STEFAN ZWEIG - BİR KÜÇÜK HAYALPEREST ''Verlaine''
Aslında
şiire hiç merakım yok dolayısıyla Paul Verlaine’nin (1844-1896) biyografisini okumak gibi bir
hedefim de yoktu... bu kitabı da Zweig ve biyografilerini çok sevdiğim için aldım,
Verlaine’de bazı klasik eserlerde rastlıyordum, bu vesileyle nasıl biri olduğunu
da öğrenirim diye düşündüm... başlarken belirteyim
okuduğum diğer Zweig biyografilerine hiç benzemiyor, çok karmaşık, çok kapalı yazılmış,
bölük pörçük bir anlatımı var, sanki daldan dala atlıyor, acaba eserin orjinali
de bu kadar kısa bir metin miydi? yoksa bir kısmı mı çevrildi bilemedim... dolayısıyla
okuması güç biraz... ayrıca şairin hayatı da çok çalkantılı ve trajik bu açıdan
da okurken kasvet basıyor... sonuçta özellikle Verlaine'e meraklı iseniz deneyebilirsiniz...
(....) Verlaine’de her zaman bir çatlak
bulunur. Bazen sadece özlemin peşinden koşan bir yolcu, bazen rahip, bazen de
sokak çocuğudur. Katolikliğin en güzel dini şiirlerini yazmıştır ama aynı
zamanda sapıkça ve açık saçık şiirleriyle de pornografi işlerinin tacını
almıştır. Kanın akışı gibi kendisi de bedensel
fonksiyonlarının saf bir dışavurumuydu. Bir diğer deyişle, şair olarak son
derece ilkel, son derece karmaşık ve bir insan olarak da güvenilmezdi. (syf 23)
Verlaine, asla gergin bir yaydan sonsuzluğa
fırlatılacak bir ok gibi kendini bırakmaya hazır olmamıştır. Verlaine sadece
rüzgar estikçe çalan bir arp, esen rüzgarların sesi ve müziğidir. Hiç direnmeden
kendini bütün tehlikelerin kollarına atmıştır: kadınlar, din, içki ve edebiyat.
Bütün bunlar onun üstünde bir baskı oluşturmuş ve onu paramparça etmiştir. (syf 11)
Yazar: Stefan
Zweig
Çevirmen : Burcu
Yalçınkaya
Sayfa Sayısı : 71
Basım Yılı : 2014
Yayınevi : Zeplin
Verlaine, duyulara tatlılık ve harikulade bir huzur veren ama bizi asil, güçlü, cesur ve mütevazı yapmayan nadide bir çiçek gibi harika, güzel ve fuzulidir.
"Çapkın Törenler", "Sözsüz Romanlar", "Tatlı Şarkılar", "Zühal Şiirleri" isimli kitaplarıyla tanınan, şiirimizi de derinden etkilemiş, Fransız şiirinin ölümsüz ozanı Verlaine, bu defa da bir diğer büyük usta Zweig'ın kaleminde yeniden hayat buluyor. Zweig, ölümsüz bir ozanın en karanlık, en saklı yanlarını, zaaflarını, düşlerini, çaresizliklerini âdeta şiirsel bir dille anlatırken; bir insanı anlamanın ve anlatmanın zorlu güzelliğini de ortaya koyuyor.
bulaşmayalım mı :D
YanıtlaSilKısa bir kitap her halükarda okunur da Verlaine düşkün değilseniz gerekli de değil :)
SilBence de bir gariplik vardı, neyse ki kısaydı fazla zaman almıyor en azından :)
YanıtlaSilMerhabalar, kitabin cevirmeni olarak kitabın aslı ile alakalı yazmak istedim. Kitabın orijinali de kısa, zaten ceviride bolum atlanmasi gibi bir durum soz konusu olamaz, en azından belli basli yayinevleri icin gecerli bu durum. Ama haklısınız, diger Zweig biyografilerinden cok farkli bir kitap. Daha ağdalı bir uslup, cok uzun cümleler...Konu Verlain olunca herhalde
YanıtlaSilAçıklama için çok teşekkür ederim Burcu Hanım, çok makbule geçti en azından konunun Verlaine'den kaynaklandığını anlamış oldum... iyi çalışmalar diliyorum...
Sil