Kayıtlar

ISABEL ALLENDE - Kış Ortasında

Resim
Allende'den 9. romanımı okumuş bulunuyorum, şuan içinde bulunduğumuz gibi New York'un bir kar fırtınasına esir düştüğü günlerde geçiyor... Richard gençliğinde Brezilya'da yaşamış, New York'lu bir profesör, Lucia Şili'li, Richard tarafından yardımcı hoca olarak üniversiteye davet edilmiş, bir süredir New York'da Richard'ın kiracısı olarak bulunuyor, Evelyn Guatemala'lı, kaçak yollardan New York'a gelmiş bir genç kız, çocuk bakıcısı olarak çalışıyor... Karın her yeri kapattığı tüm insanları evlerine hapsettiği günde; Richard hastalanan kedisini veterinere götürüp dönerken karda kayıp önündeki arabaya arkadan çarpar, öndeki arabanın sürücüsü çocuk görünümünde bir genç kızdır (Evelyn), Richard sigortasının hasarı ödeyeceğini söyler ve kıza kartını uzatır ama latin kökenli kız onu anlamıyor görünmektedir ve aceleyle uzaklaşmak ister, Richard son anda kartını arabanın içerisine atar ve kız hızla uzaklaşır... Richard gece evde o gün yaşadıklarını, kar fır...

VOLKER KUTSCHER - Mart Şehitleri Gereon Rath'ın Beşinci Vakası

Resim
2019'da yazarın Islak Balık adlı, Gereon Rath'ın ilk vakasını okumuş (tarihi bölümünü merak ederek almıştım) ve pek sevememiş, hatta    tanıtım yazımı  başka bir kitabını okumam herhalde diye bitirmiştim... hal böyle iken; serinin 5. kitabını gördüğümde arka kapak açıklaması (Reichstag yangını, ki bu konuda daha önce de okumuştum) cazip geldi yeniden okumaya karar verdim, hem de yazara ikinci bir şans vermek mantıklıydı ve buradayız... Bu sefer 1933 yılındayız, Hitler Şansölye, Cumhurbaşkanı Hindenburg Hitler'i küçümsese de onu desteklemekten de geri kalmıyor, sıradan halkın çoğu (özellikle kadınlar) Hitler'e hayranlık besliyor, durumun vahametini görenlerin ise elinden bir şey gelmiyor... işte tam bu ortamda Reichstag kundaklanıyor, çok yüksek ihtimal Naziler yaptığı halde, komünistler suçlanıyor, bir komünist avı başlıyor ve neredeyse hepsi tutuklanıyor, Hitler hem bir korku terörü yaratıyor, hem de muhaliflerden kurtuluyor, bir taşla iki kuş.... kitabın polisiye k...

EDUARDO BERTI - DÜŞLENEN ÜLKE

Resim
Yazarı Yabancı Baba kitabı ile tanımış ve sevmiştim, devamı da iyi geldi bu romanı daha daha çok sevdim... yeni yılın ilk kitabını sevmiş olmamda ayrıca sevindirici bir haber gibi geldi bana:) E. Berti;  bu sefer  20. yüzyıl başlarında Çin'de geçen bir hikaye kurgulamış (neden Çin diye merak ettim ama cevabını bulamadım), 13-14 yaşlarında bir genç kızın ve ailesinin hayatını anlatıyor... ninesinin ölümü ile başlıyor, rüyalar, hayaletler, evlilik seremonileri, gelenek görenekler, sınıf farklarıyla bezeli düşsel bir hikaye okuyoruz... küçük kız; fakir bir kuş satıcısının kızına (Xiaomei) aşık oluyor, duygularını anlamlandırması, tüm hissettikleri, Xiaomei ile kurduğu arkadaşlıkla, ninesini sürekli rüyasında görmesi ve onunla tüm olan biten hakkında konuşması romanın ana eksenini oluşturuyor... Çok sürükleyici bir kitap, mükemmel bir çevirisi var, çok sevdim okuyun mutlaka... Yazar: Eduardo Berti Çevirmen : Roza Hakmen Özgün Adı: El país imaginado Sayfa Sayısı : 17...

GERHART HAUPTMANN - SEVGİLİ WANDA

Resim
G. Hauptmann'dan hiç okumamıştım, özgeçmişi kayda değer gözüküyordu denemek istedim... kitapları arasında Sevgili Wanda'nın hikayesi ilginç duruyordu, ana karakter yazar gibi heykeltıraştı, güzel olacağını düşündüm ve bu kitabı seçtim... yazarın anlatımını, romanın akıcılığını sevdim, üzerine muhteşem çeviriyi de ekleyin buraya kadar her şey iyiydi... AMA aşk görüntüsünde aptallık hikayesi okumaktan hiç hoşlanmadım, konusu beklediğim gibi çıkmadı... dolayısıyla şu an ne diyeceğimi pek bilemiyorum ortada kaldım, en iyisi okuyup kararınızı kendiniz verin derim... Senenin son yazısını adet olduğu üzere ''Mutlu Yıllar'' dileyerek bitiriyorum... Yazar: Gerhart Hauptmann Çevirmen : Ahmet Arpad Özgün Adı: Wanda Sayfa Sayısı : 248 Basım Yılı : 2020 Yayınevi : Everest 1912 Nobel Edebiyat Ödülü, Gerhart Johann Robert Hauptmann'a ‘Öncelikli olarak dramatik sanatlar alanındaki verimli, çeşitli ve olağanüstü üretimi nedeniyle' verilmiştir." Nobel...

ARTURO PÉREZ-REVERTE - DUMAS KULÜBÜ

Resim
Arturo Pérez-Reverte'nin 1993 yılında yazdığı, Türkçe'de 1998 yılında basılan bu kitabı da yazarı da bilmiyordum, bu yeni baskı ile haberdar oldum... Alexandre Dumas ilgimi çektiği için okumak istedim... Dumas'nın Üç Silahşörler ve Monte Cristo Kontu başta olmak üzere önemli eserlerini biliyorum ama hep film veya dizilerini izledim... bu kitabın ana eksenini Üç Silahşörler romanı oluşturuyor; Dumas'nın hayatı ayrıntılı anlatılıyor, Üç Silahşörler'deki tüm karakterlerin hangi gerçek kişilerden kurgulandığı, karakter özellikleri detaylı bir biçimde tek tek açıklanıyor... ayrıca 15.-17. yüzyıllar arasında basılan çok sayıda kitaptan bahsediliyor... bu eski kitapların hiçbirini bilmiyordum o yüzden ilgimi pek koruyamadım, ayrıca Şeytan'ın konu edildiği kitapların bölümleri çok uzatılmıştı bir miktar sıkıldım... Eski kitapları araştıran, satışlarına aracılık eden bir kitap avcısına (Corso), hem Üç Silahşörlerin Dumas'nın el yazısıyla olan bir nüshası, hem de Ş...

CAMİLO JOSÉ CELA - ARI KOVANI

Resim
Bu kitabı yazarı için aldım, "İspanyolcanın Cervantes'ten sonraki en önemli yazarı'' cümlesi çok cezbediciydi... 1945-1950 yılları arasında yazdığı 'Arı Kovanı' da önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor... önce uzun bir sansür süreci geçiren roman, tam anlamıyla 1963 yılında basılabilmiş, bu durumda merakımı artırdı ve okudum... sonuç; romanı da yazarı da başarılı buldum ama zamanlamam daha iyi olabilirdi... Bu roman, mümkünse ara vermeden okunmalı çünkü çok fazla karakter var (arka kapakta üç yüzden fazla diyor) ve sürekli birinden diğerine geçip duruyor (bir kaç cümlede bir bile değişiklik yapabiliyor) kolaylıkla takip edebilmek için süreklilik sağlamak iyi olur... ama ben buna uyamadım, tamamen kendimden kaynaklanan nedenlerle çok bölük pörçük okudum, kitabı elime alamadım, 1-2 sayfa okuyup bıraktım filan yanlış bir yöntem oldu, daha yoğunlaşacağım bir zamanda okumalıydım... ayrıca 1943 yılı İspanya'sını bizim bugünümüze benzettim, bu içimi çok a...

LEONİD ANDREYEV - ŞEYTAN'IN GÜNLÜĞÜ

Resim
Leonid Andreyev'i ilk kez okuyorum, bildiğim bir Rus yazar değil... kitabın başında çevirmenin yazarı anlattığı geniş bir önsöz var, aydınlatıcı ve detaylıydı çok memnun kaldım... Arka kapak açıklamasından roman diye düşünmüştüm ama denemeye daha çok benziyor, insanı, dini, ruhban sınıfını yerdiği görüşlerinden oluşuyor... yazarın son eseriymiş ve 1919'daki ölümüyle yarım kalmış, çevirmenin önsözünde (birkaç yerde daha) ucu açık kalmış denilse de bana hiç öyle gelmedi, bu şekilde de bitebilirdi... Konu adeta şeytana pabucunu ters giydirmek deyimini anlatıyor, insana dair görüşlerine katılıyorum, kitabı sevdim, akıcı bir anlatımı var, konu ilginizi çekiyorsa okuyun derim... ''Görüyorsunuz ya, insanın yapıp ettiği her şey taslak halindeyken ne kadar güzel, ama resme dökülünce ne kadar iğrenç. Sözgelimi İsa'nın dağdaki vaazının eskizini alın: Leylaklarıyla, başaklarıyla ne kadar büyüleyicidir! Oysa zangoçlarıyla, kamp ateşiyle ve Kardinal X. ile tablo haline geldi...