinen söyleyeyim güzel bir kitap ve başarılı bir yazar... ve aldığı ödülleri fazlasıyla hak ediyor... roman iki katmanlı oluşturulmuş, ilki Hindistan’da 1967-68’de ortaya çıkan Naksalit isimli bir komünist hareketi ve o günden bu yana siyasi ortamı konu ediyor... ikinci olarak ise birbirine çok bağlı iki erkek kardeşin hayatı, evlilikleri ve çocuklarına dair etkileyici bir öykü anlatılıyor, bu hikaye hem Hindistan’da hem de A.B.D.’de geçiyor... özellikle ben bu insan ilişkilerinin anlatıldığı bölümleri çok sevdim... üzerlerine geçmişin gölgeleri çökmüş bir kadın ve erkeğin evliliği, çocuğu olan ama bir türlü anne olamayan bir kadının hayatı, annesinin yokluğuna bir anlam veremeyen bir kızın dramını anlatan bir hikaye bu... Sürükleyici bir anlatımı var, okuyun derim..
Pulitzer Ödüllü "Dert Yorumcusu"nun yazarı Jhumpa Lahiri'den 2013 Man Booker ve National Book Award finalisti New York Times, Time, People, Goodreads, Slate, Chicago Tribune ve Kirkus'un "2013 yılının en iyi kitabı" seçkilerinde.
"Muhteşem…Lahiri karakterlerini hiçbir parmak izi bırakmadan ele alıyor."
-New York Times-
"Etkileyici... Bir kitap okuduğunuzu unutturacak kadar samimi ve saydam."
-Newsweek-
Adanmışlıklarla ayrılmış, trajediyle birleşmiş iki kardeş. Geçmişle lanetlenmiş bir kadın. Devrimle darmadağın olmuş bir ülke. Kendi yitmiş, bedeli kalmış bir aşk. Günümüzün en önemli yazarlarından Pulitzer ödüllü Jhumpa Lahiri'den, üç nesil ve iki ülkeye yayılmış büyüleyici bir roman.

Ben mevzuyu anlayamadım ama , Çeviri kötü demişsiniz sonra da kitap güzel demişsiniz , çeviriye rağmen mi, yoksa orijinalinden okuyarak mı belirttiniz düşüncenizi , :(
YanıtlaSilOrijinalinden okumadım, öyle olsaydı daha net yazardım.. çeviri konusundan emin değilim hata olabilir diyorum... ama buna rağmen kitap güzel...
Silo halde ekliyorum listeme :)
Siliyi okumalarrr
SilÇeviri konusu gerçekten çok önemli. İnsanın tüm okuma isteğini bir anda alıp götürebiliyor malesef.
YanıtlaSilAynen öyle :)
Silçok iyi söledin. çeviri konusu. ben de bir kitabı çevirmenine göre alırım hep. genelde bütün çevirmenleri de çok aşırı kitap okuduğum için iyi tanıyorum. örneğin mehmet harmancı nevzat erkmen tomris uyar tahsin yüzel ve bilirsiniz nice iyiler var. ancak altın kitaplar ve benzeri yayınevlerinde ucuz çevirmen kullanıyolar. çevirmenler ilk baskıdan yüzde yedi alıyo. satıştan yani. o nedenle bi çevirmenin para kazanması çok zor. önce satcak filan. yayınevleri aynen televizyon gibi, öğrencilere çeviri yaptırıyorlar. özellikle gerilim polisiye romanlarda çevirmenlerin çoğu berbat. bir de adını bildiğimiz iyi yayınevleri dışındaki yayınevleri de kötü çevirmen kullanıyor. geçenlerde inanılmaz kötü bir arsen lüpen romanı çevirisi okudum. bir de insan dile hassas ise çok kötü de mi. ben de dil konusunda dikkatliyim. bırakın kötü çeviriyi, bir de da eki veya ki eki yanlışı soğutuyor di mi. çeviri konusu çok önemli. iki türlü çeviri var. bir, translation, diğeri, trans creation, çeviri ve yaratıcı çeviri. bu çeviri konusunda bitmeyen tartışmalar var zaten :)
YanıtlaSilBen de bildiğim çevirmenden okumak istiyorum ama bazen mümkün olmuyor... ayrıca Yastıkname'den sonra çeviri yapanların da bir sürü sorunları olduğunu fark ettim... bazen söylenecek pek bir şey de olmuyor :( biraz sektörün durumuyla ilgili...
Sil