Kayıtlar

MATTHEW PEARL - DANTE KULÜBÜ

Resim
''Uluslararası ün kazanmış ilk Amerikan şairi olan Henry Wadsworth Longfellow (1807-1882), 1865'de Cambridge, Massachusetts'teki evinde bir Dante Kulübü kurdu. Şair James Russell Lowell'la (1819-1891) hekim, yazar Dr. Oliver Wendell Holmes (1809-1894), tarihçi George Washington Greene (1811-1883) ve yayıncı J. T. Fields (1817-1881) Longfellow'la el ele vererek, Dante'nin İlahi Komedya 'sının ilk eksiksiz Amerikan çevirisini yapmaya giriştiler. Hem akademik çevrelerde Yunan ve Latin egemenliğinin sürmesini arzulayan tutucu edebiyatçılarla, hem de Amerikan edebiyatının yerel yazarlarla sınırlı kalmasını savunan yerel kültür akımıyla mücadele ettiler. (Yazarın Notu syf: 473)'' Ana karakterleri yukarıda gördüğünüz gerçek kişilerden oluşan bu roman; 1865 yılında Amerikan İç Savaşı'nın yeni bittiği zamanda geçiyor, araya İlahi Komedya 'dan esinlenen polisiye bir hikaye kurgulanmış, ayrıca bu zamandaki Amerikan akademik çevrelerinin bakış açı...

ALEKSEY N. TOLSTOY - AELİTA

Resim
1923 yılında yazılan bu roman; dönemin ruhunu çok iyi yansıtıyor, güzeldi, peşin peşin yazayım... aşağıda konusunu gördüğünüz üzere mühendis Los Mars'a gitmek üzere hazırlanmaktadır, her tarafa ilanlar asmasına rağmen kendisiyle gidecek kişiyi bulamamaktadır, en sonunda savaşmaktan yorulmuş bir kızılordu askeri onunla gitmeyi kabul eder... uzay gemisi yumurta şeklindedir, deri ceketlerini deri şapkalarını giyerler, gemiye binip 10 saatte Mars'a ulaşırlar ve Marslıları aramaya başlarlar, Marslılarla karşılaştıktan sonra yöneticinin kızı Aelita sayesinde dillerini öğrenir ve çok çok önceki yüzyıllarda Dünya'dan başkalarının da geldiği bilgisi ile şaşırırlar... Mars'a alışmaya çalışırken birden bire kendilerini SSCB'deki gibi bir devrimin ortasında bulurlar ve hikaye devam eder... Bu kitabı çizgi filmlere benzettim, hani kedinin üzerinden araba geçer yamyassı olur ama bir iki saniye sonra ayaklanıp koşmaya başlar ya tam o hissi aldım, absürt gibi görünse de çok eğ...

MARA MEIMARIDI - İZMİR BÜYÜCÜLERİ

Resim
Bu kitabı ilk yayınlandığı zamanlarda okumak istemiştim ama sever miyim diye emin olamadım ve kaldı... geçen gün belediyeye ait bir halk kütüphanesi keşfettim, evime yürüme mesafesinde ve 5-6 yıldır varmış ben yeni görüyorum!!! neyse girip dolaştım, kütüphane adına   göre zayıf buldum ama sonuçta kitaplar var... o sırada bu romanı gördüm ve hadi okuyayım dedim...  1988 yılında genç bir kadına, annesinin teyze kızından bir sandık miras kalır, içini açtığında bir sürü defter görür, defterlerde büyüler, yemek tarifleri, anılar vs. sandığı kendisine bırakan Katina'nın yazdıkları vardır... ve 1887 yılı İzmir'inde geçen Katina'nın hayatını okumaya başlarız... başlangıcı iyiydi sürükleyici bir hikaye diye düşündüm ama devamı öyle gelmedi maalesef... çok fazla karakter var, bir curcuna içinde nasıl edelim, hangi büyüleri yapalım da kızlarımıza iyi bir koca bulalım minvalinde bir şeyler anlatılıyor...  Bu tip konular genel olarak ilgimi çekmez ayrıca anlatımını da sevmedim, ancak ...

BRAM STOKER - YEDİ YILDIZ TAŞI

Resim
Bu kitabı görene kadar yazar hiç ilgi alanıma girmemişti, Dracula'yı hiç merak etmemiştim ve öyle de devam edeceğini düşünüyordum... 1903 yılında yazılan bu roman konusu itibariyle ilgimi çekti, Antik Mısır hikayelerini severim, okuyayım dedim... Konuyu aşağıda görüyorsunuz, heyecanlı, gizemli ve sürükleyici olacağını düşünüyordum ama maalesef beklentim boşa çıktı... bugüne kadar okuduğum Antik Mısır hikayeleri insanı peşinden koşturacak, merakla takip etmemi sağlayacak şekildeydi, bu romandan da onu beklemiştim ama olmadı bir türlü... romanın yaklaşık yarısına kadar, babanın baygın (koma hali gibi) olduğu süre boyunca bir miktar gizemli olduğunu söyleyebilirim hepsi o kadar, kalanında o da yoktu ve bitsin diye okudum... hiyeroglifler, eski mezarlar, mumyalar vs. heyecanlıdır genelde ama bu kitap nasıl yazılmışsa merakımı hiç cezbetmedi, öylesine sayfaları çevirdim... velhasıl bana hiç bir şey vermedi, okumasam daha iyi olurmuş...  Yazar: Bram Stoker Çevirmen : Belgin Sele...

CHRISTINE WUNNICKE - Doktor Shimamura'nın Tilkileri

Resim
Shunichi Shimamura (1862-1923) Talihsizliğin seçkin psikiyatristi: Tokyo İmparatorluk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1887 yılında mezun olan Shimamura, Prof. Hajime Sakaki'nin yanında psikiyatri eğitimi aldı. 1891'de Shimane Eyaleti'nde tilki sahiplenmesini araştırdı. 1891-94 yıllarında Berlin ve Viyana'da psikiyatri ve nöroloji eğitimi aldı. 1894'te geri döndüğünde Kyoto Eyaleti Tıp Okulu'na nöropsikiyatri profesörü olarak atandı. Kyoto İmparatorluk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 1899'da kurulmasıyla birlikte birçok profesör Kyoto Eyaleti Tıp Fakültesi'nden Kyoto İmparatorluk Üniversitesi'ne geçti. Kyoto Valiliği Tıp Okulu'nun varlığı pamuk ipliğine bağlıydı. Tıp fakültesinin müdürü olarak okulun varlığı için çok çabaladı ve amacına ulaştı. Ancak aşırı çalışma onu ağır ve uzun bir hastalığa sürükledi. Onun psikiyatrik bakım felsefesi günümüzün genel hastane psikiyatrisine yakındı. Kyoto'da psikiyatrik araştırmalar için yeterli zama...

JOHN BOYNE - ARTIK HİÇBİR YER EV DEĞİL

Resim
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız  Kutlu ve Daim Olsun... John Boyne'dan önce Romanov'ların Son Evi 'ni okudum, en bilinen kitabı Çizgili Pijamalı Çocuk'u da okuyacaktım ki filmini seyrettiğimi fark ettim dolayısıyla o kaldı... bu romanı gördüğümde ise bari devamını okumuş olayım diye düşündüm... Roman hem geçmişte (1946, 1953 gibi) hem de günümüzde (2022'de) geçiyordu, bir o tarihe birde günümüze gelerek hikayeyi anlatıyordu... Gretel'in 91 yaşındaki halini çok sevdim ama o yaş için çok enerjik hareketlere ve berrak bir akla sahip şekilde kurgulanmıştı, gerçek hayatta böyle kaç kişi olabilir diye de düşünmedim değil... umarım bu yaşa ulaşabilen herkes bu özelliklere sahip olabilir:)) Konu; suçluluk duygusunu ve yaşananlar herhangi bir insanın başına gelse farklı davranabilir miydi tartışmasını çok iyi anlatıyordu... çok sakin bir tonda ve akıcı yazılmıştı elimden bırakamadan okudum, herkese öneririm... Yazar: John Boyne Çevirmen : Olcay Mağ...

SANDRO VERONESI - Sinekkuşu

Resim
Bu kitabı; ilk yayımlandığı tarihte yayınevinin sitesinde görmüş ve çok beğenmiştim, hemen okumalıyım diye düşündüm ve aldım ama nedense elim bir türlü gitmedi (malum mu oldu nedir:)) ve yaklaşık yedi ay kitaplıkta bekledi... bu arada birkaç yerde çok güzel olduğuna dair yazılar okudum süper, ama sonuç o kadar iyi değil, 300 sayfalık romanı iki haftadır okumaya çalışıyorum nihayet bitirebildim... Şimdi roman deniliyor ama 2-3 sayfalık öyküler halinde yazılmış hepsinin başlığı ve tarihi var Marco Carrera ve ailesinin hayatından kesitleri geri dönüşlerle anlatıyor... kitabın sonundaki yazarın notunda, bazı bölümlerin öyküler halinde bir takım yerlerde yayımlandığından bahsediyor, sonrasında bunları romanına eklemiş... benim en hoşuma gitmeyen şey; hem öykü öykü gitmesi hem de aman buda eksik kalmasın diye her şeyin romana eklenmesi... o kadar kalabalık bir kitaptı ki inanamadım ne ararsanız var, 3 sayfa mobilya listesi bile mevcut (masa, sehpa, büfe.... yapım tarihi, üreten firma, han...